siyasi ile cümle

siyasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok siyasi gazete çıkardı ve yönetti.He published and directed many political newspapers.
1991'de siyasi bir nedenle gözaltına alındıktan sonra üniversiteden atıldı.After being detained in 1991 for a political reason, he was expelled from the university.
Uzun yıllar boyunca genellikle Çar'a eşit, hatta onu gölgede bırakan baskın bir siyasi figürdü.For many years, he was a dominant political figure, often equaling or even overshadowing the Tsar.
Siyasi özgürlük kavramlarının böyle iki aileye sahip olduğunun inkar edilemez olduğunu düşünüyor.He sees it as undeniable that there are two such families of conceptions of political freedom.
Melek, örgütler kurarak ve siyasi eylem arayarak görüşleri doğrultusunda harekete geçmişti.Malak took action on her views by starting organizations and seeking political action.
Siyasi faaliyetlerinin bir yönü, diğer ülkelerden kadınlarla bağlantı kurmaktı.One aspect of her political activity was connection with women from other countries.
Uygurlar siyasi öneme sahiptir.Of some potential political significance are the Uyghurs.
Grup 47’nin kültürel ve siyasi etkisi birçok tartışmanın konusu olmuştur.Der kulturelle und politische Einfluss der Gruppe 47 wurde Gegenstand zahlreicher Debatten.
São Tomé ve Príncipe'de ordu siyasi hayatta önemli bir rol oynamaktadır.Das Militär spielt in São Tomé und Príncipe eine wichtige politische Rolle.
Komünistlerin siyasi tutumlarından hayal kırıklığına uğrayarak partiden ayrıldı.Enttäuscht wandte sich die Heimwehr von den Parteien ab.
6) Siyasi, adli ve mali gelişmemize engel olacak sınırlamalar kaldırılacaktır.Alle Restriktionen der politischen, juristischen und finanziellen Entwicklungen werden aufgehoben.
Önceden siyasi kararlar siyasi liderlerce alınıyordu.Einerseits waren die Befehle der politischen Führung klar.
Orada kendisine siyasi sığınma hakkı verildi.Dort wurde ihm politisches Asyl gewährt.
Ritsuryō'ya göre siyasi sistem "Ritsuryō-sei" (律令制) olarak bilinir.Das politische System in Übereinstimmung mit ihm heißt Ritsuryō-sei (律令制).
Bu seçimlerden sonra ülkede kalan Tutsiler siyasi bir önemsizliğe terk edilmiştir.Die im Lande verbliebenen Tutsi wurden in die politische Bedeutungslosigkeit abgedrängt.
Bağımsız haftalık yayınlar Erraï ve siyasi PDP-gazete Al Mawkif için yazdı.Sie schrieb für die unabhängige Wochenzeitung Erraï und später für die PDP-Zeitung Al Mawkif.
1972'nin sonunda, 1000'in üzerinde kişi siyasi nedenlerle tutuklanmıştı.Gegen Ende des Jahres 1972 waren über 1.000 Personen festgenommen worden.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Alle anderen politischen Parteien wurden verboten.
1962 yılında Eyskens, Maliye Bakanı Andr Dequae'nin kabinesinde danışman olarak siyasi kariyerine başladı.1962 begann seine politische Karriere als Berater von Finanzminister André Dequae.
1930 yılında aktif siyasi yaşamını noktaladı.1930 begann seine aktive Teilnahme in der Politik.
Birçok siyasi parti kuruldu.Dabei wurden mehrere politische Parteien gegründet.
1973 yılında itibaren yasak olan siyasi partilerin durumu 2006 yılından bu yana belirsiz bir durumdadır.Ab 1973 waren politische Parteien verboten, seit 2005 ist ihr Status unklar.
Bunların siyasî yetkileri de var­dı.Sie hatten die politische Macht.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Sämtliche politischen Gefangenen werden freigelassen.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.30.000 Personen flohen ins Ausland.
Kimi zaman siyasi konularla da ilgili olabilmektedirler.Gelegentlich werden auch tagespolitische Themen aufgenommen.
Mart 2008'de siyasi hayattan çekilmiştir.Im März 2008 zog er sich aus dem politischen Leben zurück.
Human Rights and Democracy Movement Tonga'daki siyasi partillerden biridir.Pohiva war Mitglied der politischen Partei Human Rights and Democracy Movement in Tonga.
Doktorasını "Montesquieu Siyasi ve İktisadi Düşünceleri" üzerine yaptı.Seine Dissertation schrieb er 1954 über „Montesquieus politische und ökonomische Gedanken“.
Polly Holladay gibi siyasi radikallere ait olan) özel kulüpler de vardı.Empfangen wurden Homosexuelle auch in Privatclubs wie dem von Polly Holladay.
Cumhurbaşkanı siyasi parti üyesi de olabilir.Der Staatspräsident soll Mitglied einer Partei sein können.
Avrupa siyasi partileri Avrupa Parlamentosu seçimleri boyunca kampanya düzenleme münhasır hakkına sahiplerdir.Jeder Unionsbürger hat das Wahlrecht bei den Wahlen zum Europäischen Parlament.
Siyasi Haber.Politische Kommunikation.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Letztendlich führten sie auch dazu, dass die politischen Gefangenen frei gelassen wurden.
Başlıca siyasi eylemlerini 1970'lerde ve 80'lerde yaptı.Dies war auch ein Schwergewicht ihrer politischen Arbeit in den 1970er- und 1980er-Jahren.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Er gehörte keiner politischen Partei an.
Siyasi parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.Der Parteitag kann sich nicht auf einen Präsidentschaftskandidaten festlegen.
Bağımsızlık sonrası dönem ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla geçti.Mit der Unabhängigkeit kamen noch Korruption und politische Instabilität hinzu.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Während der Weltwirtschaftskrise spitzte sich das politische Klima zu.
Sağ üst – Sağ siyasi düşünceler.Genauer: ihre linken politischen Ideen.
Demokrat Türkiye Partisi (DTP), 1997 ile 2005 yılları arasında Türkiye'de faaliyet göstermiş siyasi parti.Partei der Demokratischen Türkei) war in den Jahren 1997 und 2005 eine türkische Partei.
1984 yılında Siyasi İnceleme ve Değerlendirme Daire Başkanı olarak Ankara'ya döndü.1984 war er dann als Leiter einer politischen Untersuchungsabteilung wieder in Ankara beschäftigt.
Parti IRA'nın siyasi kanadı olarak değerlendirilmektedir.Sie gilt als der politische Arm der IRA.
2 Haziran 2014 tarihinde, Stranka Mira Cerarja (Miro Cerar Partisi) adında yeni bir siyasi parti kurdu.Sie wurde am 2. Juni 2014 unter dem Namen Stranka Mira Cerarja (deutsch: Partei von Miro Cerar) gegründet.
1987'de Guillaume Faye aktif siyasi kariyerini bitirdi.1987 beendete Luis Galván seine aktive Laufbahn.
Görevi sırasında hiçbir siyasi partiye üye olamaz.Während seiner Amtszeit darf er keiner politischen Partei angehören.
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.Insgesamt gibt es über 85.000 politische Einheiten in den Vereinigten Staaten.
Frizye'nin doğusunda ise bölgesel ve yerel örgütlenmeler ile "Die Friesen" isimli siyasi parti kurulmuştur.In Ost-Friesland gibt es friesische Interessensgemeinschaften und die politische Partei Die Friesen.
Siyasi konularda görüş belirtir.Politische Begriffe in der Diskussion.
Siyasi bir ailede doğdu.Sie stammt aus einer politischen Familie.
Rus İç Savaşı sırasındaki askeri faaliyetlerinde hep siyasi komitelerde görev almıştır.Die Armee nahm im Inneren Russlands traditionell auch Polizeiaufgaben wahr.
Haziran 1793 tarihinde Paris'i terkedip, zamanla siyasi hayattan çekilmiştir.Im Juni 1793 verließ er Paris und zog sich zunächst aus dem politischen Leben zurück.
Aslında dinlerin büyük bir kısmının, devlet kavramı açısından siyasi nitelikleri yoktur.Manche Landesbeamtengesetze kennen den Begriff des politischen Beamten nicht.
1828 yılında kurulan masonluk karşıtı bir siyasi parti olan Anti-Masonik Parti'den aday oldu.Politisch trat er erst in den 1830er Jahren als Mitglied der Anti-Masonic Party in Erscheinung.
Eylül 1939 başlarında siyasi karşıtların öldürülmeleri talimatını verdi.Ab Anfang September 1939 gab er Anweisungen zur „Sonderbehandlung“ (Ermordung) politischer Gegner.
Sozialistische Linkspartei Avusturya'da sosyalist bir siyasî partidir.Die Socialist Alliance ist eine sozialistische Partei in Australien.
Kürkçü, 2002 - 2007 arasında siyaset ve kültür dergisi Siyasi Gazete'yi çıkardı.Zwischen 2002 und 2007 veröffentlichte er das politisch-kulturelle Magazin Siyasi Gazete.
Aynı zamanda siyasi eylemlerini de sürdürdü.Er übte auch politische Tätigkeiten aus.
Tevfik Rüştü Aras Atatürk'ün ölümünden bu yana ilk defa bir siyasi partiye üye oldu.Es ist das erste Mal, dass Oskar seit dem Tod von Herrn Matzerath wieder eine Trommel hält.
İzleyen dört yıl boyunca açık siyasi etkinlikler yasaklandı.Einige Tage später wurde alle politische Aktivität für die Dauer von vier Jahren verboten.
İlgili Sayfalar