Ana içeriğe geç
Sözlük

siz ile cümle

siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sizin insan olduğunuzdan emin olmamız gerekir. E-postanızın ilk beş harfi nedir?We need to make sure you are human. What are the five first letters of your email?
Sizin gibi hoş insanlara rastlamak enderdir.It's rare to meet nice people like you.
Bunu size minnettarlığımızın göstergesi olarak vermek isteriz.We'd like to give this to you as a token of our appreciation.
Siz bir şarkıcısınız.You are a singer.
Ne demek istediğimi göstermek için size güzel bir örnek vereceğim.I will give you a good example to illustrate what I mean.
Bir yabancı, sadece sizin henüz tanışmadığınız bir arkadaştır.A stranger is a friend you just haven't met yet.
Bu öğleden sonra sizi görmeye gelebilir miyim?May I come to see you this afternoon?
Siz bu kitabın yazarı mısınız?Are you the author of this book?
Siz çocuksunuz.You are children.
Ben sizinle tamamen aynı fikirdeyim, bayım.I do agree with you entirely, Sir.
Siz sadece birbirimize güvenmek zorundasınız.You just have to trust each other.
Siz arkadaşlar aynı görünüyorsunuz.You guys look the same.
Sizin atalarınız nerelidir?Where are your ancestors from?
Makbuzunuz yoksa size yardımcı olamazlar.They can't assist you if you don't have your receipt.
Siz bana çok fazla ücret ödettiniz.You charged me too much.
Benim evimden sizinkine olan uzaklık iki kilometredir.The distance from my home to yours is two kilometers.
Ekonomi arabalar size tasarruf sağlar.Economy cars save you money.
Sizin için bir mektup var.There is a letter for you.
Sizinle çalışmaktan mutlu olacağım.I'll be happy to work with you.
Bugün postayla sizin için bir kitap geldi.A book came for you in the mail today.
Benim görüşüm sizinkinin tam tersi.My opinion is exactly the opposite of yours.
Zehir sizi öldürebilir.Poison can kill you.
Bağırmanıza gerek yok. Sizi duyabiliyorum.You don't have to shout. I can hear you.
Bunu sizden aldığım için çok memnunum.I am very pleased to receive this from you.
Geri döndüğümde size onu nasıl kullanacağınızı açıklayacağım.I'll explain to you how to use it when I come back.
Sizi böyle rahatsız ettiğim için özür dilerim.I apologize for disturbing you like this.
Beş saat içinde sizin için silah alabilirim.I can get a gun for you within five hours.
Siz bağırarak bir şey alamazsınız.You won't get anything by shouting.
O size uyuyor mu?Does that suit you?
Sizin için geldim.I came for you.
Bugün size nasıl yardımcı olabilirim, efendim?How may I help you today, sir?
Bunu riski size ait olmak üzere yap.Do that at your own risk.
Siz arkadaşların hangi filmleri gördüğünü bana söyle.Tell me what movies you guys have seen.
O, sizin poliglot olmanızı gerektirmez.It doesn't require you to be a polyglot.
Sizin için endişeliyim.I'm worried about you.
Düzeltme için size teşekkür ederiz.Thank you for the correction.
Ben sizinle birlikte olduğumda kendimi mutlu hissediyorum.I feel happy when I'm with you.
Size zahmet olacak, camı kapatabilir misiniz?Would you be so kind as to close the window?
Ben size bir şey sormak istiyorum, Bayan Ionescu.I want to ask you something, Ms. Ionescu.
Size nereye oturacağınız söylenecek.You will be told where to sit.
Sizi burada bekleyelim mi?Shall we wait for you here?
Biraz geçmişi araştırma yapıyorum, ve size birkaç soru sormak istiyorum.I'm doing some history research and would like to ask you a few questions.
Biz varır varmaz sizinle telefon vasıtasıyla kontak kuracağız.We'll contact you by phone as soon as we arrive.
Kargo ceplerine sahip olan Khaki şortları sizi bir maceraperest yapmaz.Khaki shorts with cargo pockets do not make you an adventurer.
Kalp krizlerinin doğanın size öleceğinizi söyleme şekli olduğunu hep düşünürdüm.I always thought that a heart attack was nature's way of telling you you're going to die.
Her zaman bir kalp krizinin öleceğinizi size söylemenin doğal yolu olduğunu düşündüm.I always thought that a heart attack was nature's way of telling you you're going to die.
Ben sizin için fasulye kaynatacağım.I'll boil the beans for you.
Korkarım ki sizi kızdırabilirim.I'm afraid that I might make you angry.
Bu köpek sizindir.This dog is yours.
Bu konuda size kızgınım.I'm angry with you about this.
Sizin evinize gidiyorum.I'm going to your house.
Size söylediklerimi iyi dinleyin.Listen up well to what I say to you.
Bak, benim evim sizinki kadar kirli değil.Look, my house is not as dirty as yours.
Sizin olmak istiyorum.I want to be you.
Sizler iyi askerlersiniz.You have been good soldiers.
Sizin evlerinizi istemiyorum.I do not want your houses.
Siz beyler niçin öyle öfkelisiniz?Why are you guys so angry?
Ben size son derece minnettarım.I'm extremely grateful to you.
Ben dün sizin babanıza rastladım.I ran into your father yesterday.
Siz gidiyorsunuz?You're going?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod