İyi kalitede siyah üzüm ve karpuz ürünü alınır.In Finlandia vengono prodotti burro e latte di altissima qualità.
Gri tilkinin aksine kuyruğu boyunca ilerleyen siyah bir çizgi yoktur.Diversamente dalla volpe grigia non ha nessuna striscia lungo la coda.
Prosoma koyu kahverengi (erkekleri hemen hemem siyahtır) olup kenarlarına doğru parlak pürüzsüz ve tüysüzdür.Il fusti è sottile, scuro, con spine (purpuree) generalmente punteggiate di nero e spesse.
Siyah tüylüdür.Penna nera.
Rumca siyah/kara anlamına gelmektedir.Il toponimo significa monte nero.
Videonun diğer karelerinde ise Kiraly siyah bir elbise içerisinde şarkısını söylemeye devam eder.Per sottolineare questa alternanza, nel video la giacca di Ryan ha un numero diverso ad ogni ripetizione.
Yavrular doğduklarında koyu kahverengi, nerdeyse siyah renklidirler.I cuccioli, quasi neri alla nascita, sono marroni scuri.
Siyah ve beyaz versiyonları var.Inoltre, vi erano delle scritture nere e bianche.
Siyah İnci'nin Laneti 'in bütçesi 140 milyon dolardı.Il budget della pellicola era di 140 milioni di dollari.
Sırtında siyah bir şeridi, bazen de siyah arka bacakları olur.Sono presenti tenui bande sui fianchi ed a volte anche puntini neri sul dorso.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.Un giocatore ha tutte pedine nere e l'altro bianche.
Vxf3 Siyah Vezir alınamaz, çünkü g8’deki Kale, g2’deki piyonu açmaza almıştır.Dopo 19…Dxf3, la donna nera non può essere presa perché la torre in g8 inchioda il pedone bianco in g2.
Üniforma siyah ve beyaz renkte idi.L'uniforme era bianco-nera.
Pasaporta yapıştırılan fotoğraflar her zaman siyah ve beyaz renktedir.Le divise per la trasferta sono sempre state di colore bianco.
Ayrıca karate ve Kung-Fu'da siyah kuşağı vardır.Curiosamente, Landy è anche cintura nera di kenpō e karate.
Mammy Two Shoes, siyahi Amerikalı, orta yaşlı bir ev hizmetçisidir.Mammy Due Scarpe è una donna afroamericana ed è anche la padrona di Tom.
Siyah beyaz.Bianche e nere.
Gözlerinin üzerinden geçen siyah bir çizgi vardır.Una striscia nera attraversa l'occhio.
Ağzının ucu siyahtır.La bocca è nera all'interno.
Siyah etek ve üzerinde yıldız olan mavi bir tişört giyer.Sopra ha un mantello blu con delle stelle dorate.
Kanat açıklığı 89-96 santimetredir ve iç kanatta siyah bir bant vardır.L'apertura alare è di circa 89–96 cm e le ali hanno una banda nera sulla parte interna.
Siyah saçlı, hafif çekik gözlü biridir.Capelli neri, carattere comprensivo.
Beyazlar ve siyahlar var, o kadar!" der."E' un bianco e nero a colori" disse Wilder.
Bilavel Butto ayrıca Taekwondo'da siyah kemer dir .E' cintura nera in Taekwondo.
Lathi siyah mermerden yapılmıştır.Manca nel mar Nero.
Işığı yansıtmak yerine emen pigmentler siyah gözükür.I pigmenti che assorbono la luce piuttosto che rifletterla danno luogo al "nero".
Belge renkli veya siyah beyaz olarak da edinebilmektedir.Le promozioni possono essere fatte sia dal bianco che dal nero.
Ancak siyah bu kıskaçtan 1...Se il Nero ha il tratto: 1...
Yüzde bulunan çizgiler kulakların gerisine kadar uzanır ve siyah ya da siyahımsı-kahverenklidir.In essa le strisce facciali si estendono fin sopra le orecchie, e sono di colore nero o marrone-nerastro.
Aynı şekilde belirtilen kişinin çocuklarıda siyahi olamaz.Non si può dire come il bambino ci manchi a ogni istante .
1986 - Desmond Tutu, Güney Afrika'da ilk siyahi Anglikan Kilisesi lideri oldu.3 febbraio: Desmond Tutu diventa il primo vescovo anglicano nero di Johannesburg.
Rice karakteri canlandırırken yüzünü kömürle siyaha boyuyordu.Il giorno dell'Ascensione ci si lava la faccia con le rose.
Film siyah beyaz başlar ve siyah-beyaz biter.L'atto, infatti, comincia in bianco e nero e finisce a colori.
Mürekkep kesesi siyah boya olarak kullanılır.Il prodotto si presenta come polvere di colore nero.
Tüyleri genelde siyahtır, boyunlarda kirli beyaz, kırçıllı renk bulunabilir.I capelli di solito sono assenti, o presenti in maniera molto folta e di colore chiaro.
Barrow ülkenin ilk siyahi başbakanıdır.Barrow è il primo nero ad essere primo ministro del Belize.
Aracın rengi ise siyah şeritli beyazdır.Il colore originale della vettura era il bianco.
Gözleri siyahtır.Gli occhi sono neri.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Attorno agli occhi è presente un anello nero.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.I bianchi e le persone di colore devono unirsi e lavorare insieme.
Siyah genellikle 3... d6 oynar.Il nero intende giocare 7. ...
Siyah Cisim terimi, ilk olarak Gustav Kirchhoff tarafından 1860 yılında kullanılmıştır.Il termine e il concetto di "corpo nero" venne introdotto per la prima volta da Gustav Kirchhoff nel 1862.
Papua taipanı siyah veya morumsu gridir ve sırtında bakır renkli bir çizgi bulunur.Il Papuan taipan è nero o violaceo-grigio, con una striscia color rame sulla schiena.
Bu uçuş sayesinde Méndez uzaya çıkan ilk Kübalı, ilk Latin Amerikalı ve ilk siyahi olur.È stato il primo latinoamericano a viaggiare nello spazio e il primo astronauta cubano di colore.
Alt kısımları kısmen beyaz ya da daha açık bir renkken gövdeleri genellikle siyahtır.La parte inferiore è sempre più chiara, solitamente di colore bianco.
Renkleri genellikle siyahtır.Il colore è abitualmente nero.
500 kopyayla sınırlı Siyah LP.Esso si trova anche in versione LP limitato a 300 copie.
Genellikle beyazdır ancak gri veya siyah olarak da görünebilirler.Solitamente sono creature rosse, ma anche nere o verdi.
Gilda (film), Charles Vidor yönetiminde çekilen siyah-beyaz 1946 yapımı film.Gilda è un film noir del 1946 diretto da Charles Vidor.
Kanatları ve kuyrukları siyahtır.Le ali e la coda sono nere.
Devler buraya Stur yani Siyah dediler.I tedeschi dichiararono la città Zona Nera.
Olivier'in siyah-beyaz çektiği tek filmdir.Il piumaggio è olivo-bruno striato di bianco.
Bir madalyonun sarktığı kalın altın bir bileziği, şık küpeleri ve boynunda siyah kurdelesi vardır.Sul capo presenta un maestoso copricapo, una collana di cadaveri al collo ed una lunga lingua.
O her zaman siyah gözlük takar.Он всегда носит тёмные очки.
Siyah ve beyaz bir köpek beni ısırdı.Чёрно-белая собака укусила меня.
Siyah telefonun beyazdan daha fazla maliyeti var.Чёрный телефон стоит дороже, чем белый.
Dün Kadıköy'de bir restoranda gri renk ve siyah çizgili bir kedi benim masanın üzerine atladı.Вчера в ресторане в Кадыкёе ко мне на стол запрыгнула серая кошка в чёрную полоску.
Yine siyah giyinir.Он снова одет в чёрное.
Siyah bir kedi beyaz bir fare yiyor.Чёрная кошка ест белую мышь.
Siyah beyaz olan dönemler aslında en renkli dönemlermiş, bunu fark ettim.Я заметил, что чёрно-белое время на самом деле было самым ярким временем.