Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.نحن ندخل في اماكن غير مكتشفة حتى الان، ولكن كل خبراتنا وأنظمتنا مبينة على احداث الماضي.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.私たちの知識やシステムは 過去の成果をベースとしています 「定常性」とは過去を基に未来を
Biliyorsunuz, interneti kaçırdık, uzun vadeli seyirci etkisi, açık sistemler ve sosyal ağları kaçırdık.Bạn, chúng ta đã bỏ lỡ Internet, đuôi dài, vai trò của khán giả, các hệ thống mở, mạng xã hội.
Biliyorsunuz, interneti kaçırdık, uzun vadeli seyirci etkisi, açık sistemler ve sosyal ağları kaçırdık.I wy i my przegapiliśmy Internet długi ogon, rolę widowni, otwarte systemy, media społecznościowe.
Biliyorsunuz, interneti kaçırdık, uzun vadeli seyirci etkisi, açık sistemler ve sosyal ağları kaçırdık.청중들의 역활, 오픈시스템, 소셜 네트워크를 놓쳤습니다.
Biliyorsunuz, interneti kaçırdık, uzun vadeli seyirci etkisi, açık sistemler ve sosyal ağları kaçırdık.הזנב הארוך, התפקיד של הקהל, מערכות פתוחות, רשתות חברתיות.
Biliyorsunuz, interneti kaçırdık, uzun vadeli seyirci etkisi, açık sistemler ve sosyal ağları kaçırdık.أخفقنا في توقع الإنتشار الكبير ، التفاعل مع المستخدمين ، أنظمة التشغيل مفتوحة المصدر ، والشبكات الإجتماعية.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.그 중에 많은 분들이 정말 완고하기 짝이 없는 시스템에서 일합니다. 군대, 국회, 교육단체 같은 곳들이죠.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Mnohí z nich pracujú v mimoriadne náročných systémoch: vo vojsku, v kongrese, vo vzdelávaní a podobne.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Mulți dintre ei lucrează în sisteme profund refractare -- armată, congres, sistemul de educație, etc.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Phần đông làm việc trong những hệ thống cứng nhắc -- quân đội, Quốc hội, hệ thống giáo dục, vân vân
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Velen van hen werken in sterk hardnekkige systemen -- het leger, de politiek, het onderwijs, etc.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Wiele z nich ma do czynienia z ciężkimi systemami- militarnymi, kongresu, czy edukacji, itd.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Багато з них працюють в глибоко непіддатливих системах - війську, конгрессі, освітній системі і т.п.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Многие из них работают в невероятно сложных сферах - армии, парламенте, системе образования и т.д.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.Много от тях работят в неимоверно трудни системи -- армията, конгреса, образователната система и т.н.
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.רבים מהם עובדים במערכות סבוכות עד מאד- הצבא, הקונגרס, מערכת החינוך וכו'
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.فالعديد منهم يعملون في انظمة معقدة جداً مثل الجيش .. والكونغرس والنظام التعليمي ..
Birçoğu çok çetrefilli sistemlerle çalışıyor; ordu, meclis, eğitim sistemi, vb.軍隊、議会 教育制度、などです。 しかしそのシステムの中で、彼らは
Bir çoğunuz 3.parti API sistemleriyle günlük işinizde uğraşıyor ve kullanıyorsunuz.Pero en todas partes en el código, está esa primera línea. Así que yo estaba leyendo el código, y
Bir çoğunuz 3.parti API sistemleriyle günlük işinizde uğraşıyor ve kullanıyorsunuz.여러분들 대부분은 일상의 업무에서 third-party API를 사용합니다.
Bir iletişim bilimi mümkün mü? Bence değil, var olan sistemler dahilinde mümkün değil.E' possibile sviluppare una scienza della comunicazione?Drei di no, non con questi sistemi stabiliti.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Al primo, corriamo davvero dietro a questi sistemi corrotti dei quali ci sentiamo parte.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Auf einer verfolgen wir wirklich diese kaputten Systeme, wovon wir selber ein Teil sind.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.A un niveau, nous nous attaquons vraiment à ces systèmes en panne dont nous faisons nous-même partie.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Az egyik szinten tényleg nekimegyünk ezeknek a romlott rendszereknek, amelyeknek magunk is részei vagyunk.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.En uno, tratamos de arreglar estos sistemas de los que formamos parte.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.첫째는, 우리가 한 부분이기도 한 망가진 제도에 정말로 열중해 보라는 말이기도 하고요.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.La unul, atacăm aceste sisteme defecte din care facem parte.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Một mặt, chúng ta thật sự theo sau những hệ thống nứt nẻ mà chúng ta là một phần của nó.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Na jednej skutočne ideme po týchto pokazených systémoch, ktorých súčasťou sme.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Na jednym, na prawdę przeszliśmy przez rozbity system którego okazujemy się być częścią.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Op één niveau gaan we achter de gebroken systemen aan waar we nu eenmaal deel van uitmaken.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Por um lado, procuramos estes sistemas falidos onde encontramos uma parte de nós.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Tingkatan pertama, kita masuk ke dalam sistem yang rusak ini di mana kita menemukan bagian kita di dalamnya.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Στο πρώτο, εστιάζουμε πραγματικά στις αδυναμίες του συστήματος του οποίου είμαστε κομμάτι.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.На одному, ми дійсно слідуємо цим зламаним системам частиною яких ми опиняємось.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.На одном уровне мы стремимся добиться чего-то в тех дефектных системах, частью которых являемся.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.От една страна, ние наистина се занимаваме с тези разбити системи, от които сме част.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.באחת, אנחנו מנסים להתמודד עם המערכות המקולקלות הללו בהן אנחנו מוצאים את עצמנו.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.الاول ان نحسن قدر المستطاع في تلك الانظمة المختلة .. التي نجد انفسنا فيها ..
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.この破綻したシステムを追求することです。 私たちがその一部となっているシステムを。 でももう一つは、自分の可能性を信じ、
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Ai đó đã xâm nhập vào hệ thống và phá hủy nó hoàn toàn.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Alguém entrou e eles foram profundamente hackados.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Cineva a intrat in sistem şi l-a hăcuit în detaliu.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.누군가가 내부로 침입해 DigiNotar를 철저히 해킹한 것이었습니다.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Erano entrati nel sistema e l'avevano violato completamente.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Iemand brak in en hackte ze door en door.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Jemand war eingebrochen und hatte das System gründlich gehackt.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Ktoś się dostał i zupełnie ich obrabował.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Någon bröt sig in och hackade företaget ordentligt.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Někdo se vloupal dovnitř a naboural ji důkladně.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Niekto sa vlámal do ich systému a to veľmi dôkladným spôsobom.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Quelqu'un est entré, et a tout piraté.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Seseorang menjebol ke dalam dan mereka meretas secara menyeluruh.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Sortearon la seguridad del sitio y perpetraron un ciberataque.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Valaki betört és alaposan feltörte.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı. Ve geçen hafta bir toplantıdaJoku löysi reitin sisään ja hakkeroi heidät perusteellisesti.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Κάποιος απέκτησε πρόσβαση και μπήκε πολύ βαθιά.
Biri sistemlerine girip tamamen virüs bulaştırmıştı.Кто-то совершил взлом и сделал это очень тщательно.