siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Her gün balık yemek sizin için zararlı mı?Is eating fish every day bad for you?
Sizin için balık yemek faydalı mı?Is eating fish good for you?
Karaciğer yemek sizin için kötü mü?Is eating liver bad for you?
Karaciğer yemek sizin için iyi mi?Is eating liver good for you?
Ciğer yemek size iyi geliyor mu?Is eating liver good for you?
Çiğ domuz eti yemek sizin için gerçekten zararlı mı?Is eating raw pork really bad for you?
Çok fazla lif yeme sizin için zararlı mı?Is eating too much fiber bad for you?
Sizinle Chuck's Diner'a gitmek eğlenceliydi.It was fun going to Chuck's Diner with you.
Sizin için yeni bir web sitesi tasarlamak çok zor olmazdı.It wouldn't be too hard to design a new website for you.
Size yolu göstereyim.Let me show you the way.
Size biraz kendimden bahsedeyim.Let me tell you a little about myself.
Benim umudum size düşük bir fiyatla iyi yemek vermektir.My hope is to give you good food for a low price.
İyi haber bizim size yardımcı olabileceğimizdir.The good news is that we'll be able to help you.
Dengeli bir diyet yemenin sizin için yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz.We all know that eating a balanced diet is good for you.
Sizi çok seviyoruz.We love you so much.
Size yardım etmek için ne yapabilirim.What can I do to help you?
Sizin en sevdiğiniz tatil nedir?What is your favorite holiday?
Sizce o adam kimdir?Who do you think that man is?
Çok fazla tuz yemek sizin için niçin kötüdür?Why is eating too much salt bad for you?
Senin tecrüben ile, herhangi bir şirket sizi hemen işe alacaktır.With your experience, any company would hire you right away.
Sizin için onu yapmamı ister misiniz?Would you like for me to do that for you?
Çatı içeriye yağmur sızdırıyor.The roof lets in rain.
Bunlar sizin çatallarınız değil.These are not your forks.
Onlar size ne ile vurdu?What did they hit you with?
Siz arkadaşların ne söylediğini anlamıyorum.I don't understand what you guys are saying.
Sizin tavsiyeniz bana her zaman yardımcı olmuştur.Your advice has always been very helpful to me.
Sizin ana diliniz nedir?What's your native language?
Üzgünüm, amacım sizi terslemek değildi.Sorry, I didn't mean to snap at you.
Sizi biraz rahatsız edebilir miyim?May I disturb you just a moment?
Sizin sorunlarınız benimkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.Your problems are nothing compared to mine.
Japonya'nın illerinden biri olan Şizuoka, Pasifik Okyanusuna bakar.Shizuoka, one of Japan's prefectures, faces the Pacific Ocean.
Tom odun kırarken, siz beyler ne yapıyordunuz?What were you guys doing while Tom was chopping wood?
Tom sizin için bu bavulları taşıyacak.Tom will carry those suitcases for you.
Tom size yardımcı olabilir.Tom might be able to help you.
Tom onu sizin için yapmaya istekli.Tom is willing to do that for you.
Tom içerde sizi bekliyor.Tom is waiting for you inside.
Tom ön kapıda sizi bekliyor.Tom is waiting for you at the front door.
Tom biraz meşgul, bu yüzden bugün size yardım edemez.Tom is a bit busy, so he can't help you today.
Onu varış saatinizi bildirirseniz, Tom sizi havaalanında karşılayabilir.Tom can meet you at the airport if you let him know your arrival time.
Tom sizinki gibi bir kamera satın aldı.Tom bought a camera like yours.
Tom'dan niçin hoşlanmadığımı size söyleyeyim.Let me tell you why I don't like Tom.
Tom size yardımcı olsun.Get Tom to help you.
Tom Mary'siz yalnızdı.Tom was lonely without Mary.
Tom Mary'siz bir hayat düşünemeyeceğini söylüyor.Tom says he can't imagine life without Mary.
Tom Mary'siz ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what he'd do without Mary.
Tom ve Mary'nin nasıl tanıştıklarını size anlatayım.Let me tell you how Tom and Mary met.
Eğer sizin için neyin iyi olduğunu biliyorsanız, onu yapmaktan vazgeçeceksiniz.If you know what's good for you, you'll quit doing that.
Sizin için ne yapabilirim?What can I do for you?
Size yardım edemediğimiz için üzgünüz.We're sorry we weren't able to help you.
Size kim dans etmeyi öğretti?Who taught you to dance?
Dert etmeyin. O sizin sorununuz değil.Don't worry about it. It's not your problem.
Sizinle gökyüzüne dokunabilirim.I can touch the sky with you.
Biz size bir şarkı söylemek istiyoruz.We'd like you to sing a song.
Eşiniz sizi terk etse nasıl hissedersiniz?How would you feel if your wife left you?
Karınız sizi terketseydi, kendinizi nasıl hissederdiniz ?How would you feel if your wife left you?
Gerçekten önemli olan tek şey, sizin elinizden geleni yapıp yapmamanızdır.The only thing that really matters is whether or not you did your best.
Sizinle dans edebilir miyim?May I dance with you?
O size yardımcı olamaz.He can't help you.
İyi günler! Siz yeni komşumuzsunuz, eğer yanılmıyorsam?Good day! You are our new neighbor, if I am not mistaken?
Dikkatli olun anne, onlar size doğru geliyor.Watch out mom, these are coming your way!