Ana içeriğe geç
Sözlük

siya ile cümle

siya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Lalenin yapraklarını belirtmek için siyah ince uçlu oje kullanın.Lalenizin yapraklarını belirlemek için ince uçlu siyah oje kullanın.
Kutuplaşma siyasi elitlerde en güçlüdür.The polarization is strongest among our political elites.
Latin ve siyahi çocukların çoğu evli olmayan annelerden doğuyor.Most Hispanic and black children are now born to unmarried mothers.
Yıllarca, bu ülke siyaset ve din arasında bölündü.For years, the country has been divided between politics and religion.
Siyasi problemlerimiz de öyle.So did our political problems.
Böylece maraton aracılığıyla, siyasi sorunların üstesinden gelinebileceğini öğrendik.So through the marathon, we learned that political problems can be overcome.
Dışarı çıkıyorsunuz, siyah beyaz.This is where when you go outside, it's in black and white.
Ve siyasi spektrumun hic bir ucu bu niteliklerden birisine sahip degil.And no side of the political spectrum has a monopoly on either of those qualities.
En buyuk ve en onemli sey, tarafsiz bakis acisi siyasetimiz.So the biggest and the most important thing is our neutral point of view policy.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.So we have very diverse contributors in terms of political, religious, cultural backgrounds.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Here he is, one little guy, black jeans and stuff, on a totally empty stage.
Normalde siyah ve gümüş renkteler.They're normally black and silver.
Siyasette, Adlai Stevenson gibi nadir bulunan ciddi adaylar,In politics, the rare candidate who is serious,
İranlı her sanatçı bir biçimde siyasete bulaşmak zorunda.Every Iranian artist, in one form or another, is political.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.The story rests on a fundamental platform of political pluralism.
Gözlerinin altında siyah halkalar var.There are dark circles under your eyes!
Bu numarayı kullanan birçok hayvan var, mesela bu siyah ejderha balığı.There's a lot of animals that use this trick, for example this black dragonfish.
Kamera siyah beyaz.So the camera's black and white.
Çark, santrifüjün içerisindeki hareket eden siyah parça.The rotor is that moving part within the centrifuge, that black object that you see.
Bu durum baştakiler ve muhatapları açısından siyasi riskler içerir.It's politically risky for the protagonists and for the interlocutors. On one occasion
Beyaz yüzeylerin uzun kenarları, siyahların kısa kenarları var.White surfaces have long edges, black ones have short ones.
Burada siyaset konuşmama konusunda kesin talimatlarımız var.We have real specific instructions here not to talk about politics.
Pemulroy siyaseti reddedecek ve ateşli silahlar tarafından öldürülemeyeceğine inanarak,Pemulroy will reject diplomacy and will declare the first war on Australian soil
Pamuk toplayan yaklaşık yüz kadar siyah işçi vardı orada.There were about a hundred black folks out there picking.
Hayır, siyasal düzenimizin bozulduğunu düşünmüyorum.No, I don't think our political system is broken.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.And so we had black and white students and others who began to attend.
İkame bir terminalde olabilir ve terminalleri siyah ile yazdim.What's special about the terminals is they never appear on the left side of a rule.
Siyah ve beyaz, tek renkli, tamamen renkli, hepsi tamsayı matematiğiydi.It was in black and white, monochrome, fully monochrome, all in integer mathematics.
Bu bileşiklerden ikisi, hidrojen siyanür ve amonyak birleşerek adenini oluşturdu.Two such compounds, hydrogen cyanide and ammonia, bonded themselves, forming adenine.
Yeni siyahları yeşil yapmama yardımcı olun.Help me make green the new black.
Uzun süre siyah ve karanlık olduğu için hiç yaşamın olmayacağını düşünmüştük.We thought for a long time that, because it was black and dark, there would be no life.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar.And by about the age of 15, they're fully spotted black and white.
Buradaki siyah çizgiler Fundy Körfezi'nin iç ve dış nakliye alanlarını gösteriyor.These black lines mark shipping lanes in and out of the Bay of Fundy.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.And one thing which I found was this black rubber.
Senin için her şey ya siyah ya beyaz,You think things are so black and white,
Eğer bir siyahiydiyseniz, nefret yazıydı.If you were black, it was a summer of hate.
Benim tercihim bundan 70 kat sıkmak -- mat siyah oto astarı.My preference is about 70 coats of this -- matte black auto primer.
Korkutucu biri -- çoğu kişi tarafından Siyah Dalya'nın katili olarak kabul edildi.Terrifying guy -- agreed by many to be the killer of the Black Dahlia.
Siyah ya da beyazdı.It was black or white.
Bunu yapmak için, ağaç dalını aldım, "Multiply" karıştırma modunu kullanarak siyahın içine gömdüm.To do that, I took the tree branch and embedded it in black with the "Multiply" blending mode.
Birçok siyah rengi seviyorum, birçok griler ve ona benzer şeyler.I like a lot of black colors, a lot of grays and stuff like that.
Siyah ve korkunç mizah, kanıtlamak zorundadır:And makes himself an artificial night:
Bu mutlu maskeler, siyah olmak, adil bayan kaşları öpücük adil gizlemek akla getirir;These happy masks that kiss fair ladies' brows, Being black, puts us in mind they hide the fair;
Bazıları yirmi bu siyah çekişme savaştı, Ve tüm bu yirmi ancak bir hayat öldürebilir.Some twenty of them fought in this black strife, And all those twenty could but kill one life.
En iyi gece kabul eder .--, sivil gece, Sen ayık uygun başhemşire, siyah gel,It best agrees with night.--Come, civil night, Thou sober-suited matron, all in black,
Ve sürgün bu siyah sözcük ölüm turn'd:And turn'd that black word death to banishment:
Ofis siyah cenaze açın: araçlar melankoli çan;Turn from their office to black funeral: Our instruments to melancholy bells;
Pianonun yanındaki siyah çantayı getir.Fetch the black bag by the piano.
Bronz göz farı, gözün içine biraz siyah liner, yoğun bir rimel.Bronze eye shadow, a little black liner inside the eye, lots of mascara.
Bu simülasyonda, her siyah nokta bir sinir hücresi.In this simulation, each black dot is one nerve cell.
Böylece bu örnek, oldukça basit: siyah ya da beyaz.So that example, that was pretty simple: black or white.
Zulüm gören siyah Güney Afrikalılar için sahte evraklar yaptı.He made false papers for persecuted black South Africans.
Su tamamiyle siyahtı.The water is completely black.
Felaketzedelere yardım, özünde tersten bir siyasi kampanyadır.The timing. Disaster relief is essentially a backwards political campaign.
Siyasi bir kampanyada, bunu başarmaya dönüşecek kapasite ve ilgiden yoksun bir şekilde başlarsınız.In a political campaign, you start with no interest and no capacity to turn that into action.
Köpeğim siyah bir labrador ve arabam Honda Odyssey minivan.My dog is a black lab, and I drive a Honda Odyssey minivan.
O siyah labradorum ve minivanım var.I have that black lab, and I have that minivan.
Siyasetçiler ve ünlüler...Politicians and celebrities...
Hazır mısınız? Siyah.Black.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.You know, violence as a political tool is all the rage right now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
siya ile cümle - Sayfa 31 - siya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App