siyasi ile cümle
siyasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Peperina siyasi bir mesaj taşıyordu.Küpfer verfasste einige politische Veröffentlichungen.
Çançılar siyasi açıdan Rusların sosyal-devrimci grubuna yakındı.Er stand den russischen linken Sozialrevolutionären nahe.
Ekonomik ve siyasi kapitülasyonlar ise tamamıyla kaldırıldı.Die politischen und wirtschaftlichen Strukturen waren weitestgehend zusammengebrochen.
Bu sırada siyasi olarak daha çok solculuğa yöneldi.Mit der Zeit bewegte er sich politisch immer mehr nach rechts.
Türkiye, Gürcistan'a askeri ve siyasi destek sağlamaktadır.Kabul erhält von Moskau finanzielle und technische Hilfe.
1933 yılındaki Üniversite Reformundan sonra İstanbul Üniversitesi'nde Siyasi Tarih profesörü oldu.Nach der Universitätsreform 1933 wurde er Dekan der Universität von Istanbul.
1982'den itibaren Solun hizmetinde yer alarak idari ve siyasi görevler almıştır.Ab 1981 wurde er in der Abteilung Verträge und legislative Angelegenheiten beschäftigt.
Kapak; gündemi belirleyen siyasî, ekonomik ya da sosyal olayları karikatürize eder.Der Comic nimmt immer Bezug auf aktuelle politische oder gesellschaftliche Belange und karikiert diese.
Örgüt bu durumun "yedi yıllık hukuki ve siyasi savaş"ın bir sonucu olduğunu açıklamıştır.Seine Abschiedsvorlesung widmete er dem Thema „40 Jahre Stabilitäts- und Wachstumsgesetz“.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.Zu sehr sind sie bereits in illegale Machenschaften verstrickt.
Katolik kültürüne sahip olan Bunyevatsların siyasi merkezi Subotica şehridir.Kulturelles Zentrum der Bunjewatzen aus Batschka ist die Stadt Subotica.
Siyasi bir topluluk bu korku etrafında yönlendirilebilir.Auch Männer können unter dieser Angst leiden.
Kilise sadece dini bir kurum değil aynı zamanda geniş toprakların yöneticisi siyasi bir otoriteydi.Dabei war sie nicht nur das politische, sondern anscheinend auch das religiöse Oberhaupt der Molosser.
Bu durum Sırp Cumhuriyeti'nde siyasi reformun başlangıcı oldu.Dies war der Durchbruch der Reformation in Hamburg.
Ayrıca bu iki takımın karşılaşmaları siyasi bir nitelik de taşımaktadır.Bei beiden Mannschaften wird über einen Boykott aus politischen Gründen spekuliert.
Ancak, Nietzsche'nin çalışmalarında yer verdiği siyasi tavsiyeleri eleştirir.Eine Studie über das Politische bei Nietzsche.
Siyasi iktidarın karşısında oldu. ^ "intellectual."Die 'Politisierung' der Intellektuellen.
1950'den sonra siyasi hayattan çekildi.Nach 1945 beruhigte sich die politische Situation.
Siyasi güçlerinin boyutuna rağmen azledilmişler mevkilerinden ötürü zengin olmayı başarmışlardı.Unabhängig vom Umfang ihrer politischen Stärke konnten die Freigelassen großen Reichtum anhäufen.
Bu arada sosyal, siyasî ve diplomatik kuruluş ve faaliyetlere de katılmaya başladı.Zudem kamen ihnen militärische, religiöse und soziale Funktionen zu.
1980 Darbesi sonrasında tüm siyasi partilerle birlikte kapatıldı.1980 wurde die MHP, wie alle anderen Parteien, nach dem damaligen Militärputsch verboten.
Bu hareketlerde siyasi 68 hareketinden sonra başlamıştır.Entstanden waren sie im Anschluss an die 68er-Bewegung.
Siyasi İdeolojlier.Politische Dämonologie.
Onun siyasi yaşamı sona erdi.Sa vie politique est finie.
Heine, 2009 senesinde siyasi sanat eserleri yapmayı kalıcı durdurmuştur.Heine a stoppé de manière permanente l’art politique en 2009.
Gandi önemli liderleri ve siyasi hareketleri etkilemiştir.Gandhi influença d'importants dirigeants et mouvements politiques.
Wellington, Yeni Zelanda'nın siyasi merkezidir.Wellington est le centre politique de la Nouvelle-Zélande.
602'de Mauricius, siyasi rakibi Phocas tarafından öldürüldü.En 602, Maurice fut assassiné par son rival, Phocas.
O'nun için 1968 yılı siyasi bilincin oluştuğu bir yıl olmuştur.1968 est pour elle l’année d'une prise de conscience politique.
Müziğinin yanı sıra siyasi etkinlikleri, konserlerinde bir başarıya dönüştü.Sa musique, ainsi que son engagement politique, font de ses concerts un succès.
1932 yılında hapsedildi ve siyasi eylemlerinden dolayı iç sürgüne gönderildi.En 1932, il est emprisonné et envoyé en exil interne pour son action politique.
Yönetmensel, siyasî ve ticarî merkezleri içermektedir.Il abrite les centres administratifs, politiques et commerciaux.
6 yıl sonra ise Helsinki Üniversitesi'nde siyasi tarih profesörü olmuştur.Six ans plus tard, il obtient un poste de professeur d'histoire politique à l'université d'Helsinki.
Ulster Birlik Partisi (İngilizce: Ulster Unionist Party), Kuzey İrlanda'daki bir siyasi partidir.Le Parti unioniste d'Ulster (anglais : Ulster Unionist Party, UUP) est un parti politique d'Irlande du Nord.
Ordunun siyasi gücü anayasa, kanunlar ve toplum tarafından desteklenir.Le pouvoir politique de l'armée est pris en charge par la loi, la constitution et la société.
İfade özgürlüğü biçimi olarak Sarmiento siyasi eleştiri yazmaya başladı.Empressé d’exercer sa liberté d'expression, Sarmiento se mit à rédiger des commentaires politiques.
Siyasi faaliyetler askıya alındı.L’activité des partis politiques fut suspendue.
Babası Valentin Inzko Sr, yerel Sloven azınlığının ünlü bir kültürel ve siyasi aktivisti idi.Son père, Valentin Inzko Sr., était un militant politique et culturel renommé de la minorité slovène locale.
24 Ekim 1940: Pétain ve Hitler Montoire'da siyasi işbirliği ilkelerini açıkladı.24 octobre 1940 : Pétain et Hitler définissent à Montoire les principes d'une collaboration politique.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Des prisonniers politiques sont libérés.
MÖ 54 yazının başlarında, siyasi bir yozlaşma ve sertlik dalgası Roma'yı sürükledi.Amorcée durant l’été de 54 av. J.-C., une vague de corruption politique et de violence balaie Rome.
Türk Komünist Fırkası, Türk Kurtuluş Savaşı döneminde kurulmuş siyasi parti.Le Parti communiste turc est un parti politique créé pendant la guerre d'indépendance turque.
Siyasi kariyerine başlamak için 2009 yılında kamu görevinden ayrıldı.Il quitte ses fonctions en 2009 pour entamer sa carrière politique.
Bu artık siyasi bir dava halini almıştır.Il estime alors qu'il s'agit d'un procès politique.
Ukrayna ise mali ve siyasi nedenlerden dolayı 2015 yılında katılmayacağını açıklamıştır.L'année 2015 marque également le retrait de l'Ukraine pour des raisons politiques et financières.
Porto Riko'daki başkıca 3 siyasi partiden biridir ve ikinci en eski yasal partidir.Il est l'un des trois principaux partis politiques et le deuxième plus vieux parti de Porto Rico.
Siyasi kariyerinde Fransız Demokrasisi için Birlik'te başlamıştır.Il a fait sa carrière politique sous l'étiquette de l'Union pour la démocratie française.
Örneğin, bir yerde yasal olan bazı siyasi finansman uygulamaları başka bir yerde yasa dışı olabilir.Certaines pratiques politiques sont légales dans un pays et sont illégales dans un autre.
Onun siyasî yanlılığı liberaldır.Son positionnement politique est plutôt libéral.
1930 yılında kuruldu ve sosyalist program üzerinde çalışan ilk Bask milliyetçisi siyasi parti oldu.Fondé en 1930, il est le premier parti politique nationaliste basque défendant un programme socialiste.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Il demanda alors l'asile politique.
Siyasi, ideolojik ve bölücü faaliyetler yoktur.Aucun motif d'ordre religieux, politique ou idéologique n'entre en ligne de compte.
Savaş sonrasında tekrar siyasi olarak aktif hale geldiği Budapeşte'ye döndü.Après la guerre, il retourne à Budapest et reprend l'activisme politique.
Direnişin askeri ve siyasi bileşenleri kimi zaman birbirinden ayrılabilmekteydi.Composantes politique et militaire de la Résistance peuvent être parfois séparées.
Ordu'nun Siyasi Komiser'i ise Nikita Kruşçev'di.Le commissaire militaire surveillant l'armée était Nikita Khrouchtchev.
Polly Holladay gibi siyasi radikallere ait olan) özel kulüpler de vardı.Les homosexuels sont aussi reçus dans des clubs privés comme le Polly Holladay.
Siyasi partilere ise 14 meclis üyeliği hakkı verildi.14 partis politiques sont légalisés.
Aynı zamanda siyasi eylemlerini de sürdürdü.Il continue également son activité politique.
Siyasî olarak Krasnoyark'a bağlıdır.Administrativement, elle dépend du krai de Krasnoïarsk.
Birçok siyasi parti kuruldu.Plusieurs formation politiques sont créées.
İlgili Sayfalar