Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Wielkie, grube mamuśki z Bronksu przychodziły i mówiły: "Hej dziewczyno, to jest to!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Τεράστιες μαύρες μαμάδες από το Μπρονξ έρχονταν και μου έλεγαν "Αυτό είναι κορίτσι μου!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Великі товсті жіночки в Бронксі підходили до мене і казали: "Слухай, дівчино, це воно!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Големи, дебели черни мами в Бронкс идваха и казваха: "Ей, момиче, това е!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.Крупные упитанные негритянки из Бронкса подходили ко мне и говорили: "Да, дорогуша, это именно то, что надо!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.מאמות גדולות ושמנות בברונקס היו באות ואומרות "היי ילדה, זהו זה!"
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.فالنسوة ذات البشرة السوداء في البرونكس كن يأتين ويقلن " يا فتاة .. هذا هو الذي نريد ان نقوله منذ مدة "
Bronx'da iri yarı siyahi anneler... ...yanıma geldi ve "işte bu!" dedi.やってきて「その通りだわ!」と言いました その後、ソルボンヌのお洒落な若者達が言っていました
Bu kutsal yükümlülüğü onurlandırmak yerine, Amerika Siyahi vatandaşlara kötü bir çek verdi.Αντί να τιμήσει αυτή την ιερή υποχρέωση, η Αμερική έχει δώσει στους Νέγρους μία κακή σημείωση.
Bu mühim kararname siyahi köleler için büyük bir umut ışığı oldu.그중대한 선언은 불의의 불길에 그슬리던 수백만 흑인노예들에게
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Ami végül nem bizonyult az egyik legsikeresebb pénzügyi befektetésnek ennek a fekete bandának.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.De Iowa franchise bleek voor deze zwarte bende, niet een van de meest briljante financiële ondernemingen.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Für diese schwarze Gang war es eines der weniger brillanten finanziellen Unterfangen.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.흑인들로만 구성된 갱단이 시도하기에는 결코 현명한 사업이 못돼죠.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Que, para esta banda negra, no fue una de las más brillantes operaciones financieras que hayan emprendido.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.To nie było najszczęśliwsze przedsięwzięcie finansowe gangu.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.To se ale pro gang černochů ukázalo jako ne jeden z brilantních finanční podniků, kterého se ujali.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.Което се оказа за тази черна банда, че не беше от най-добрите финансови операции, когото те бяха предприели.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.ולכנופיה השחורה הזו הסתבר שזה לא המבריק במבצעים הפיננסיים שהם לקחו על עצמם.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.مما وجدنا أنها لعصابة سوداء، ليست من أفضل الطرق من الناحية المالية التي من الممكن أن يتخذوها.
Bu siyahi çetenin giriştikleri şeyin daha parlak finansal gayretlerden biri olmadığı sonradan ortaya çıktı.財政面での努力の実らない場所でした (笑)
Çünkü beyaz adamların, siyahi insanları vurması fikri hoşunuza gitmiyordu, değil mi?Nein!
Çünkü o siyahi insanları sevmiyor.그는 흑인 들을 사랑 하지 않습니다.
Eğer bir köpek, siyahi bir adamı ısırıyorsa, siyahi adam köpeği öldürmelidir.흑인 남자는 개를 죽 여야 개 흑인을 무는 경우
Eğer bir köpek, siyahi bir adamı ısırıyorsa, siyahi adam köpeği öldürmelidir.Wenn ein schwarzer von einem Hund gebissen wird, dann soll er ihn töten.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Dla czarnych lato pełne nienawiści.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Ha fekete voltál, a gyűlölet nyara.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.흑인이라면 그 반대였을겁니다.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Maar voor zwarten was het een zomer van haat.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Nếu bạn là người da đen, đó lại là mùa hè của sự căm ghét.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Pentru negri, o vară de ură.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Se eravate neri, era un'estate d'odio.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Si eras negro, era un verano de odio.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Si vous étiez noir, c'était l'été de la haine.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Wenn man schwarz war, war es ein Sommer des Hasses.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Αν ήσουν μαύρος, ήταν το καλοκαίρι του μίσους.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Ако си черен, било лято на омраза.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.Если вы были чёрным, то это было лето ненависти.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.אך מבחינת השחורים זה היה קיץ של שנאה.
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.ولو كنت أسود فكان صيف الكره
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.母はオックスフォードから イングランド北部に送られて
Evim, Elijah Mohammad'in emirleri altındaki Siyahi Müslüman hareketi tarafından bombalandı.그것은 엘리야 무하마드의 주문에 따라 블랙 이슬람 운동에 의해 폭격 했다.
Geceleri beyaz adamlar gelip de siyahi kadınlarla beraber olmak istediğinde, o, onlara kadın ayarlıyordu.때 백색 사람 밤에 나와 서 하 고 그들은 흑인 여성, 싶 었 어 요 그는 그들을 그들을 위해 정렬 수 있습니다.
Geceleri beyaz adamlar gelip de siyahi kadınlarla beraber olmak istediğinde, o, onlara kadın ayarlıyordu.Wenn die Weissen nachts rauskamen und schwarze Frauen wollten, konnte er das arrangieren.
Geceleri beyaz adamlar gelip de siyahi kadınlarla beraber olmak istediğinde, o, onlara kadın ayarlıyordu.Όταν έβγαιναν τον βράδυ οι λευκοί και ήθελαν μαύρες μπορούσε να κανονίσει να τους βρει.
Geceleri beyaz adamlar gelip de siyahi kadınlarla beraber olmak istediğinde, o, onlara kadın ayarlıyordu.عندما كان القوم البيض يخرجون في الليل ويريدون نساء سود، يستطيع أن يرتب لهم الحصول عليهم.
İki siyahi adamın, beyaz kadınlarla olması, mahkeme salonunda sorun çıkarmıştı.Die Tatsache, dass zwei schwarze Männer mit weißen Frauen zusammen waren gefiel dem Gericht nicht.
İki siyahi adamın, beyaz kadınlarla olması, mahkeme salonunda sorun çıkarmıştı.두 흑인 남성은 백인 여자와 사실이 되었다 법원에서 문제입니다.
İki siyahi adamın, beyaz kadınlarla olması, mahkeme salonunda sorun çıkarmıştı.Το γεγονός ότι δύο μαύροι ήταν με λευκές έγινε θέμα στο δικαστήριο.
İki siyahi adamın, beyaz kadınlarla olması, mahkeme salonunda sorun çıkarmıştı.حقيقة أن رجلين سود كانوا مع نساء بيض أصبحت مشكلة في المحكمة.
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --Johnnie Carr, die den Montgomery-Busboykott organisiert hatte
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --운동을 조직했던 아프리카계 미국인인 조니 카 여사와 백인인 버지니아 더 여사와 시간을 보냈는데 그녀는
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --ג'וני קאר שהיתה המארגנת של חרם האוטובוסים במונטגומרי -- אשה אפרו-אמריקאית מדהימה --
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --جوني كار والتي كانت منظمة حركة مقاطعة باص مونتغمري -- كن نساءٍ مدهشاتٍ من أصولٍ أفريقية --
Johnnie Carr, Montgomery otobüs boykotunun düzenleyicisydi -- harika bir siyahi kadın --ジョニー・カー氏と 白人でキング牧師の弁護士をした クリフォード・ダーを夫とする
"Kalifiye bir siyahi lidere oy verir misin?""Apakah Anda tidak akan memilih presiden kulit hitam meskipun dia bagus?"
"Kalifiye bir siyahi lidere oy verir misin?""Czy głosowałbyś na czarnego kandydata na prezydenta?"
"Kalifiye bir siyahi lidere oy verir misin?""당신은 자격이 있는 흑인을 대통령으로 투표하시겠습니까?"
"Kalifiye bir siyahi lidere oy verir misin?""Liệu bạn có không bầu cử cho một vị tổng thống da đen đủ tiêu chuẩn ?"
"Kalifiye bir siyahi lidere oy verir misin?""Megtagadná szavazatát egy alkalmas fekete elnökjelölttől?"