siyasi ile cümle
siyasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Babası Valentin Inzko Sr, yerel Sloven azınlığının ünlü bir kültürel ve siyasi aktivisti idi.والده، فالنتين انزكو الأب، كان الناشط السياسي والثقافي الشهير للأقلية السلوفينية المحلية.
Toplantıda "Kadınlar Halk Fırkası" adıyla siyasi bir parti kurma kararı alındı.في الاجتماع، تم اتخاذ قرار لإنشاء حزب سياسي يُدعى "حزب المرأة الشعبي".
Gazete bağımsız basını, insan haklarına saygıyı, siyasi çoğulculuğu ve demokrasiyi destekler.الصحيفة تدعم حرية الصحافة واحترام حقوق الإنسان والتعددية السياسية والديمقراطية.
Bir "siyasi kimliği" veya "imajı" oluşturacak her etkeni de içermelidir.بعبارة أخرى، فإنه يتضمن أيضًا جميع الجوانب التي تحدث "هوية أو صورة سياسية".
"Kıbrıs'ta Türkler yeni bir siyasi parti kurdu".حزب يكيتي الكردي ينتخب سكرتيراً جديداً".
Siyasi açıklamayı savunanlar, tek parti rejiminin otoriter niteliğine vurgu yapıyorlardı.إن أنصار البيان السياسي كانوا قد أكدوا على الطبيعة الإستبدادية لنظام الحزب الواحد.
Nisan 1906’da Çarlık hükümeti yayınladığı temel yasalarla yeni siyasi düzenin sınırlarını belirler.في نيسان/أبريل 1906 أصدرت الحكومة القوانين الأساسية، ووضعت حدود لهذا النظام السياسي الجديد.
Bir sürü siyasi açıklama yaptım.وله العديد من التصريحات السياسية.
Zamanla siyasi kimliği, şair ve yazar kimliğinin önüne geçti.ومع مرور الوقت قد انتقل من الهويه السياسيه إلى هوية الشعراء والكتاب.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.وتقوم العشائر على روابط الدم أو التبني، ولكن أيضا التحالفات السياسية والاقتصادية.
Terim, 1960'ların sonları ve 1970'lerde Batı Almanya'da siyasi tartışmalara dayanmaktadır.تعتبر تحقيراً عموماً، منشؤه الجدل السياسي في ألمانيا الغربية في أواخر الستينات والسبعينات.
Kosova'nın ikinci büyük siyasi partisi olan Kosova Demokratik Partisi (PDK) üyesi idi.وهو عضو في ثاني أكبر حزب سياسي في كوسوفو، حزب كوسوفو الديمقراطى.
Bu etkenlerin yanı sıra Japon anakarasındaki siyasi durumun da korsanların faaliyetlerinde etkisi büyüktür.تؤرخ هذه الحلقات مرحلة الإقطاعية في اليابان ودور القراصنة في تلك الحقبة.
Liberal Forum (Almanca: 'Liberales Forum'; LİF) Avusturya'da liberal bir siyasî partidir.المنتدى الليبرالي ('Liberales Forum) هو حزب سياسي ليبرالي في نمسا.
Kimi zaman siyasi konularla da ilgili olabilmektedirler.يمكن أن تكوَن العديد من القضايا الاقتصادية أيضًا أسئلة سياسية.
Hür Demokrat Parti (Almanca: Freie Demokratische Partei), liberal bir Alman siyasî partisidir.الحزب الديمقراطي الحر (بالألمانية: Freie Demokratische Partei) هو حزب سياسي ألماني.
Bu liste Japonya'daki siyasi partiler listesi'dir.هذه قائمة الأحزاب السياسية في ألمانيا.
Diplomatik ve siyasi çalışmalarda bulundu.الراغبون بالالتحاق بالعمل السياسي والدبلوماسي.
Arap Baharı Suriye'ye geldiği zaman, Çorbacı, siyasi mahkumların serbest bırakılması için çağrı yaptı.عندما امتد الربيع العربي إلى سوريا، نظمت مجد الاعتصامات للمطالبة بالإفراج عن السجناء السياسيين.
Bu bir siyasi bağlantı idi.ولكنه هو العنصر السياسي.
Bu sınıfa politikacılar, siyasi yöneticiler ve askeri liderler dahildir.ويشتمل الكثير منهم على السياسيين والمديرين السياسيين المعينين والقادة العسكريين.
Bugün var olan siyasi, ekonomik, teknolojik ve güvenlik ortamı sadece on yıl öncesinden bile çok farklıdır.إلا أن مشاكل تقنية ومالية وسياسية أدت إلى تأخير ذلك لأكثر من 10 سنوات.
Siyasi yorumlar yazdı.وكتب كتابات سياسية.
Estonya siyasi sistemi 1992 yılında tasarlanan anayasal metine uygun olarak işler.النظام السياسي الاستونية تعمل ضمن إطار المنصوص عليها في وثيقة 1992 الدستورية.
Binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı.عملا بهذه القوانين، أطلق سراح 400 سجين سياسي.
Kumanların Balkanlar'ın siyasi tarihi üzerideki etkisi 1185 yılından 1330'lara kadar çok önemliydi.لعبت قبائل الكومان دورًا مهمًا في التارخ السياسي لمنطقة البلقان في الفترة ما بين عامي 1185 - 1330.
Bu davalarda hicab, laik hükümete karşı siyasi İslam'ın veya köktendinciliğin bir işareti olarak görülüyor.وبالتالي الحجاب في هذه الحالة يعتبر دليل على فكر سياسي إسلامي أو الأصولية ضد الحكومة العلمانية.
Ayaklananlar geri çekilmeyi reddetti ve kabinenin istifasıyla siyasi gidişatta değişiklik talep etti.رفض الرجال التراجع وطالبوا باستقالة الحكومة وإجراء تغيير في المسار السياسي.
Merkez Partisi, (İsveçce: Centerpartiet) İsveç'te bulunan siyasî partilerden biridir.حزب الوسط هو حزب سياسي في السويد.
Siyasi faaliyetler askıya alındı.تم حل الأحزاب السياسية.
Ülkede bu durum Selefist siyasi aktivizm ile olumsuzca ilişkilendirilmiştir.ففي مصر، هو يرتبط بشكل سلبي بالنشاط السلفي السياسي.
Merkez sağ siyasi partidir.تعتبر المنصة السياسية للحزب يمينية.
İslam'ın siyasi biçimleri hükümet tarafından hoş karşılanmaz.لا تتسامح الحكومة مع أشكال الإسلام السياسية.
Bu ada siyasî bakımdan üç bölgedir.تنتمي المنطقة لقضاء عي الذي يضم 3 مناطق.
Yasal olarak 349 üyeli İsveç meclisi (riksdag) İsveç'in siyasi olarak oldukça önemli bir birimidir.الريكسداج (البرلمان السويدي) بأعضائه الـ 349 هو هيئة الدولة التشريعية، وهو يختار رئيس الوزراء.
Memleketinin, Sibirya ayrılıkçı hareketinin siyasi aktivisti ve yazarıydı.في أرض الوطن، كان بوتانين مؤلف وناشط سياسي وانحاز مع الحركة الانفصالية السيبيرية.
Almanya Şansölyesi, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin siyasi lideri ve federal hükümetin başıdır.مستشار ألمانيا هو الزعيم السياسي لألمانيا ورئيس الحكومة الاتحادية.
Baasçılık, Arap milliyetçiliği ve Arap sosyalizminin bir karışımı olan siyasi ideolojidir.الإشتراكية العربية هي أيديولوجية سياسية قائمة على الخلط بين القومية العربية والاشتراكية.
Tüm yaşamı boyunca siyasi olarak muhafazakar kaldı.لم يشغل أي منصب سياسي طوال حياته.
Jantoro Satıbaldiyev herhangi bir siyasi partiye üye değildir.لا يمكن إثبات أنَّ ديزني ناضل في أي حزب سياسي.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.والأحزاب السياسية محظورة.
Yüzde 5 barajını aşabilen siyasi partiler eyalet parlamentosuna beş seneliğine seçilebilmektedirler.على أي حزب أن يتعدى نسبة 5% من الأصوات حتى يتمكن من الحصول على مقاعد في البرلمان.
Siyasi istikrarı sürdürdü.وبقي الصراع السياسي.
Ekonomik ve siyasi koşullar önem kazanmaktadır.فتشكل الظروف الاقتصادية والسياسية أفكار المرء.
Bir siyasi parti parlamentoya girebilmek için oyların en az %5'ini almalıdır.كل حزب يجب أن يحصل على نسبة 5% على الأقل في الانتخابات ليستطيع تمثيل نفسه بالبرلمان.
Bahadır ise de siyasî işlere aşinalığı azdı.ومما يعرف عنه ابتعاده عن النشاط السياسي.
Wellington, Yeni Zelanda'nın siyasi merkezidir.ويلينغتون (Wellington) هي عاصمة نيوزيلندا.
Emevîler siyasi gayelerle Arap şairlerini desteklemişlerdir.شعراء معجم البابطين للشعراء العرب .
"Türkiye-Makedonya Siyasi İlişkileri"."سياسة الهجرة في كرواتيا".
Bazen ise yabancı din tarikatçılarının propagandası siyasi nitelik taşımıştır.كثيرا ما تقتبس الصحافة تصريحات دعبور النارية عن السياسة الخارجية.
Genellikle siyasi görüşlerini dile getirirdi.ليكون في كثير من الأحيان المتحدث الرسمي الخاص بها.
Bundan sonra kendi aile çiftliğine çekildi ve siyasi bir rolü olmadı.بعد ذلك عاش وحيداً في مزرعته ولم ينجب أطفالاً.
Asla siyasetle ilgilenmedim, hiçbir siyasi partilerde yer almamaktayım.أود البقاء لكني لا أجد موقفا للسيارات.
1950'den sonra siyasi hayattan çekildi.وبعد الاستقلال عام 1956 انسحب الرجل من الحياة السياسية.
Yemen’de siyasi krizi çözmeye amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.المبادرة الخليجية لحل الأزمة اليمنية.
Mart 1991'de Lübnan Parlamentosu bir af kanunu çıkardı ve tüm siyasi suçlular serbest kaldı.وفي مارس 1991، سنّ البرلمان قانونا للعفو عن جميع الجرائم السياسية قبل سنه.
Türkiye'deki siyasi partiler listesiقائمة الأحزاب السياسية في البحرين.
Güçlü ve yetenekli bir siyasi kişiliğe sahip olduğu söylenmektedir. ^ "Iran Heads of State".سألني إن كنت أستطيع أن أجسد لهجة شخصية إيرانية (...)
Bu arkadaşlar hem ibadi, hem fikri, hem siyasi olarak İslam'a yaşamaya azmetmiş arkadaşlardı.ومن أمثلته: {والذين هم لأماناتهم وعهدهم راعون} (سورة المؤمنون:8)، وقرئ. {لأماناتهم} بالإفراد.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.في هذه الفترة بدأ فكره السياسي يتغير.
İlgili Sayfalar