siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O size yardımcı olacak.He is going to help you.
O, her zaman size bakıyor.He's always looking at you.
O, kesinlikle size yardım edecek.He's sure to help you.
O, sizinki gibi bir saat istiyor.He wants a watch like yours.
Size gerçeklerle ilgili bilgi verdi mi?Did he acquaint you with the facts?
O size karşı nazik midir?Is he kind to you?
O size çok kızgın.He's very angry with you.
O, sizin her dediğinizi dinler.He listens to whatever you say.
O, sizin kadar uzun değildir.He is not so tall as you.
O sizden daha güçlüdür.He's stronger than you.
O sizi yanlış anlamış olabilir.He may have misunderstood you.
Onun size karşı bir kini var.He has a grudge against you.
O erkek kardeşinin sizinle tanışması için endişeliydi.He was anxious for his brother to meet you.
Yarın size gelecek.He will come to you tomorrow.
Onlar karşılıklı ilgi alanları konusunda sizinle konuşmak istiyorlar.They want to talk to you about areas of mutual interest.
Ondan uzak durmanız sizin akıllılığınız.It was wise of you to keep away from him.
Siz onu hastaneye götürün.You take him to the hospital.
O sizin öğretmeniniz mi?Is she your teacher?
Ona yapabileceğin herhangi bir yardım için şimdiden size teşekkür etmek istiyorum.I would like to thank you in advance for any help that you are able to give her.
O sizin için deli oluyor.He is mad about you.
Size kaba davrandığı için pişman.She regrets having been rude to you.
O, sizden daha ünlüdür.She is more famous than you.
O her zaman yemek konusunda sızlanır.She's always complaining about the food.
Siz gelmeden uzun süre önce buradan ayrıldı.She left here long before you arrived.
O genç görünüyor ama aslına bakarsanız o sizden daha yaşlı.She looks young, but as a matter of fact she is older than you are.
Sır dışarı sızdı.The secret leaked out.
Sır sızdırılmış gibi görünüyor.The secret seems to have leaked out.
Uçakla gitmek size daha fazlaya mal olacak.It will cost you more to go by plane.
Miwako, ben sizin Kenny ile tanışmanızı istiyorum.Miwako, I want you to meet Kenny.
Hastaneye kadar size eşlik edeceğim.I'll accompany you to the hospital.
Ben sizinle birlikte gidebilir miyim?May I go with you?
Babam dışarıda. Ona sizi geri aramasını söyleyeyim mi?My father is out. Shall I tell him to call you back?
Siz odadan dışarı çıkmalısınız.You must go out of the room.
Sizin oda numaranız, lütfen?Your room number, please?
Öğrenir öğrenmez sizinle iletişime geçeceğiz.We will contact you as soon as we know.
Bu mektubun sizi ilgilendirdiğini umuyoruz ve dört gözle cevabınızı bekliyoruz.I hope this letter interests you and look forward to your reply.
Size bir tane daha alabilir miyim?Can I get you another one?
Çalışma size iyi gelecek.Study will do you good.
Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.In return for helping you with your studies, I'd like to ask a small favor of you.
Kitabımı parçalara ayıran sizin çocuğunuzdu.It was your child who tore my book to pieces.
Keşke ben sizin kadar akıllı olsam.I wish I were as smart as you are.
Ben sizin kadar iyi yüzebilirim.I can swim as well as you.
Ben size yetiştim.I caught up with you.
Ben, sizin ev arkadaşınız Paul'üm.I'm your flatmate Paul.
Ben kesinlikle size katılıyorum.I agree with you absolutely.
Ben sizin sağlığınız için endişe duyuyorum.I am concerned for your health.
Rahatsız etme korkusuyla sizi aramadım.I didn't call on you for fear of disturbing you.
Ben, sizin başarınız için sizi tebrik ediyorum.I congratulate you on your success.
Size katılabilir miyim?May I join you?
Yarın sizi ziyaret etmeyecek.He's not going to visit you tomorrow.
Yarın onda sizinle görüşebilir miyim?Can I see you at ten tomorrow?
Yarın sizi görmek için gelebilir miyim?May I come and see you tomorrow?
Yarın sizi görebilir miyim?May I see you tomorrow?
Yarın sabah 7'de sizi arayacağım.I'll call for you at 7 tomorrow morning.
O geri döner dönmez ona sizi aratacağım.I will have him call you the moment he gets back.
Siz onu randevu ile ziyaret etmelisiniz.You should visit him by appointment.
Sizin ilacınız hazır.Your medicine is ready.
Bazı ilaçlar size faydadan çok zarar getirir.Some medicines will do you more harm than good.
Ben sizi akşam yemeğine davet edebilir miyim?May I invite you to dinner?
Ben, akşam yemeğini sizinle birlikte yemek istiyorum.I'd like to have dinner with you.