Ana içeriğe geç
Sözlük

sistematik ile cümle

sistematik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdiye kadar hiçbir sistematik kazı yapılmamıştır.Koskaan ei oltu rakennettu niin suurta rakettia.
Temmuz ayı boyunca polis sistematik olarak onu arar.Saman vuoden toukokuun alussa poliisi etsintäkuulutti hänet.
Anket sistematik ve planlı çalışmayı gerektirir.Hoidon tulee olla strukturoitua ja suunnitelmallista.
Hipparkos (M.Ö. 190 - c.120) ilk sistematik yıldız kataloğunu üretmiştir.Ο Ίππαρχος (190 –120 π.Χ.) συνέταξε τον πρώτο συστηματικό αστρικό κατάλογο.
Birçok eski uygarlık sistematik olarak astronomik gözlemler yapıp bilgi toplamıştır.Πολλοί αρχαίοι πολιτισμοί συνέλεγαν αστρονομικές πληροφορίες με συστηματικό τρόπο από απλές παρατηρήσεις.
Sistematik bir şekilde şehri herhangi bir destekten izole etti.Αντίθετα, προτεινόταν ο συστηματικός στραγγαλισμός της πόλης.
(2) Sistematik olmayan risk piyasa ile bağlantılı olmayan herhangi bir risktir.Ο μη διαφοροποιήσιμος ή συστηματικός κίνδυνος συνδέεται με το κίνδυνο της αγοράς.
Ülke sistematik olarak Katolikleştirildi ve Almanlaştırıldı.Συνακόλουθα, απομονώθηκε σταδιακά από το καθεστώς.
Bundan dolayı toluenin IUPAC sistematik adı metil benzen dir.Det systematiske IUPACnavn er methylbenzen.
Liyazlar için sistematik adlar "substrat grubu liyaz" biçiminde oluşturulur.Systematiske navne dannes som "substratgruppelyase."
Birçok eski uygarlık sistematik olarak astronomik gözlemler yapıp bilgi toplamıştır.I mange af de ældste kulturer indsamlede man systematisk astronomiske observationer.
Wilson & Reeder 1993 yılında bu türleri beş sistematik gruba ayırmaya çalışmıştır.Ifølge Wilson & Reeder 2005 omfatter slægten 25 arter som er fordelt i otte grupper.
Bu verilerin sistematik olarak incelenmesi icap etmektedir.Under hans ledelse blev undersøgelsen systematiseret.
Shikamaru Nara gibi Shino da, sistematik olarak düşmanının bir adım önünde durarak dövüşlerde üstün gelir.Like som Shikamaru Nara, vinner Shino sine kamper ved å systematisk være ett steg foran motstanderen.
Marx yabancılaşmanın kapitalizmin sistematik bir sonucu olduğunu öngörmektedir.Marx beskriver altså kapitalismens utvikling som progressiv.
1944 - Nazi katliamı: 800 Çingene çocuk sistematik bir şekilde Auschwitz kampında öldürüldü.1944 – 800 sigøynerbarn drepes i Auschwitz.
Bu dönemde Avrupalılar sistematik olarak insan davranışlarını inceleme girişimlerinde bulundular.Selama periode ini orang Eropa berusaha secara sistematis untuk mempelajari perilaku manusia.
Hipparkos (M.Ö. 190 - c.120) ilk sistematik yıldız kataloğunu üretmiştir.Hipparchus (sekitar 190 - 120 SM) memproduksi katalog bintang sistematis yang pertama.
Birçok eski uygarlık sistematik olarak astronomik gözlemler yapıp bilgi toplamıştır.Banyak peradaban kuno mengumpulkan informasi astronomi secara sistematis melalui pengamatan yang sederhana.
Sakkarozun sistematik adı β-D-fruktofuranozil-(2→1)-α-D-glukopiranosit şeklindedir.Nama sistematis laktosa adalah β-D-galaktopiranosil-(1→4)-D-glukosa.
1955 yılında Boston Üniversitesi'nde Sistematik Teoloji konusunda yüksek lisans yaptı.Dia meraih gelar Ph.D.nya dalam teologi sistematika dari Universitas Boston pada 1955.
(2) Sistematik olmayan risk piyasa ile bağlantılı olmayan herhangi bir risktir.2) Tanggung jawab yang tidak terbatas atas segala risiko yang terjadi.
Paul Tillich Sistematik Teolog İçin Dinler Tarihinin ÖnemiPendekatan Tillich terhadap teologi Protestan sangat sistematik.
Şimdiye kadar hiçbir sistematik kazı yapılmamıştır.Saat ini belum ada satu pun yang digali secara sistematis.
Hastalıklar ın sistematik sınıflandırmasını konu edinen bilim dalı ise nozolojidir.Subyek pengklasifikasian sistematik penyakit disebut nosologi.
Bu konuda ilk sistematik şekilde fikir belirten kişi ise John Dewey olmuştur.Filsuf awal lain yang terkemuka dari pragmatisme adalah John Dewey.
Bu yüzden sistematikte önemleri çok büyüktür.Vì vậy phân cỡ rất quan trọng.
Çin, Afganistan'ın Budist mirasını sistematik olarak yok etmesini kınamıştır.中国政府は、アフガニスタンの仏教遺跡が組織的に壊されたことについて非難していた。
1916 - Sydney Chapman ve David Enskog; sistematik olarak gazların kinetik teorisini geliştirirler.1916年 - シドニー・チャップマンとディヴィド・エンスコッグが気体運動論を体系的に発展させる。
Şimdiye kadar hiçbir sistematik kazı yapılmamıştır.このシステムは現在のところクラックされたことはない。
Sistematikte her canlının bilimsel bir ismi vardır.これらの名前にはすべて歴史的な背景が存在する。
Sistematik cam araştırmaları da böylece başlamış oldu.系統的なガラス研究がここに始まった。
Sistematik bir şekilde şehri herhangi bir destekten izole etti.市は絶えず外敵の侵入を受けた。
İç sistematik tamamen açıklığa kavuşmuş değildir.系統は完全には解明されていない。
Endüstriyel verimliliği artırmak için sistematik bir şekilde çalışan ilk kişi olarak bilinmektedir.そのため発展途上国が工業化・近代化を促す第一歩として最適な産業と言えよう。
Armutlu'da kadınlar sistematik bir biçimde tecavüz edildi.在一个村里,妇女被系统地强奸。
Yaş ayrımcılığı sistematik bir şekilde ya da istemsizce gerçekleşebilir.年龄歧视可以是偶然的,也可以是系统性的。
Birçok eski uygarlık sistematik olarak astronomik gözlemler yapıp bilgi toplamıştır.古時許多文明國家,通过简单的觀察收集天文信息,並以较为系統的方式紀錄。
İlk g-bloğu elementinin atom numarası büyük ihtimalle 121 ve sistematik ismi unbiyunyum]].)g區内第一個元素的原子序數應該為121(Ubu)。
1976 yılından beri alan, sistematik araştırmalara konu olmuştur.1976年起,專心於中國史學史研究。
Belge yönetimine sistematik ve planlı bir yaklaşım getiren ISO 15489 standardı 2001 yılında yayımlanmıştır.ISO 15919是2001年確立的轉寫國際標準。
Çift yıldızlar, onların konumlarını ölçme ve yörüngeleri hesaplamak üzerine sistematik çalışmalar yaptı.他開始有系統的研究雙星,測量它們的位置和計算彼此互繞的軌道。
Birçok eski uygarlık sistematik olarak astronomik gözlemler yapıp bilgi toplamıştır.많은 고대의 문명은 간단한 관찰을 통해 체계적인 천문 정보를 얻었다.
Uzun bir süre komünistler sistematik şekilde yalnızlaştırılmıştır.신사군 군대는 거의 지속적으로 공산주의자를 채용했다.
Bu dönemde Avrupalılar sistematik olarak insan davranışlarını inceleme girişimlerinde bulundular.בתקופה זו, האירופאים החלו לחקור בשיטתיות את ההתנהגות האנושית.
Birçok eski uygarlık sistematik olarak astronomik gözlemler yapıp bilgi toplamıştır.תרבויות עתיקות רבות אספו מידע אסטרונומי באופן מסודר על ידי תצפיות פשוטות.
1944 - Nazi katliamı: 800 Çingene çocuk sistematik bir şekilde Auschwitz kampında öldürüldü.1944 г. – Втората световна война: 800 цигански деца са убити в концлагера Аушвиц.
Liyazlar için sistematik adlar "substrat grubu liyaz" biçiminde oluşturulur.Систематично, ензимите от този клас се означават като „субстрат група-лиаза“.
Curie sistematik çalışmalar için iki uranyum minerali seçti , zift ve torbernite dahil.Систематичните проучвания на Кюри включват два уранови минерала, настуран и халколит.
Bu verilerin sistematik olarak incelenmesi icap etmektedir.Данните в системата се актуализират периодично.
Bu çalışmalar Efes civarının prehistoryasını araştırmaya yönelen ilk sistematik çalışmalardır.Оттогава датират и първите опити за системно изучаване на историята му.
Uzun bir süre komünistler sistematik şekilde yalnızlaştırılmıştır.Книгата по-късно е системно унищожавана от комунистическите власти.
Marx yabancılaşmanın kapitalizmin sistematik bir sonucu olduğunu öngörmektedir.Marksistička ideologija tvrdi da je kapitalizam sustav koji se urušava.
Din bilgisi; sistematiktir.Z hľadiska kontinuálnosti: diskrétne; kontinuálne.
Hastalıkların sistematik bir şekilde sınıflandırılması ile ilgili gelişmeler ise 18. yüzyılda başlamıştır.Štatistická klasifikácia chorôb má svoj začiatok v 18. storočí.
Belge yönetimine sistematik ve planlı bir yaklaşım getiren ISO 15489 standardı 2001 yılında yayımlanmıştır.ISO 15919 je štandardizovaná transliteračná konvencia, ktorá bola kodifikovaná v roku 2001.
İlk g-bloğu elementinin atom numarası büyük ihtimalle 121 ve sistematik ismi unbiyunyum]].Prvi element iz bloka g bi imel najbrž atomsko število 121 in sistematično ime unbiunij.
Bilimsel sınıflandırma bir bilim olarak taksonomi veya sistematik ile ilişkilidir.Znanstvena klasifikacija spada v okvir taksonomije oziroma biološke sistematike.
Bu verilerin sistematik olarak incelenmesi icap etmektedir.Ženske sistematično povabijo na pregled.
Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına sistematik (taksonomi) denir.Mokslo šaka, užsiimanti gyvų organizmų klasifikavimu vadinama taksonomija.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod