Evde sizin dilinizi kullanan kadınlar hala var mı?Are there still women who use your language at home?
Yaşlı insanlarınız hala sizin dilinizi konuşuyor mu?Do your old people still speak your language?
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?Are there any TV or radio programs in your language?
Bu sizi ilgilendiriyor.This concerns you.
Sizden herhangi biri Tom'u tanıyor mu?Does anyone of you know Tom?
Sizden biri hiç Tom'la konuştu mu?Have any of you ever talked to Tom?
Bunlar sizin için.These are for you.
Cömert desteğiniz için size teşekkür ederiz.We thank you for your generous support.
Size bir tavsiye vereyim.Let me give you a word of advice.
Benim dövmem sizinkinden daha iyi.My ink is better than yours.
Sizinle kalacağım.I'll stay with you.
Sizinle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Sizin cep telefonunuz var mı?Do you have mobile phones?
Siz arkadaşlar hakkında bilmiyorum ama ben Tom'a bir doğum günü hediyesi alıyorum.I don't know about you guys, but I'm buying Tom a birthday present.
Size Tom hakkında bilmiyor olabileceğiniz bir şey söyleyeceğim.I'm going to tell you something about Tom that you might not know.
Biz kadınlar siz erkeklerin sizinle aynı fikirde olmadığımızı bilmesini istiyoruz.We women want you men to know that we don't agree with you.
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Tom'un size ihtiyacınız kadar çok para vereceğinden eminim.I'm sure Tom will loan you as much money as you need.
Tom'un önerdiğini yapmanızı size şiddetle tavsiye ederim.I would advise you strongly to do what Tom advised.
Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.Your fingerprints were found on the murder weapon.
Siz ikinizin onu nasıl düzelteceğinizi çözeceğinizden eminim.I'm sure you two will figure out how to fix that.
Üzgünüm, sizin için yapabileceğim başka bir şey yok.I'm sorry, there's nothing more I can do for you.
Birkaç saatliğine size yardım etmeye hazır olacağım.I'd be willing to help you for a couple of hours.
Bana telefon numaranızı verin ve ben sizi geri ararım.Give me your phone number and I'll call you back.
Siz arkadaşların bizimle gelmek isteyebileceğini düşündüm.I thought you guys might like to come with us.
Bu öğleden sonra siz arkadaşlarla buluşacağım.I'll meet up with you guys this afternoon.
Bunun sizin için oldukça zor olduğundan eminim.I'm sure this is quite difficult for you.
Siz ikinizin birbirinizle tanışmanız gerektiğini düşündüm.I thought you two should meet each other.
Keşke siz ikiniz birlikte geçinebilse.I wish you two could get along together.
Sizi rahatsız etmek istemedim.I didn't mean to make you uncomfortable.
Siz ikiniz benimle gelebilir misiniz lütfen?Can the two of you come with me, please?
Size bu kadar çok soruna neden olduğum için üzgünüm.I'm sorry to cause you so much trouble.
Size eziyet vermek için burada değilim.I'm not here to cause you any trouble.
Size bunu nasıl yapacağınızı öğreteceğim.I'm going to teach you how to do that.
Elimden gelen kısa sürede size geri döneceğim.I'll get back to you as soon as I can.
Onu size daha önce söyledim, değil mi?I've told you that before, haven't I?
Sizi çok beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry I kept you waiting so long.
Size geri dönmek zorunda kalacağım.I'm going to have to get back to you.
Bunu asla sizin yardımınız olmadan yapmayacağım.I'll never make it without your help.
İşimiz bittiğinde sizinle iletişime geçeceğim.I'll contact you when we're finished.
Sizin Tom'la tanışmak isteyebileceğinizi düşündüm.I thought you might like to meet Tom.
Üzgünüm size bir şey almadım.I'm sorry I didn't get you anything.
Yarın onun hakkında size her şeyi söyleyeceğim.I'll tell you all about it tomorrow.
Ben şimdi size talimatlarınızı vereceğim.I'll now give you your instructions.
Sizinle çok konuşmak istiyorum.I'd very much like to talk with you.
Buraya geldiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for coming here.
Sizi Tom'un amcası sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Sizi Tom'un dayısı sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Tom artık sizi rahatsız etmeyecek.Tom won't be bothering you anymore.
Sizin ikinizin kabul edeceğinden eminim.I'm sure the two of you will agree.
Siz ikinizin geçindiğine sevindim.I'm glad you two are getting along.
Keşke siz ikiniz her zaman dövüşmese.I wish you two didn't always fight.
Birkaç yıl önce sizin öğrencinizdim.I was your student a few years ago.
Gerçekten sizi özleyeceğim arkadaşlar.I'm really going to miss you guys.
Size katılmamı istediğiniz için memnun oldum.I'm glad you asked me to join you.
Sizin için gerçekten endişelenmeye başlıyordum.I was starting to worry about you.
Sadece sizi neşelendirmeye çalışıyorum.I was just trying to cheer you up.
Ben sadece size zaman kazandırmaya çalışıyorum.I'm only trying to save you time.
Ben sizi bir şeyle suçlamıyorum.I'm not accusing you of anything.
Bu akşam sizin sunucunuz olacağım.I'll be your server this evening.