siyasi ile cümle
siyasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer Fin halklar kültürel, ekonomik ve siyasi açıdan daha az organize bir seviyedeydi.Daar komt bij dat de Hettieten behoorlijk tolerant waren in politiek, sociaal en cultureel opzicht.
Önceleri siyasi parti kurmayı düşündüm.Hij begon vroeg aan een politieke loopbaan.
Çok sayıda gözaltılar ve siyasi davalar yaşandı.Hij had vele kerkelijke en politieke activiteiten.
Dış istihbarat ise yabancı devletlerin siyasi ya da ekonomik faaliyetlerine ilişkin bilgi toplama içerir.'Verzamelen' betekent het opzoeken van gegevens bij economische of sociale actoren.
Grubun şarkı sözleri çoğu zaman şiirsel bir yapıda olup, siyasi ve insancıl mesajları içermektedir.Hun teksten zijn vaak poëtisch, maar drukken ook politieke en humanitaire boodschappen uit.
Kralın iç siyasi uygulamaları da dış siyaseti gibi başarılıdır.Als koning van Spanje was zijn buitenlandse politiek desastreus.
2004 yılından toplumsal-siyasi faaliyete başladı.Ze begon in 2004 aan een politieke loopbaan.
Siyasi partilere hazine yardımı yapılması kararı alındı.De Wet subsidiëring politieke partijen is ingetrokken.
Ailesi Lübnan'daki en güçlü siyasi ve toprak sahibi ailelerden biridir.Bersamins familie is een van de machtige politieke families van de provincie Abra.
Siyasî nedenlerin yanında ekonomik ortaklık da ilişkilerin olumlu yönde gelişmesine fayda sağlamıştır.Omgekeerd kunnen goede politieke relaties ook in het voordeel werken van de bedrijven.
Bu arkadaşlar hem ibadi, hem fikri, hem siyasi olarak İslam'a yaşamaya azmetmiş arkadaşlardı.Dit waren degenen die betrokken waren bij het ongelovig verklaren van Ali en zijn metgezellen.
Art arda gelen hükümet değişiklikleri de ülkeyi tam bir siyasi bunalım içine soktu.Dit leidde tot grote veranderingen en volgens de regering tot een ware noodtoestand.
Bu tür karikatürleri yazan ve çizen bir sanatçı, siyasi karikatürist olarak bilinir.Iemand die dergelijke kaarten en aanverwante media samenstelt wordt een cartograaf genoemd.
Hindistan Ulusal Kongresi (İngilizce: 'Indian National Congress') Hindistan'da bulunan bir siyasi partidir.De Congrespartij (ook bekend als Indian National Congress en INC) is een politieke partij in India.
Ancak bu konu ile ilgili herhangi bir yazılı belge veya siyasi söylem bulunmamaktadır.Helaas ontbreekt ieder schriftelijk document om dit verhaal te staven.
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.Hij bleef politiek actief.
Devlet başkanlığı boyunca ekonomik kalkınmanın siyasi özgürlüklerden önce geldiğini vurguladı.Aan het begin van zijn regering stond een liberalisering van de politiek in Tibet voor.
Bunların dışında siyasi veya hukuki amaçlı olmayan bir söylev türü daha vardı.Hij behandelt alles wat niet specifiek politiek of juridisch is.
Parti, Kosova Türklerinin siyasi kuruluşudur.Het politieke orgaan van het eiland is het plattelandscomité.
Bu durum yalnızca hatiplere değil, siyasi ortama da bağlıdır.Niet alleen met het hoofd, maar ook met de voet.
Aynı zamanda siyasi eylemlerini de sürdürdü.Hij ontwikkelde ook politieke activiteiten.
10 Haziran - Kuzey İrlanda'da IRA'nın siyasi kanadı Sinn Féin'in katılmadığı barış görüşmeleri başladı.10 czerwca – rozpoczęły się rozmowy pokojowe w Irlandii Północnej bez udziału Sinn Féin.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Armia była teraz postrzegana jednocześnie jako niepotrzebna rozrzutność i polityczne zagrożenie.
(Rusça). SSCB'de siyasi terör kurbanları (Жертвы политического террора в СССР) (Rusça).Жертвы политического террора в СССР (Ofiary terroru politycznego w ZSRR) (ros.)
1905 - İrlanda siyasi partisi, Sinn Féin kuruldu.1905 – W Irlandii założono partię Sinn Féin.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Wszystkie partie polityczne zostały zdelegalizowane.
Siyasi Haber.Wiadomości polityczne.
Siyasi kariyerine başlamadan önce çiftçiydi.Przed rozpoczęciem kariery politycznej pracował jako farmer.
Nazi arşivlerinde 2252 Sovyet siyasi komiserin idamına ilişkin raporlar korunmuştur.W niemieckich archiwach zachowały się raporty na temat egzekucji 2252 radzieckich oficerów politycznych.
İşçi Partisi (Portekizce: Partido dos Trabalhadores, PT), Brezilya'daki siyasi partileriden biridir.Partido dos Trabalhadores, PT) – partia polityczna w Brazylii.
Siyasi çalışmalarını sürdürdüğü bir dönemde ansızın öldü.Podczas prowadzenia tych badań nagle zmarł.
602'de Mauricius, siyasi rakibi Phocas tarafından öldürüldü.W 602 roku Maurycjusz został zamordowany przez swego politycznego rywala – Fokasa.
Liew Yit Fan: Ordu birlik siyasi komiserlerinden.Ewa Gazda: Z zespołu Boys do polityki!
Aynı zamanda siyasi eylemlerini de sürdürdü.Kontynuował jednocześnie swoją aktywność polityczną.
Siyasi partisi Pakistan Müslümanlar Birliği'dir (Navaz grubu).Politycznie pozostawał związany z Pakistańską Ligą Muzułmańską (Nawaz).
Moltke, 1927-1929 yılları arası Breslau, Viyana, Heidelberg ve Berlin'de hukuki ve siyasi bilimler okudu.Moltke studiował w latach 1927–1929 prawo i politologię we Wrocławiu, Wiedniu i Berlinie.
1876-1877 yılları arasında liberallerin siyasi lideriydi.W latach 1876-1877 był liderem partii liberalnej.
1983 yılında T.C. vatandaşlığını siyasi nedenlerden dolayı kaybetti.W 1983 opuścił Czad z powodu wojny domowej.
Genel olarak agoristler siyasi adaylar ve siyasi reform için oy kullanımına karşıdır.Agoryści są przeciwnikami głosowania i uczestnictwa w polityce.
Bunların siyasî yetkileri de vardı.Posiadało ono uprawnienia ustawodawcze.
Günlük olarak yayınlanan siyasi bir gazetedir.Była to regularnie wydawana gazeta codzienna.
Siyasi konularda görüş belirtir.Wypowiada się w sprawach politycznych.
Bu olay, onun siyasi yaşamının başlangıcı oldu.Działalność ta stała się początkiem ich kariery politycznej.
Siyasi buhranları bu şekilde atlatan Abdülmecid, yeniden ıslahat işlerine döndü.Tango milonga jak dawniej grajcie mi znów, Zabijcie tę dręczącą ciszę!
Bu bir siyasi bağlantı idi.Miało ono charakter polityczny.
"Türk-Bulgar Siyasî İlişkileri (1920-1938)".Spór serbsko-bułgarski; 1932).
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Nie należał do partii politycznej.
Siyasi yorumlar yazdı.Pisał artykuły polityczne.
Eserlerinin ekseriyeti modern dünyanın karmaşık ahlakî ve siyasi problemleri üzerinde durur.Jego utwory podejmują problematykę moralną i polityczną współczesnego człowieka.
Ayrıca bu albüm bir nevi siyasi özellik te taşımaktadır.Pośrednio album nabrał także politycznego znaczenia.
Avusturya-Macar kayıpları 5.000'i aştı ve siyasi liderler birbirlerini suçladı.Straty sprzymierzonych wyniosły 5 000 ludzi, Austriacy stracili 7 000 żołnierzy.
Siyasi kariyeri Michel d'Ornano'dan ayrılmaz hale gelmiştir.Zaangażowała się w działalność polityczną u boku Michela d’Ornano.
Böylelikle siyasi kariyeri sona erdi.Jego kariera polityczna dobiegła jednak końca.
Bundan sonra kendi aile çiftliğine çekildi ve siyasi bir rolü olmadı.Od tej chwili przebywał na emigracji, nie odgrywając już żadnej roli politycznej.
1137'de Katalonya ve Aragon'un birleşmesiyle kentte ticaretle uğraşan varlıklı sınıfların siyasi gücü arttı.W 1137 r. zawarta została unia personalna ze wzrastającą w siłę Aragonią.
Sağ üst – Sağ siyasi düşünceler.Założenia polityki Prawicy Rzeczypospolitej. .
Kuşkusuz en büyük siyasî patlama, Kosovalı Sırpların Komünist Belgrad yönetimince ihmal edilmeleriydi.Głównym zarzutem kosowskich Serbów było ich ignorowanie przez komunistyczny rząd Serbii.
Bu Amir'in kamu önünde yaptığı son siyasi açıklamaydı.To nie była pierwsza polityczna próba Amory’ego.
Hükümdarlığa geçeciği sırada Emevi Devleti büyük bir siyasi kriz içindeydi.Arcybiskupie księstwo w chwili objęcia przezeń władzy było w trudnej sytuacji politycznej.
İlk defa siyasi partiler bu seçimde mücadeleye girdi.Po raz pierwszy wśród postulatów pojawiły się żądania polityczne.
İlgili Sayfalar