Biz Noldor'um. Ben Hísiel'im. Siz Sindarlardan biri misiniz?We are Noldor. I’m Hísiel. Are you one of the Sindar?
Ben size birkaç soru sorabilir miyim?May I ask you a few questions?
İyi günler. Siz Bay Sherlock Holmes musunuz?Good day. Are you Mr. Sherlock Holmes?
Ve siz, Doktor Watson ve Bay Holmes, beni ilgilendiriyorsunuz.And you, Doctor Watson and Mr. Holmes, interest me.
Tom sizinle konuşmalı.Tom needs to talk to you.
Tom size yalan söylüyor.Tom is lying to you.
Tom tıpkı sizin gibi.Tom is just like you.
Siz hediyeleri sarıncaya kadar biz gidemeyiz.We can't leave until you wrap the presents up.
Tom sizin yardımınıza güveniyor.Tom is counting on your help.
Bunun sizin sorumluluğunuz olduğunu biliyorsun.You know this is your responsibility.
Ben de sizi gördüğüme çok memnun oldum.I'm also very pleased to have seen you.
Sizde benim bedenimde kot pantolon var mı?Have you got jeans in my size?
Tom'un da siz beylerle gideceğini düşündüm.I thought Tom was going with you guys, too.
Bizim evle karşılaştırıldığında, sizinki bir konak.Compared to our house, yours is a mansion.
İş izin verirse, Nisan ayında sizi görmeye gitmek isterim.If work permits, I would like to go see you guys in April.
O ceket sizin için çok fazla büyük.That jacket is way too big for you.
Size her şeyi söylemek istiyorum.I want to tell you everything.
Sizden biri onun nerede yaşadığını biliyor mu?Do any of you know where he lives?
Sizi eve götürmemi ister misiniz?Do you want me to take you home?
Siz hacca gitmek için gerçekten hazır değilsiniz.You are not really prepared to go on a pilgrimage.
Bay Sato diye biri sizi görmek için bekliyor.A Mr. Sato is waiting to see you.
Siz dışardayken Bay Smith diye biri geldi.A Mr. Smith came while you were out.
Siz yokken Bay West adında birisi sizi aradı.A Mr. West called in your absence.
Size minnettarız.We're thankful for you.
Size servis yapılıyor mu?Are you being served?
Bayan Stevens, Bay Dell adlı biri ofisinizde sizi bekliyor.Someone called Mr Dell is waiting for you in your office, Mrs Stevens.
Üzgünüm size saati söyleyemem, saatim yok.I'm sorry, I don't have a watch and I can't tell you the time.
Sizin için haberimiz var.We've got news for you.
Bay Jones diye biri sizinle görüşmek için geldi.A Mr. Jones has come to see you.
Telefonda sizin için bir Bay Kimura var.There is a Mr. Kimura on the line for you.
Bir Bay Kimura sizi arıyor.There is a Mr. Kimura on the line for you.
Sizi Bay Kimura diye birisi arıyor.A Mr. Kimura is calling you.
Bay Ono diye birisi sizinle görüşmek için aradı.A Mr. Ono called to see you.
Siz dışarıdayken Bay Sato diye biri ziyaret etmek için geldi.A Mr. Sato came to visit while you were out.
Siz dışarıdayken Bay West diye biri aradı.A Mr. West called while you were out.
Dün Bay Willims diye biri sizi görmek için geldi.A Mr. Williams came to see you yesterday.
Şimdi size kalmış!Now it's up to you!
Elimden geldiğince size yardım edeceğim.I'll help you to the best of my ability.
Size bir fincan sıcak kahve yapayım.Let me make you a cup of hot coffee.
Siz hepiniz yılbaşı için nereye gittiniz?Where did you all go for New Year's Eve?
Ben size akşam yemeği ısmarlayacağım.I'll treat you to dinner.
Sizin için rezervasyonunuzu yeniden onaylayacağız.We'll reconfirm your reservation for you.
Siz ödleksiniz!You're wimps!
Siz pısırıksınız!You're wimps!
Siz arkadaşların onunla ne yaptığını görmeye can atıyoruz.I'm looking forward to seeing what you guys do with it.
Sizin yolculuğunuz burada başlıyor.Your journey starts here.
Sizin işiniz kolay değil.Your job isn't easy.
Siz Meksika'da nereye gidiyorsunuz?Where in Mexico are you guys going?
Siz bok kafalı inekler ne hakkında konuşuyorsunuz?What the fuck are you nerds talking about?
Sizin lisanınızı anlamıyorum.I can't understand your language.
Dünyada size böyle özgürlükler veren çok az yer vardır.There are few places in the world that give you such freedoms.
Sizi yakında görebilmeyi umuyorum.I hope I can see you soon.
Sizin suçlarınız atalarının mezarlarına saygısızlıktı.Your crimes have desecrated your ancestor's graves.
Bay Simon tarafından arıyorum sizi.I'm calling you on behalf of Mr. Simon.
Keisei Hattı Sky-Liner sizi havaalanından Ueno İstasyonuna 75 dakikada götürecek.The Keisei Line Sky-Liner will take you from the airport to Ueno Station in 75 minutes.
Siz çocuklar eğleniyor musunuz?You guys having fun?
Sizin kurban boşuna değildi.Your sacrifice was not in vain.
Sizi beklemek uzun zamanımızı aldı.It took us ages waiting for you.
Onların sizi aldatmasına izin vermeyin.Don't let them fool you.
Onu size bırakacağım.I'll leave it up to you.