Daha sonra Barton uyuyakalır ancak sürekli vızıldayan bir sivrisinek yüzünden uyanır.Mais tarde, Barton adormece, mas é acordado pela lamentação incessante de um mosquito.
Bu hayvanlarda hastalık çoğunlukla sivrisinekler tarafından yayılır.Nestes animais a contaminação na maior parte é por mosquitos.
Batı Nil virüsü, sivrisinekler aracılığıyla kuşlar arasında yayılan bir kuş engeksiyonudur.O Vírus do oeste do Nilo é uma infecção que é transmitida entre aves por mosquitos.
"Duyduğunuz Ses Sivri mi Yuvarlak mı?".O que ele diz é verdade ou mentira?”
Bir diğer örnek ise sivri çatılı evlerdir.Mais um exemplo do trabalho feito em rocha.
Önlemek için, hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisineklerin azaltılması gerekir.A prevenção envolve a diminuição das picadas dos mosquitos em áreas onde ocorre a doença.
Alican, bu seride Sivri Çocuk Alican olarak lanse edilmiştir.No anime ela é apresentada como sendo efetivamente atraída por garotos.
Küçük bir diske ve diskten ayrılan, beş geniş, sivrileşen kollara sahiptir.Possuem o disco central pequeno e cinco braços longos e achatados.
Kuyruk telekleri sivri uçlu olur.Com isso, a TV Marabaixo é extinta.
Homer'ın saçı sürekli sivri uçlu olarak değişime uğradı.Depois disso, o cabelo de Homer milagrosamente volta a crescer.
Tavşanın kulakları eşeğin gibi sivrice ve uzun.As orelhas do coelho são compridas.
Bazı araçların ucu sivri parçaları.Danos em componentes dos veículos.
Sivri üçgen latin yelken kullanılırdı.A planta é de cruz latina com três naves.
Bir sivrisinek insanı ısırdığında, salyaları kişinin derisine geçer.Quando alguém oferece a ele um sanduíche, ele acaba mordendo a mão da pessoa também.
Genelde konik şekildedir ve merkezinde hafif sivri bir çıkıntı olabilir (umbo).Eles têm a forma de um mētra com um Onfalos (umbigo) no meio.
Daha sonra Barton bir toplantıya, yüzünde sivrisinek ısırığı iziyle katılır.Barton até tem sido conhecido por ter atingido uma maçã no centro.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.Algumas abordagens alternativas dizem que informações surpreendentes se sobressaem e se revelam memoráveis.
PT tekneleri filosunun takma adı "sivrisinek filosu" idi.A frota de barcos PT-Boats receberam a alcunha de "esquadrão mosquito".
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Em adendo, ele também protege o oócito.
Kanat uçları sivridir.As asas traseiras são cinzas.
Televizyon yapımı drama türünde Sisters 'taki oyunculuğu ile sivrildi.Estavam fazendo a mesma peça de teatro em Madri.
Görsel sanatlardaki becerileri sayesinde kısa sürede sivrildi, Sotheby's'in izlenimci sanat eksperi oldu.Door zijn scherpe inzichten werd hij snel Sotheby's expert inzake impressionistische kunst.
Geniş, sivri uçlu kanatları vardır.Hij heeft grote, ronde vleugels.
Bir sivrisineğin kan emmek için konukçusunu nasıl bulduğu tam olarak bilinememektedir.Het is niet ongewoon wanneer een hertenluisvlieg op zoek naar bloed een mens steekt.
Ayanın uç kısmı yuvarlakça veya sivridir, fakat kertikli değildir; yan damar sayısı 8-11 çifttir.3SA : Niet forcerend, gebalanceerd met 8-11 punten.
Gagaları oldukça kuvvetli ve sivri olan kuşlardır.Het zijn zeer luidruchtige en vrij agressieve vogels.
Karakulağın kulaklarının ucunda sivri tüy kümecikleri vardır.Achter de oren zitten kaneelkleurige vlekken.
Opisthosoma arka uçta sivricedir .Het schoudergewricht is naar achteren gericht.
Sivrioğlu, Ulaş Töre.Dordrecht, Kerkvoogdij Herv.
Ancak sivri, ucuz kahramanlıklardan da uzak durmaya çalıştım.Bovendien mochten ze alleen in de kleinere, goedkopere producties meespelen.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.De molen geniet geen bescherming.
Bir diğer örnek ise sivri çatılı evlerdir.Een voorbeeld hiervan is Backdoor Santa.
Julia, ince çabuk zekası ve sivri diliyle tanınırdı.Verder stond Catherine bekend om haar geestigheid en scherpe tong.
Dört katın üzeri ince sivri bir külah ile örtülmüştür.Hij ontwierp vier vleugels die om een ruim binnenplein werden geplaatst.
Çeşmenin sivri kemerli nişi içinde bir oluk ile musluk bulunmaktadır.Om de pinnen wordt een koord in een (ruime) gesloten lus gelegd.
Bayağı yunusların her iki çenesinde de 40-55 çift küçük ve sivri diş bulunur.In zijn bek zitten in elke kaak 50 tot 60 aaneengekoppelde, scherpe, kleine tanden.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.Een goed verstaander heeft maar een half woord nodig.
Dağın üstü düz olmakla beraber, uzaktan sivri görünür.Położony na zboczu wzgórza, z większej odległości wygląda dostojnie.
Sivrioğlu, Ulaş Töre.Ha! pol. Sterniku, porzuć wachtę!
Yalnızca ahşabın ucu sivriltilirdi.Był to jedynie kamienny schron.
Sivri köpek dişleri ve saçları yerine de zehirli yılanları vardır.Żółwie zamiast zębów mają listwy rogowe na szczęce i żuchwie.
Çift taraflı olarak yarım yuvarlak kuleler ile korunan bu kapı bir sivri tuğla kemerin içinde açılmıştır.Na tle murów miasta przy bramie, siedzi postać spowita w płaszcz, do której zbliżają się dwie inne.
Üst ön dişleri olmayan sığınların yalnızca alt çenede sekiz tane sivri kesici dişleri bulunur.Zdrowy dorosły człowiek posiada osiem zębów przedtrzonowych.
Kulakçıklar yarım daire şeklinde ucu sivridir.Górna warga wykazuje kształt półkolisty.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Ochroną objęte są także gniazda mrówek.
Alman polisiye serisi Tatort ile sivrildi..Niemiecki urząd skarbowy ściga Hajtę! (pol.).
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.Z drugiej strony istnieją teorie, że zaskakujące informacje wyróżniają się i przez to łatwiej je zapamiętać.
Bugünkü Haymana ilçe merkezi başlangıçta Sivri köyündeydi.W II Rzeczypospolitej miejscowość należała początkowo do gminy wiejskiej Szenie.
Görsel sanatlardaki becerileri sayesinde kısa sürede sivrildi, Sotheby's'in izlenimci sanat eksperi oldu.Początkowo pracował jako ekspert od impresjonizmu w Sotheby's w Londynie.
Başında ise iki tane çok uzun ve sivri boynuzdan oluşan bir börk (başlık) taşır.Składa się ona z dwóch warstw włókien biegnących promieniście i okrężnie.
Diğer böceklerdeki pupların aksine, sivrisinek pupları çok hareketlidir.Poczwarki komarów, w przeciwieństwie do poczwarek innych owadów, są bardzo ruchliwe.
1906’da, bilim insanları, insanların Aedes sivrisineklerinden hastalık kaptıklarını kanıtladılar.År 1906 visade forskare att människor blev infekterade genom stickmyggorna Aedes.
İnsanlar aynı zamanda, uzanırken sivrisinek tülü de kullanabilirler.Människor kan också använda myggnät när de vilar.
Bu sivrisinekler genellikle 35° Kuzey ve 35° Güney enlemleri arasında, 1000 m rakım altında yaşarlar.Dessa stickmyggor finns i allmänhet mellan latituderna 35° nord och 35° syd, på en höjd under 1 000 meter.
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.Även att minska antalet myggor och att undvika myggbett kan vara lämpligt.
Önceleri sivri tepeli olan sikkeler sonradan daha düz yapılmağa başlandı.En från början nedkörd statsapparat effektiviserades efterhand.
Kulakları küçük ve çoğunlukla sivridir.Öronen är små och oftast spetsiga.
İnsanlar kendilerini sivrisineklerden koruyup ısırılma sayısını azaltabilirler.Individerna kan försvara sig genom att bita.
Sarı gözlü kefal, dubara benzer, ama sivri uçlu bir ağza sahip ve boyu ondan daha küçüktür.De har korta ben och har en mycket upprätt kroppshållning, likt en törnskata, när de står.
Bir sivrisinek insanı ısırdığında, salyaları kişinin derisine geçer.När en stickmygga sticker en människa, tränger dess saliv in i personens hud.