O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.שהיא אויבת לעם השחור...
1844'te John Tubman adında özgür bir Siyahi Amerikalı ile evlenir.בסביבות שנת 1844 היא נישאה לג'ון טאבמן, גבר שחור חופשי.
Ayrıca uzaya çıkan ilk Latin Amerikalı ve siyahi kişidir.הוא גם הראשון מנשיאי ונצואלה שמוצאו אינדיאני ושחור.
Irkçı bir tavır sergileyerek siyahilere daire satmadı.הוא לא גינה תקיפה של מפגינים שחורים.
Beyaz ırkta ve sarı (doğu Asyalı) ırklarda olduğu gibi, siyahilerde de melezler görülür.Зеленият и белият (сребърен) цвят се приемат като сабазиеви (цветовете на Сабазий).
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Жертвали му черни живитни.
Bu maçla birlikte Çek Cumhuriyeti forması giyen ilk siyahi oyuncu oldu.Bio je prvi nogometaš crnac koji je igrao u Češkoj ligi.
Geri kalanı ise Avrupalı beyazlar ve Afrikalı siyahilerden oluşur.Väčšinu populácie tvoria belosi a Afroameričania.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Bol to zásah do čierneho.
Lorde'ye göre ırkçı politikayı bitirmek için siyahi erkek ve kadınların arasındaki kavganın bitmesi gerekiyor.Podľa žalobcov chcel Manson vraždami rozpútať rasovú vojnu medzi bielymi a čiernymi Američanmi.
Ashe 1963'te ABD Davis Kupası takımına seçilen ilk siyahi oyuncu oldu.V roku 1963 bol prvým tenistom tmavej pleti, ktorý nastúpil za davis-cupový tím USA.
1986 - Desmond Tutu, Güney Afrika'da ilk siyahi Anglikan Kilisesi lideri oldu.7. september - Desmond Tutu postane prvi temnopolti anglikanski škof v Južni Afriki.
Ashe 1963'te ABD Davis Kupası takımına seçilen ilk siyahi oyuncu oldu.Ashe je bil leta 1963 izbran, da predstavlja ZDA v Davisovem pokalu.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Verjeli so tudi v prirojeno manjvrednost črncev.
Şehirde ikâmet edenlerin çoğunluğu Siyahiler ile Latin kökenli Amerikalılardır.Valstijoje didžiausia mažuma tapo lotynų amerikiečiai, nurungę juodaodžius.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Žmonės jam aukodavo juodas vištas.
Barrow ülkenin ilk siyahi başbakanıdır.Jis yra pirmasis juodaodis JAV prezidentas.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Valge koer ründab mustanahalisi inimesi.
1870 - Güney Karolinalı Joseph H. Rainey, Amerika Birleşik Devletleri kongresine seçilen ilk siyahi oldu.1870 – Joseph Hayne Rainey Lõuna-Carolina osariigist valiti esimese afroameeriklasena USA Esindajatekotta.
2018'de Netflix orijinal dizisi Seven Seconds'ta öldürülen siyahi bir gencin annesi rolünü oynadı.Centineo mängis 2018. aastal kahes Netflixi originaalses teismeliste komöödiafilmis.
Geri kalan (%17) ise siyahidir.Neist 32 (17%) olid eestlased.
Irkçı bir tavır sergileyerek siyahilere daire satmadı.Mustanahalisi külastajaid ümberkaudsed majutusasutused ei majutanud.
1950'lerin ilk yıllarında, İslam Ulusu siyahi topluluklar içinde pek bilinmiyordu.1950 년대 초에 이슬람 국가의 대부분의 흑인 사회에 알려지지 않았다. 총 회원 수 것으로 알려졌다
1950'lerin ilk yıllarında, İslam Ulusu siyahi topluluklar içinde pek bilinmiyordu.In den frühen 1950ern war die Nation of Islam in den meisten schwarzen Gemeinden unbekannt.
1950'lerin ilk yıllarında, İslam Ulusu siyahi topluluklar içinde pek bilinmiyordu.Στις αρχές της δεκαετίας του 1950, το Έθνος του Ισλάμ ήταν άγνωστο στις περισσότερες μαύρες κοινωνίες.
1950'lerin ilk yıllarında, İslam Ulusu siyahi topluluklar içinde pek bilinmiyordu.في بدايات 1950، أمة اللإسلام كانت غير معروفة في معظم مجتمعات السود. مجموع الأعضاء كان يعتقد انه
28. mıntıka, siyahilere karşı ön yargılı olmasıyla meşhurdu.28 선거구는 그들의 편견에 대 한 악명이 있습니다.
28. mıntıka, siyahilere karşı ön yargılı olmasıyla meşhurdu.Das 28te Revier war bekannt für ihre Vorurteile.
28. mıntıka, siyahilere karşı ön yargılı olmasıyla meşhurdu.المنطقة الثامنة والعشرين اشتهرت بالتحامل.
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,En los EE.UU., cuando oímos la palabra "raza" mucha gente cree que significa afroamericano,
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,Gdy w USA słyszymy słowo "rasa", wielu myśli, że mowa o Afro-Amerykanach,
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,Ha az Egyesült Államokban meghallja valaki a "rassz" szót, akkor az általában arra gondol, hogy afro-amerikai,
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,In den Vereinigten Staaten denken viele Menschen, wenn sie das Wort "Rasse" hören, dass es Afroamerikaner,
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,In de V.S. denken veel mensen bij het horen van het woord 'ras', dat er Afro-Amerikaans mee bedoeld wordt.
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,În Statele Unite, când auzim cuvântul "rasă", mulți au impresia că se referă la negri,
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,Když v USA slyšíme slovo "rasa", lidé si myslí, že to znamená Afroameričan,
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,미국에서 "인종"이라는 단어를 들으면 많은 사람들은 아프리카계 미국인,
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,בארצות הברית, כשאנחנו שומעים את המילה "גזע", הרבה אנשים חושבים שמדובר באפרו-אמריקנים.
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,في الولايات المتحدة، عندما نسمع كلمة "العرق"، الكثير من الناس يعتقدون أن ذلك يعني أمريكي من أصل أفريقي،
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,「アフリカ系アメリカ人」 「ラテン系」「アジア系」「ネイティブ」
ABD'de, siyahi insanların sahip olduğu, en büyük iş imparatorluğuydu.미국에서 가장 큰 흑인 소유의 비즈니스 제국 수 평판 지금 했다.
ABD'de, siyahi insanların sahip olduğu, en büyük iş imparatorluğuydu.Schwarzen gehörendes Geschäftsimperium in den Vereinigten Staaten.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.A jak tak stoupám po schodech, vidím starého černocha, který u toho soudu uklízí.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.És ahogy felfelé lépkedtem a lépcsőn, ott állt egy idős fekete férfi, takarító a bíróságon.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Iba subiendo las escaleras cuando me encontré con un hombre negro mayor; era el conserje del juzgado.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.그런데 제가 법정앞의 계단을 올라가는데 나이가 든 관리부 아저씨가
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.När jag gick uppför trapporna i domstolshuset såg jag vaktmästaren, en äldre svart man.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Quando estava a subir as escadas do tribunal estava lá um homem negro, mais velho, que era o porteiro.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.Wchodząc po schodach do budynku, zauważyłem czarnoskórego mężczyznę - woźnego.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.ובעודי עולה במדרגות לעבר בית המשפט, היה שם אדם מבוגר, שחור, שהיה השרת בבית המשפט הזה.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.وعندما اقتربت من قاعة المحكمة ، كان هناك رجلٌ أسود كبير السن والذي كان الحاجب في تلك المحكمة.
Adliye sarayının merdivenlerinden çıkarken, oranın yaşlıca siyahi bir temizlikçisi vardı.裁判所の清掃作業員らしき 1人の年寄りの黒人がいて 彼は私を見ると 近寄ってきて
Afrika'daki siyahi adam kendi yemeğini pişirip, baharatlarını koyarmış.Der schwarze Mann in Afrika kochte und würzte sein Essen.
Afrika'daki siyahi adam kendi yemeğini pişirip, baharatlarını koyarmış.아프리카에서 흑인 요리 되었고 그의 음식 조미료.
Afrika'daki siyahi adam sanat ve bilimle uğraşırmış.Der schwarze Mann in Afrika meisterte Kunst und Wissenschaften.
Afrika'daki siyahi adam sanat ve bilimle uğraşırmış.아프리카에서 흑인 예술과 과학을 마스터 했다.
Afrika'daki siyahi adam saraylarda yaşarmış, siyahi adam ipek giysiler giyermiş,Der schwarze Mann in afrika trug Seide.
Afrika'daki siyahi adam saraylarda yaşarmış, siyahi adam ipek giysiler giyermiş,아프리카에서 흑인 궁전에 살고 흑인은 실크 입고 있던
Ama, Amerika'daki siyahi insanların büyük kısmı, Martin Luther King'i desteklememektedir.Aber die Massen an Schwarzen im heutigen Amerika fallen darauf nicht rein.
Ama, Amerika'daki siyahi insanların büyük kısmı, Martin Luther King'i desteklememektedir.하지만 오늘 미국에서 흑인 들의 대 중은 마틴 루터 킹에 무엇을 억제 하는 것에 대 한 가지 마.