siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sizin için akşam yemeği pişireyim mi?Shall I cook dinner for you?
Aksine eğer size yazmazsam, pazar günü sizi ziyaret edeceğim.I'll visit you on Sunday, if I don't write you to the contrary.
Ne zaman isterseniz, çiçek sizindir.The flower is yours for the asking.
Size yalvarıyorum.I'm begging you.
Sizin eczanenizin adı nedir?What's the name of your pharmacy?
Açıkçası, ben sizi sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like you.
Ebeveynlerim size en iyi dileklerini gönderdi.My parents send you their best regards.
Bu iş için sizin gibi genç erkekler gerekiyor.Young men such as you are needed for this work.
Ben sizinle konuşabilir miyim?May I speak to you?
Kaoru, şimdiye kadar en iyi tepki sizinki - büyük ödülü kazanırsınız.Kaoru, yours is the best reaction so far - you win the grand prize.
Kasaba çevresinde cinsel ilişkide bulunan çiftleri görmek sizi rahatsız etmiyor mu?Doesn't it irritate you to see couples making out around town?
Sarah ve Marsha - Siz ikinizi hayal edebileceğinizden daha çok seviyorum.Sarah and Marsha - I love you both more than you can imagine.
Yardımınıza ihtiyacım var. Ve ben sizin de başkanınız olacağım.I need your help. And I will be your president, too.
Siz kimsiniz?Who are you?
Siz yüzemezsiniz.You can't swim.
Siz zenginsiniz.You are rich.
Sizin sıranız.It's your turn.
Bize mi gidelim size mi?Shall we go to my place or yours?
Siz ve Mısır halkına konukseverliğiniz için teşekkür borçluyum.I am grateful for your hospitality, and the hospitality of the people of Egypt.
Kimin evi sizinkinin karşısındadır?Whose house is across from yours?
Bu bilgisayar sizinki, değil mi?This computer is yours, isn't it?
Gelsin veya gelmesin, her iki durumda da size bilgi vereceğim.Whether he comes or not, either way I will inform you.
"Siz bir öğretmen misiniz?" "Evet, ben bir öğretmenim.""Are you a teacher?" "Yes, I am."
"Bay Ogawa değil misin?" "Evet, öyleyim. Size yardımcı olabilir miyim?""Aren't you Mr. Ogawa?" "Yes, I am. Can I help you?"
Evet, sizi iyi anlıyorum.Yes, I understand you well.
Bayan Ionescu, size bir şey sormak isterim.Mrs. Ionescu, I'd like to ask you something.
Bizim çocuklar okulda; sizinkiler nerede?Our children are at school; where are yours?
Hey siz! Lütfen bekleyin.Hey you! Please wait.
Bizim sizin yardımınıza ihtiyacımız var.We need your help.
Size kalmış.It's for you to decide.
Karar vermek size kalmış.It's for you to decide.
Siz Almansınız, değil mi?You're Germans, aren't you?
Bu ilaç size yardımcı olacaktır.This medicine will help you.
Sizin saatinize göre şimdi saat kaç?What time is it now by your watch?
Sizin saatinize göre saat kaç?What time does your watch say it is now?
Sizi uzun bir zamandır görmedim.I haven't seen you for a long time.
Merhaba, siz Bay Ogawa mısınız?Hello, are you Mr Ogawa?
Ben o hususta size katılamam.I can't agree with you on that point.
Siz konuşurken kestiğim için üzgünüm.I'm sorry to interrupt you while you're talking.
Konuşurken sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to disturb you while you're talking.
Ya siz onu teşvik ediyor musunuz?And you encourage him?
Sigara içmem sizi rahatsız eder mi?Does it bother you if I smoke?
Şimdi sıra sizde.It's now your turn.
Size nasıl yardımcı olabilirim?How can I help you?
Size nasıl yardım edebilirim?How can I help you?
Size nasıl yardımda bulunabilirim?How can I help you?
Ailemi size tanıtmak için geliyoruz.I am going to introduce you to my family.
Sizinle yaşamayı seviyorum.I love living with you.
Sizinle yapılan takaslar sonsuza dek sürecek gibi görünüyor.Exchanges with you seem to go on endlessly.
Bu sizin anahtarınız.This is your key.
Ben 5 saattir sizin için bekliyordum.I've been waiting for you for 5 hours.
Size güveniyorum.I trust you.
Size güvenirim.I trust you.
Siz burada bir öğretmen misiniz yoksa bir öğrenci misiniz?Are you a teacher or a student here?
Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.I know that you're a teacher.
Onlar sizin ülkenizde hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in your country?
23 size daha iyi uyar.The 23 fits you better.
Kasiyer size indirim yapacak.The cashier will give you the discount.
Size katılıyoruz.We agree with you.
Itoh adlı bir kişi sizinle görüşmek istiyor.A person named Itoh wants to meet you.