siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sizinle otobüs durağında buluşabilirim.I can meet you at the bus station.
Tom o konuda size soru soracaktı.Tom was going to ask you about that.
Tom sizi görmek istiyor.Tom wants to see you.
Tom mümkün olduğu kadar kısa sürede sizi görmek istiyor.Tom wants to see you as soon as possible.
Tom size bir şey söylemek istiyor.Tom wants to say something to you.
Tom sizden biraz borç para istiyor.Tom wants to borrow some money from you.
Tom bütün günü çatıdaki sızıntıyı tamir etmek için uğraşarak geçirdi.Tom spent all day trying to fix the leak in the roof.
Tom'un size söyleyecek bir şeyi var.Tom has something to say to you.
Tom sızdıran musluğu tamir etti.Tom fixed the leaky faucet.
Tom sizinle tartışmak istemiyor.Tom doesn't want to argue with you.
Tom'un size yardım etmek için vakti yok.Tom doesn't have time to help you.
Tom'un şimdi size yardım etmek için zamanı yok.Tom doesn't have time right now to help you.
Tom o konuda sizinle aynı fikirde değil.Tom disagrees with you on that point.
Tom onu Mary'siz yapmış olamazdı.Tom couldn't have done it without Mary.
Tom Mary'nin sızlanmalarına daha fazla katlanamıyor.Tom can't put up with Mary's whining any longer.
Tom size arabasını sürdürdü mü?Did Tom let you drive his car?
Sizlerden biri 20 dakikalığına bisikletini ödünç verir mi?Would one of you be willing to lend me your bicycle for twenty minutes or so?
Biz sizin hakkınızda konuşuyorduk.We've been talking about you.
Siz ayrılmadan önce size söylemem gereken bir şey var.There's something I need to tell you before you leave.
Size söyleyebileceğim daha fazla bir şey yok.There's nothing more I can tell you.
Araba süremeyecek kadar çok yorgunum. Siz sürer misiniz?I'm too tired to drive. Could you drive?
Ben ilginç bir şey bulursam size bildiririm.I'll let you know if I find anything interesting.
Onun fikri sizinkinden daha iyidir.His idea is better than yours.
Neden şişede hiç şarap kalmamamış? Siz çocuklar, onu içtiniz mi?Why isn't there any wine left in the bottle? Did you kids drink it?
Siz insanlar şaşırtıcısınız.You people are amazing.
O, sizin bisikletiniz mi?Is it your bike?
Sizin için telefon.Phone for you.
Bu tamamen sizindir.This one's all yours.
Sizinle konuşmak bir zevkti.It's been a pleasure talking to you.
Bu size bir şey çağrıştırıyor mu?Does it ring a bell with you?
Sizinle bizzat tanışmadım.I have never met you in person.
Size matematiksel bilimlerde eğitim almak için bir şans sunuyoruz.We offer you the chance to obtain training in mathematical sciences.
Size bir şey sorabilir miyim?Can I ask you something?
Birisi onu size söyledi mi.Did anyone tell you that?
Gizli bir politika belgesi basına sızdırıldı.A secret policy document was leaked to the newspapers.
Hayatımda en önemli kişi sizsiniz.You are the most important person in my life.
Biz yardım etmeniz için size güveniyoruz.We're counting on you to help.
Bu sizin son şansınız olabilir.This may be your last chance.
Bugün geldiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for coming today.
Ben sizi eşime tanıtmak istiyorum.I'd like to introduce you to my wife.
Sizce Tom'un ayakkabı ölçüsü nedir?What do you think Tom's shoe size is?
Tom size bir kuruş ödetmeyecektir.Tom won't charge you a cent.
Tom sizi ısırmayacaktır.Tom won't bite you.
Tom size düzenli olarak haber verecektir.Tom will keep you posted.
Tom bana sizin hakkınızda çok şey anlattı.Tom told me a lot about you.
Tom biranın size iyi geleceğini düşünüyor.Tom thinks beer is good for you.
Sizce Tom kaç yaşında?How old do you think Tom is?
Siz İsveçlisiniz.You guys are Swedish.
Biz Noldor'um. Ben Hísiel'im. Siz Sindarlardan biri misiniz?We are Noldor. I’m Hísiel. Are you one of the Sindar?
Ben size birkaç soru sorabilir miyim?May I ask you a few questions?
İyi günler. Siz Bay Sherlock Holmes musunuz?Good day. Are you Mr. Sherlock Holmes?
Ve siz, Doktor Watson ve Bay Holmes, beni ilgilendiriyorsunuz.And you, Doctor Watson and Mr. Holmes, interest me.
Tom sizinle konuşmalı.Tom needs to talk to you.
Tom size yalan söylüyor.Tom is lying to you.
Tom tıpkı sizin gibi.Tom is just like you.
Siz hediyeleri sarıncaya kadar biz gidemeyiz.We can't leave until you wrap the presents up.
Tom sizin yardımınıza güveniyor.Tom is counting on your help.
Sızlanmayı bırak!Put a lid on it!
Bunun sizin sorumluluğunuz olduğunu biliyorsun.You know this is your responsibility.
Ben de sizi gördüğüme çok memnun oldum.I'm also very pleased to have seen you.