siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben sizin gibi aynı tavsiyeyi aldım.I received the same advice as you.
Tanrı size yardımcı olabilir!May God help you!
Size rica ediyorum, lütfen yiyin!I ask you, please eat!
Siz ikiniz, benim en iyi arkadaşlarımsınız.You two are my best friends.
Size çok teşekkürler, dostlarım!Thank you so much, my friends!
Size hizmet etmekten çok memnun olacağım.I will be very glad to be able to serve you.
Size hizmet etmekten büyük bir mutluluk duyacağım.I will be very glad to serve you.
Size yardım edebildiğim için memnun oldum.Glad to be able to assist you.
Bu öğleden sonra sizinle buluşmayı umuyorum.I hope to meet up with you this afternoon.
Negatif bir zihin size asla olumlu bir hayat vermeyecek.A negative mind will never give you a positive life.
Sizce Mary çekici midir?Do you think Mary is attractive?
Benim için , siz hepiniz delisiniz!In my opinion, all of you are crazy!
Marika size birkaç Japonca kelime öğretti mi?Did Marika teach you some words of Japanese?
Fransızca çalışıyor olmalıyım ama siz arkadaşlarla takılmak daha eğlenceli.I should be studying French, but it's more fun hanging out with you guys.
Kirayı ödemiyorsanız, ev sahibi sizi tahliye edecektir.If you don't pay rent, the landlord will evict you.
Bence sizin için hoş bir sürpriz olacak.I think you'll be pleasantly surprised.
Size yardım etmesi için Tom'u Boston'a gönderiyorum.I'm sending Tom to Boston to help you.
Size yardımcı olması için Tom'u Boston'a göndereceğim.I'll get Tom to go to Boston to help you.
Siz Avusturyalı mısınız yoksa Avustralyalı mısınız?Are you guys from Austria, or is it Australia?
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.I've wanted to tell you this for a long time: Your cynical jokes are unbearable.
Siz beyefendiler beni izlemek ister misiniz?Would you gentlemen like to follow me?
Kaç kişi sizin dilinizi konuşur?How many people speak your language?
Sizin diliniz okulda öğretildi mi?Is your language taught at school?
Çocuklarınızın okulda sizin dilinizi öğrenmelerini istiyor musunuz?Do you want your children to learn your language at school?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizin ölmesini istiyor?Why do some of your people want your language to die?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizden nefret ediyor?Why do some of your people hate your language?
Evde sizin dilinizi kullanan kadınlar hala var mı?Are there still women who use your language at home?
Yaşlı insanlarınız hala sizin dilinizi konuşuyor mu?Do your old people still speak your language?
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?Are there any TV or radio programs in your language?
Bu sizi ilgilendiriyor.This concerns you.
Sizden herhangi biri Tom'u tanıyor mu?Does anyone of you know Tom?
Sizden biri hiç Tom'la konuştu mu?Have any of you ever talked to Tom?
Bunlar sizin için.These are for you.
Cömert desteğiniz için size teşekkür ederiz.We thank you for your generous support.
Size bir tavsiye vereyim.Let me give you a word of advice.
Benim dövmem sizinkinden daha iyi.My ink is better than yours.
Sizinle kalacağım.I'll stay with you.
Sizinle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Sizin cep telefonunuz var mı?Do you have mobile phones?
Hayatımı Mary'siz düşünemiyorum.I can't imagine my life without Mary.
Siz arkadaşlar hakkında bilmiyorum ama ben Tom'a bir doğum günü hediyesi alıyorum.I don't know about you guys, but I'm buying Tom a birthday present.
Size Tom hakkında bilmiyor olabileceğiniz bir şey söyleyeceğim.I'm going to tell you something about Tom that you might not know.
Biz kadınlar siz erkeklerin sizinle aynı fikirde olmadığımızı bilmesini istiyoruz.We women want you men to know that we don't agree with you.
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Tom'un size ihtiyacınız kadar çok para vereceğinden eminim.I'm sure Tom will loan you as much money as you need.
Tom'un önerdiğini yapmanızı size şiddetle tavsiye ederim.I would advise you strongly to do what Tom advised.
Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.Your fingerprints were found on the murder weapon.
Siz ikinizin onu nasıl düzelteceğinizi çözeceğinizden eminim.I'm sure you two will figure out how to fix that.
Üzgünüm, sizin için yapabileceğim başka bir şey yok.I'm sorry, there's nothing more I can do for you.
Birkaç saatliğine size yardım etmeye hazır olacağım.I'd be willing to help you for a couple of hours.
Bana telefon numaranızı verin ve ben sizi geri ararım.Give me your phone number and I'll call you back.
Siz arkadaşların bizimle gelmek isteyebileceğini düşündüm.I thought you guys might like to come with us.
Bu öğleden sonra siz arkadaşlarla buluşacağım.I'll meet up with you guys this afternoon.
Bunun sizin için oldukça zor olduğundan eminim.I'm sure this is quite difficult for you.
Siz ikinizin birbirinizle tanışmanız gerektiğini düşündüm.I thought you two should meet each other.
Keşke siz ikiniz birlikte geçinebilse.I wish you two could get along together.
Sizi rahatsız etmek istemedim.I didn't mean to make you uncomfortable.
Siz ikiniz benimle gelebilir misiniz lütfen?Can the two of you come with me, please?
Size bu kadar çok soruna neden olduğum için üzgünüm.I'm sorry to cause you so much trouble.
Size eziyet vermek için burada değilim.I'm not here to cause you any trouble.