siyasi ile cümle
siyasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Wellington İngiltere'nin siyasi karışıklıklar içinde olduğu 1828'de başbakan oldu.In januari 1828 werd Wellington premier van het Verenigd Koninkrijk.
Aynı zamanda bu çatışmaların nihai siyasi yerleşim için harici garantiler için çağırır.Tevens wordt gevraagd om externe garanties voor een uiteindelijke politieke oplossing van deze conflicten.
1989'da PZPR Siyasi Bürosunun üyesi oldu.In 1989 werd hij lid van het politieke bureau.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.In de tussentijd veranderde het politieke klimaat in Zuid-Amerika.
Eisenhower, siyasi baskı altında Montgomery’nin Market Garden Operasyonunu seçer.Onder politieke druk koos Eisenhower uiteindelijk voor het plan van Montgomery, operatie Market Garden.
Binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı.Duizenden politieke tegenstanders werd gearresteerd.
Hür Demokrat Parti (Almanca: Freie Demokratische Partei), liberal bir Alman siyasî partisidir.De Freie Demokratische Partei (FDP, Vrije Democratische Partij) is een Duitse liberale politieke partij.
Savaşın başında Ljubljana'da siyasi işlerden sorumlu oldu.Hij begon na de oorlog aan een politieke loopbaan in Leuven.
Lübnan'da üç büyük Ermeni siyasi partisi bulunmaktadır.Er zijn drie politieke bewegingen in Liechtenstein.
Macaristan'dan kaçarak siyasi mülteci olarak ABD'ye sığındı.Op uitnodiging van de Verenigde Naties kwam hij als politiek vluchteling naar Nederland.
1955'te, güçlü bir kültürel ve siyasi bir dernek olan Abako'nun (Bakongo Birliği) başkanlığına getirildi.Hij werd in 1955 voorzitter van de ABAKO (Alliance des Bakongo), een culturele vereniging voor de Bakongo.
Siyasi kabiliyeti ve bilgeliğiyle dikkat çeker.Zij valt op door haar politieke inzicht en wijsheid.
Bununla birlikte, De Gaulle'ün siyasi zaferi kısa süreli olur.Maar de triomf van Hawkins is van korte duur.
Bunların siyasî yetkileri de vardı.Het had ook politieke consequenties.
Kuzey Kore'de 9 Eylül 1948'den beri varlığını sürdüren siyasi kurumdur.De geschiedenis van Noord-Korea begon officieel met de vestiging van de staat op 9 september 1948.
Evliliği tipik bir siyasi evliliktir.Het huwelijk had een politiek karakter.
Merkez sağ siyasi partidir.De partij is politiek gezien centrumrechts.
Kontrolünü garanti altına almak için Agatokles, siyasi karşıtlarına karşı bir katliama başladı.Huerta begon met een vervolging van zijn politieke tegenstanders.
Hristiyan Sosyal Halk Partisi, Lüksemburg'da uzun yıllar iktidar olan bir siyasi partidir.Christendemocraten), was een belangrijke politieke partij in Italië gedurende 50 jaar.
Ancak, 19. yüzyılda siyasi durum değişti.In de 19e eeuw vond er weer een verandering in de politieke situatie plaats.
Siyasi olarak; Küba Devrimi'nden önce Fidel Castro'nun yanındaydı.Rivero was aanvankelijk een vurig aanhanger van Fidel Castro en de Cubaanse Revolutie.
Frizye'nin doğusunda ise bölgesel ve yerel örgütlenmeler ile "Die Friesen" isimli siyasi parti kurulmuştur.In Oost-Friesland zijn er meerdere Friese belangenorganisaties en de politieke partij Die Friesen.
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.Hij publiceerde talrijke politieke tractaten.
Siyasi parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.Alleen politieke partijen mogen iemand voordragen als presidentskandidaat.
Bu karar o zaman için ABD'de askeri, siyasi ve akademik liderler tarafından eleştirildi.De goden werden toen geraadpleegd voor politieke en militaire beslissingen.
Yeni anayasa hazırlanması ve siyasi yapıların kurulması için çalışmalar başladı.Kanmu stopte de constructie van de nieuwe hoofdstad en de plannen voor het voeren van militaire campagnes.
Suriye İç Savaşı'nın başlaması ile birlikte iki ülke arasında siyasi gerilim yaşanmaya başlanmıştır.Maar sinds het begin van de Syrische burgeroorlog hebben de twee landen ruzie met elkaar.
Siyasi olduğu açık olan bu eylem basında tepki topladı.In de politiek werd ontstemd gereageerd op de onthulling.
Merkez Partisi, (İsveçce: Centerpartiet) İsveç'te bulunan siyasî partilerden biridir.Junilistan (Junilijst) is een politieke partij in Zweden.
Diplomatik ve siyasi çalışmalarda bulundu.Daar wordt hij geïntroduceerd in het politieke en diplomatieke leven.
Kimi zaman siyasi konularla da ilgili olabilmektedirler.Soms konden ook politieke middelen een rol spelen.
Ekonomik kalkınma, bir ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal refahının geliştiği süreçtir.De internationale gemeenschap zou de economische, sociale en institutionele ontwikkeling van Haïti steunen.
Osmanlı birliğini ancak parlamenter bir düzeyde siyasi haklar verilerek elde edilebilinirdi.Hoogervorst verdedigde zijn wetsvoorstellen echter met succes in het parlement.
Şehremini'de Siyasi Polis Ekipleri TİKKO'cularla silahlı bir çatışmaya girdi.Elders in de hoofdstad verhinderen politieagenten een aanval met een steekwapen.
Masal ve şiir yazmanın yanında siyasi mücadelede de bulunmuştur.Hiertoe behoren naast schilderkunst en poëzie ook politiek en wetgeving.
Bu olay, onun siyasi yaşamının başlangıcı oldu.Voor hem betekende dit het begin van zijn politieke carrière.
Yurttaş Hareketi, 1997 yılında "ulusal siyasi gruplaşma" olarak kurulmuştur.Convergencia werd opgericht als nationale politieke groepering in 1997.
Nehir (Yunanca: Το Ποτάμι, To Potami), Yunanistan'da bir sosyal liberal siyasi partidir.To Potami (Grieks: Το Ποτάμι, vertaald: De rivier) is een Griekse politieke partij.
Bunun üzerine halka yönelerek, onları siyasi alanda etkili bir güç haline getirmeye çalıştı.Na zijn aantreden probeerde hij de politiek dichter bij de mensen te brengen.
1931'de Filistin'e geri dönüp Yahudi Ajansı'nın siyasi departmanında sekreterlik yaptı.Na zijn terugkeer in Palestina in 1931 kwam hij te werken voor de Jewish Agency.
Liberal Forum (Almanca: 'Liberales Forum'; LİF) Avusturya'da liberal bir siyasî partidir.Het Liberales Forum of LIF was een liberale politieke partij in Oostenrijk.
Onun takipçileri ve kendisinin oluşturduğu siyasi akımın adı da bu adla anıldı.Door diegenen die hem en zijn roversbende kenden, werd hij ook met dergelijke woorden omschreven.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.De gevangenen werden bevrijd.
Türkiye'de milletvekili seçimlerin siyasi partilere %10 barajı uygulanır.Een nog hogere kiesdrempel van 10% geldt in Turkije.
Otuz yaşında siyasi hayata girdi.Herinneringen aan veertig jaar politiek leven.
Siyasi fikirleri yüzünden girdiği işlerden atılır.Hij verkreeg bekendheid door zijn politieke activiteiten.
Siyasi kariyeri 1999-2002 yılları arası Adalet Bakanı Märt Rask'ın danışmanı olarak başladı.Van 1999 tot 2002 was hij politiek adviseur van de minister van Justitie, Märt Rask.
Rosa Luxemburg da dahil olmak üzere siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Hij was sterk beïnvloed door onder andere Rosa Luxemburg.
Rusya’da havalimanında bir süre kaldıktan sonra Temmuz 2013'te 1 yıllık geçici siyasi sığınma hakkı aldı.Op 1 augustus 2013 werd Snowden tijdelijk politiek asiel voor één jaar in Rusland verleend.
Napolyon'la beraber onun da siyasi hayatı sona ermiştir.Met het vertrek van Napoleon kwam er ook een einde aan diens overheidsheraldiek.
Kendisi, "İran İslam Cumhuriyeti'nde en uzun süre tutuklu kalan siyasi mahkum oldu".Hierdoor was hij de langst gevangen gehouden politiek gevangene geworden van Libië.
Fianna Fáil (Kaderin Askerleri), İrlanda'nın en büyük siyasi partilerinden birisidir.Fine Gael (Stam der Ieren) is de grootste politieke partij van Ierland.
Komite içinde zamanla başlıca iki siyasi görüş biçimlendi.Aan het einde van de Vedische tijd vonden twee belangrijke politieke ontwikkelingen plaats.
Bu eylem Fransa ve İngiltere’de hukuki ve siyasi iki sorun yaratmıştır.Deze verwildering heeft in Spanje en Frankrijk problemen veroorzaakt.
Ama genel büyük siyasi şöhretinden daha hiçbir şey kaybetmemişti.Van de oorspronkelijke elitetroepen was behalve de reputatie niet veel meer over.
Tuka o andan itibaren artık Slovak siyasi hayatında yer almadı.Sindsdien is Muse niet meer welkom bij het Spaanse radiostation.
Kibutz üyeleri yüksek ölçüde siyasî ve sosyâl motivasyona sahiptir.De Chibcha-indianen bereikten een hoge graad van economische en politieke ontwikkeling.
Bu toplantı bilge siyasi liderin Azerbaycan`ı bağımsızlığa götürecek dava yolunun başlangıcıydı.De gebeurtenis legde het fundament voor een onafhankelijk Azerbeidzjan.
Yemen’de siyasi krizi çözmeye amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.In de Egyptische hoofdstad Caïro zijn onderhandelingen gestart over een einde aan de burgeroorlog in Jemen.
Bireylerden ziyade siyasi partiler tarafından oluşturulmaktadırlar.De oprichting werd onder andere verwelkomd door politici van verscheidene partijen.
İlgili Sayfalar