siyasi ile cümle

siyasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Güney Doğu Asya bölgesindeki en etkili siyasi figürlerinden biri olarak kalmıştır.Lee continua a ser uma das figuras políticas mais importantes do Sudeste Asiático.
Siyasi liderler foruma ilk kez 1974 yılında davet edilmiştir.Assim, líderes políticos foram convidados pela primeira vez para Davos em janeiro de 1974.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Todos os presos políticos devem ser libertados imediatamente.
1978- 1982 yılları arasında siyasi bilimlerde öğrenciydi.Em 1978-1982, ele estudou Ciências Políticas.
Kendini yeniden siyasi olayların içinde buldu.Ele aceitou e ingressou novamente na área política.
Bask bölgesi bu dönem süresince siyasi bir girdap içindeydi.O País Basco manteve-se, neste período, em plena ebulição política.
Siyasi hürriyet ve insan hakları açık toplum yapısının temel taşlarıdır.Liberdade política e direitos humanos são os princípios fundamentais que regem a sociedade aberta.
Keşiş olan Sezar, siyasi olaylar üzerinde etkisini sürdürdü.O tonsurado césar manteve alguma influência em acontecimentos políticos.
İktidardaki siyasi parti olan Demokrasi ve İlerleme Kongresi'nin kurucusudur.Pertence ao partido político Congresso pela Democracia e Progresso.
2002 yılında Azerbaycan Felsefe ve Sosyal-Siyasi Bilimler Birliği’nin Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.Foi eleito duas vezes presidente da Associação Brasileira de Ciência Política.
Siyasi poliste dövmediler." dedi.Foda-se a policia.'
Siyasi lezbiyen tanımımız, erkeklerle yatmayan, kendini kadın bakış açısından tanımlamış bir kadın.A nossa definição de uma política lésbica é uma mulher identificada mulher que não transa com homens.
1989 yılındaki "Kadife Devrim", derin ve sürekli siyasi ve ekonomik reform için bir şans sundu.Uma onda de protestos, em 1989, leva Kérékou a promover uma abertura política e econômica.
Siyasî Yönleriyle Kurtuluş Savaşı, 1973.Rumo a uma Nova Economia Política, 1976.
Çok sayıda gözaltılar ve siyasi davalar yaşandı.Houve numerosas conspirações e golpes de estado.
"Siyasi Coğrafya"."Economia Política".
Ulusal Cephe (Fransızca: Front National, FN) Fransa'da milliyetçi bir siyasi partidir.FN: Frente Nacional, em francês Front National.
Batı Siyasi Düşüncesinde Kadınlar.História das mulheres no Ocidente.
Siyasi karikatürlerinde ise, gazeteciliğiyle sanatcılığı paralellik gösterir.De quando a Literatura abraça o Jornalismo, Paralelos.
Siyasi Haber.UOL Notícias Política.
Prusya'nın gayrimenkul elitleri Junkerler, birleşik devlette önemli bir siyasî güç elde etti.A elite prussiana, os Junker, ficaram com uma parte substancial do poder político no estado unificado.
Siyasi haklar, bir ülkenin vatandaşlarına siyasi alanda verilen haklardır.Direitos civis são direitos dados por lei a todos os cidadãos de um país.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Os prisioneiros foram libertados.
Æthelwulf 856 yılında İngiltere'ye döndüğünde siyasi olarak bir açmazla karşılaştı.Ao retornar a Inglaterra em 856 Etelvulfo encontrou-se com uma aguda crise.
Öte yandan yurt dışındaki siyasi sürgünlerin örgütlediği güçlü bir muhalefet ortaya çıktı.Além disso, pediu a extradição de líderes guerrilheiros que viviam no exterior.
Siyasî olarak Krasnoyark'a bağlıdır.Administrativamente, depende do Krai de Krasnoyarsk.
Siyasi nedenlerden dolayı tutuklanıp cezaevinde 12 yıl kaldı.Foi condenado por sua militância política a pena de 12 anos de reclusão.
Nida Tunus (Arapça: حركة نداء تونس, "Tunus'un Çağrısı"), Tunus'ta sekülarist bir siyasi parti.Nidaa Tounes (em árabe: حركة نداء تونس‎; em francês: Appel de la Tunisie) é um partido político da Tunísia.
İki imparatorluk siyasi olarak değilse de ismen, kültür bakımından ve tarihî bakımdan aynı devletti.As duas metades eram nominalmente, cultural e historicamente, se não politicamente, o mesmo Estado.
Ortaya çıkan işçi sınıfı sorunu sosyal bir sorun olarak değil, siyasî bir sorun olarak görüldü.Os patrões consideraram a greve não como uma questão social e política, mas como caso de polícia.
Direnişin askeri ve siyasi bileşenleri kimi zaman birbirinden ayrılabilmekteydi.Componentes políticos e militares da Resistência podem ser separadas.
Bu zamandan başlayarak, siyasi faaliyetlerini arttırarak sürdürdü.À frente deste periódico, intensificou a sua atuação política.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi.Era a época da Páscoa, quando as tensões políticas e religiosas eram altas em Jerusalém.
Siyasi kriz Ekim ayında derinleşti.A guerra civil foi sufocada em outubro do ano seguinte.
Sırbistan hükümeti ise, Sırbistan-Karadağ'ın hukukî ve siyasi halefi olduğunu ilan etmiştir.Após a dissolução, a Sérvia declarou-se sucessora legal e política da Sérvia e Montenegro .
Siyasi olarak; Küba Devrimi'nden önce Fidel Castro'nun yanındaydı.Assim sendo, se tornou fotógrafo oficial de Fidel Castro após a revolução cubana.
İlleri idari veya siyasi bölümler olmayıp yalnızca tarihsel ve kültürel varlıklar olarak var olmaktadırlar.Estas divisões não têm qualquer relevância estatística ou administrativa, mas apenas cultural e histórica.
Üniversitenin ismi Alman şair ve siyasi düşünür Heinrich Heine'den gelmektedir.O nome da Universidade deve-se ao poeta alemão Heinrich Heine, que nasceu na cidade.
Anti-Macar ve siyasi suçlulara af sağladı.Ele ataca criminosos e outras pessoas malévolas.
Başka bir deyişle, anayasa, iradenin siyasi kararları üzerinde temellenir.A primeira delas é a de que o eleitor deve estar em pleno gozo político.
Özellikle Siyasi Partiler kitabı önemli sayılmaktadır.Para os partidos políticos, estas eleições revestem-se de particular importância.
Siyasi yaşamda aktif rol aldı.Foi a sua última participação na vida política activa.
Ishigaki Yaeyama Adaları'nın siyasi, kültürel ve ekonomik merkezidir.A cidade de Ishigaki serve como centro político, cultural e econômico das Ilhas Yaeyama.
Siyasi hayatına 1962 yılında başladı.Sua emancipação política ocorreu em 1962.
Bunlar kaçınılmaz değildi ancak siyasi kararlardı.Não são uma inevitabilidade, mas sim o resultado de decisões políticas.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.A União Soviética enviou cerca de 11.000 funcionários de ajuda científica e técnica para a China.
Hem Arnavutluk, hem Türkiye, hem de Romanya’nın tarihine ait bir siyasî kişiliktir.A cidade é historicamente importante tanto para os romenos como para os húngaros.
Ayrıca günümüzde "jakoben" aşırı radikal siyasî görüşler ve kişiler için de kullanılmaktadır.É também amplamente usado para "vender" ideias e programas sociais.
Kimi zaman siyasi konularla da ilgili olabilmektedirler.Todavia também podem se referir a questões de ordem prática.
Bu siyasi değişiklik görünüşe göre geride kalan lejyonerlerin işine yaradı.Estas mudança de ordem arquitetónicas ocorreu em resultado da substituição dos arquitetos.
Siyasi yaşamına İşçi Partisi'ne girerek başladı.Começou sua carreira política no Partido Trabalhista.
Sozialistische Linkspartei Avusturya'da sosyalist bir siyasî partidir.O Partido Socialista da Esquerda (Sozialistische LinksPartei) é um partido político socialista em Áustria.
Evliliği tipik bir siyasi evliliktir.Na verdade, o casamento era político.
Önceden siyasi kararlar siyasi liderlerce alınıyordu.Todas as decisões econômicas fundamentais eram tomadas pela liderança política.
Bu dönemdeki siyasi faaliyetlerinden dolayı Bekirağa bölüğünde bir süre hapsedildi.Durante a Ditadura, foi temporariamente preso por seu ativismo neste jornal.
Sudan Halk Kurtuluş Ordusu, Güney Sudan'da siyasi bir parti.Movimento Popular de Libertação do Sudão (MPLS) é um partido político do Sudão do Sul.
Ordu'nun Siyasi Komiser'i ise Nikita Kruşçev'di.O Secretário-Geral do Partido Comunista da União Soviética, na altura, era Nikita Khrushchev.
Siyasi kariyerinde Fransız Demokrasisi için Birlik'te başlamıştır.Começou sua carreira política na corte francesa.
Birçok siyasi parti kuruldu.Muitas decisões políticas foram tomadas no estabelecimento.
Kısa süre sonra siyasi kariyerine son verdi.A partir de então encerrou sua carreira política.
İlgili Sayfalar