siyasi ile cümle
siyasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu liste Pasifik Adalarının siyasi veya coğrafi olarak dağılımına göre yapılmıştır.Essa divisão é feita dividindo-se espacial e politicamente os habitantes.
Siyasi iktidarın muhalefeti bastırmaya yönelik tüm yaptırımlarına karşı çıkıyoruz.Tratou de expulsar toda a oposição política.
Tüm yaşamı boyunca siyasi olarak muhafazakar kaldı.Sempre um reformista, envolve-se em política por toda a sua vida.
Günümüzde hiçbir siyasi partide üye değildir.Atualmente não possui filiação partidária.
Asla siyasetle ilgilenmedim, hiçbir siyasi partilerde yer almamaktayım.Nunca foi um politico, não se filiou num partido nem desempenhou cargos politicos.
Böylece adcılık güçlendikçe hem felsefi hem de siyasi alanda etkili olmuştur.Por tanto, pode se afirmar que tanto no âmbito literário quanto no âmbito político, teve muita influência.
Böylece bölgede siyasî ve askerî inisiyatif Anadolu Selçuklu Devletine geçmiştir.Iniciava-se assim a vida política e parlamentar de Costa Cabral.
İşçi Cephesi gazetesi: Aylık Siyasi İşçi Gazetesi.História de um pintor. : Diário oficial.
NEP döneminde de taleplerini dile getirmeye devam etse de siyasi olarak etkili olamayacaklardır.Mesmo presa, ela não deixaria de fazer política.
1980'lerde, kuruluşuna yönelik siyasi husumet giderek büyüdü nihayetinde 1992 yılında dağıldı.Durante os anos 80 a organização foi ostracizada e finalmente dispersa em 1992.
I. Valentinianus'un ölümü siyasi karışıklıklar yarattı.A morte de Yoritomo perturbou a situação política.
Siyasi konularda görüş belirtir.Veja mais em Questões legais.
Kuzey İrlanda'nın en büyük Birleşik Krallık'ın ise dördüncü büyük siyasi partisidir.É o maior partido político da Irlanda do Norte e o quarto do Reino Unido.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.Defende a liberalização económica e social.
Ermenistan'daki siyasi partiler listesi, Ermenistan'daki siyasi partilerin listesidir.Para os outros partidos políticos ver Lista de partidos políticos na Nigéria.
"Türkiye - Sırbistan Siyasi İlişkileri".«França e Brasil - Relações políticas».
Siyasi bir görevle Mısır’a da gönderildi.Foi enviado em missão diplomática à Hungria.
O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek" adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı.Daí a meses estava já a redigir um novo jornal de feição política, A Palavra.
Başlıca siyasi eylemlerini 1970'lerde ve 80'lerde yaptı.Entrevistou as principais figuras políticas da década de setenta e oitenta.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.O início do século XIX foi particularmente instável em Portugal.
Grup artiyi tekrar eski geleneksel siyasi hattına çekmeye çalışacaktır.Ele queria que a banda voltasse a seu som clássico.
Ayrıca Litvanya'nın Klaipėda'nın siyasi statüsüyle ilgili görüşmeler başlatmasını istediler.Também reconheceu os interesses da Lituânia na Região de Klaipeda.
Siyasi hayatı boyunca federalizme karşı çıkmış ve ulusal egemenliği savunmuştur.Politicamente era próximo do republicanismo federal e apoiou o processo de reivindicação regionalista.
İşçi Partisi (Portekizce: Partido dos Trabalhadores, PT), Brezilya'daki siyasi partileriden biridir.O Partido Trabalhista (em maltês: Partit Laburista, PL) é um dos dois maiores partidos políticos de Malta.
Diktatörlüğe karşı siyasi angajmanla yakından bağlantılı bir hareketti. [1]Era um movimento intimamente ligado ao engajamento político contra a ditadura.[1]
Genel olarak agoristler siyasi adaylar ve siyasi reform için oy kullanımına karşıdır.Over het algemeen zijn agoristen gekant tegen het stemmen op politieke kandidaten en politieke hervormingen.
Ordu şimdi gereksiz bir harcama ve siyasî bir risk olarak görülüyordu.Het leger werd nu als een onnodige onkostenpost en een politieke bedreiging gezien.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Wereldkaarten worden meestal politiek of fysisch ingedeeld.
Mekkeliler, Müslümanların siyasî varlığını resmen kabul ettiler.De Mekkanen hebben de moslims officieel op politiek vlak erkend.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.In het begin van de 19de eeuw was de Spaanse politieke situatie zeer problematisch.
Devlet Sekreteryası ise Kutsal Makam'ın en önemli siyasi kurumudur.Het Staatssecretariaat is het belangrijkste politieke instituut van de Heilige Stoel.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.30.000 mensen zijn naar het buitenland gegaan om politiek asiel aan te vragen.
Başkanlık için aday olmadan önce, daha önce siyasi bir görevde bulunmamıştı.Vóór zijn presidentschap had hij nooit eerder een politieke functie vervuld.
1999'da Tacikistan'da ikinci en büyük siyasi partisi haline geldi.In 1999 was het qua grootte de tweede partij van Tadzjikistan.
Wellington, Yeni Zelanda'nın siyasi merkezidir.Wellington is Nieuw-Zeelands politieke hoofdstad.
West Bengal Socialist Party Hindistan'da sosyalist bir siyasi partidir.De West-Bengaalse Socialistische Partij (WBSP) is een socialistische politieke partij in India.
10 Haziran - Kuzey İrlanda'da IRA'nın siyasi kanadı Sinn Féin'in katılmadığı barış görüşmeleri başladı.10 - In Noord-Ierland beginnen vredesonderhandelingen zonder Sinn Féin.
Human Rights and Democracy Movement Tonga'daki siyasi partillerden biridir.Human Rights and Democracy Movement is een politieke partij in Samoa.
Başlangıçta anlaşma büyük siyasi yelpazeyi değiştirmek için pek bir şey yapmadı.Aanvankelijk kon de partij niet veel aan het gemilitariseerde regeringsbeleid veranderen.
Sozialistische Linkspartei Avusturya'da sosyalist bir siyasî partidir.Sozialistische LinksPartei is een trotskistische, socialistische politieke partij in Oostenrijk.
Diktatörlük, Roma Cumhuriyeti'nde siyasi bir makamdı.Een aedilis was een politiek ambt in de Romeinse Republiek.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Ook ontving hij hier politieke lotgenoten.
Siyasi simgeleri Lenin ve Karl Marx'tır.Zijn personage is een combinatie van Lenin en Karl Marx.
1980 Darbesi sonrasında tüm siyasi partilerle birlikte kapatıldı.Na de staatsgreep van 1980 werden alle politieke partijen verboden.
Karjalainen'in siyasi kariyerinin sonraki aşamaları alkolizminden önemli ölçüde etkilenmiştir.De laatste jaren van Karjalainens politieke carrière zijn sterk beïnvloed door zijn alcohol gebruik.
Siyasi, stratejik amaçlarla oluşturulmuştur.De weg is om strategische redenen aangelegd.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Hij behoorde niet tot een politieke partij.
Onun siyasî yanlılığı liberaldır.Zijn etnische politiek was redelijk liberaal.
1987'de Guillaume Faye aktif siyasi kariyerini bitirdi.In 1987 trok Guillaume Faye zich terug uit de politiek.
Kadima (İbranice: קדימה, Türkçe: İleri), İsrail'deki siyasi bir partidir.Kadima (Hebreeuws: קדימה ,Nederlands: Voorwaarts) is een Israëlische politieke partij van het midden.
County'lerin siyasi ve hukuki önemi değişken olabilir ama hep bir eyaletin alt birimidirler.Doorgaans gaan juridische en economische eigendom in dezelfde hand, maar dit kan ook anders zijn.
Bu bir siyasi bağlantı idi.Dat had een politieke reden.
Şarkıda Madonna siyasi ve dini görüşlerden bahsetmektedir.In "American Life" bezingt Madonna haar kijk op religie en de politiek.
İkinci Dünya Savaşı'nın yaklaşmasıyla birlikte Avrupa'da birçok siyasi değişiklik oldu.In de Tweede Wereldoorlog werd er in politiek opzicht in Europa veel veranderd.
Ritsuryō'ya göre siyasi sistem "Ritsuryō-sei" (律令制) olarak bilinir.De code was historisch gezien een van de Ritsuryō-sei (律令制, , ritsuryō-sei).
Gazete, Viktor Orbán'ın yönettiği milliyetçi muhafazakar siyasi parti Fidesz'i desteklemektedir.De krant is gelieerd aan de regerende Fidesz-partij van Viktor Orbán.
Yaklaşık 15.000 kişi siyasi sebeplerden ötürü tutuklandı, hapsedildi veya sürüldü.Ongeveer 15.000 personen werden er verhoord, gemarteld of voor korte tijd opgesloten.
Ulusal Yenilenme (İspanyolca: Renovación Nacional, RN), Şili'de liberal muhafazakâr bir siyasi partidir.De Nationale Hernieuwing (Spaans: Renovación Nacional, RN) is een liberale Chileense politieke partij.
Genel siyasi çizgisi liberal-muhafazakâr doğrultudaydı.Binnen de PC vertegenwoordigde hij de liberaal-conservatieve richting.
Bu onun en önemli siyasi mücadelesiydi.Dit was dan ook zijn grootste politieke succes.
İlgili Sayfalar