Ayrıca sinyalleri katkı sağlayan iyonlarla etkileşim haline geçerek yükselebilirler.Man kan også forestille sig, at der søges signaler med en svagere styrke.
Bu konumda ses sinyalleri daha iyi duyulur.Og er signalet stærk nok høres lydsignalet.
Aslında Almanlar güdümlü füzelerinde çoğunlukla radyo sinyallerinden yararlanıyordu.Tyskerne var med rette stolt av sine radioapparater.
Dolayısıyla Analog sinyaller bir aralıkta sürekli değerler vermektedir.En analog verdi er derimot kontinuerlig i tid.
Hem dijital hem de analog ses sinyallerini iletebilirler.Dette kan være både digitale og vanlig analoge signaler.
Bu konumda ses sinyalleri daha iyi duyulur.Til gjengjeld blir det mer støy i signalet.
Bazı meydanlarda uçaklardan gelen iletişim sinyallerini yakalayan sistemler bulunur.Flyene tar imot signalene fra transponderen i fly i nærheten.
Yine de ADF frekans aralığındaki sinyaller deniz suyunun daha derinlerine ulaşmada başarılıdırlar.Namun sinyal pada ELF bisa menembus lebih dalam.
O sırada ilk gemiden alınan sinyaller görevin yönünü değiştirir.Tim akan mendapat petunjuk berikutnya dari pelampung.
İlk uygulamaları kutuplu radar istasyonlarının radar sinyalleriydi.I) merupakan seri pertama dari radar penjejak sasaran buatan Inggris.
Yine de ADF frekans aralığındaki sinyaller deniz suyunun daha derinlerine ulaşmada başarılıdırlar.Tuy nhiên những tín hiệu trong dải tần số ELF lại có thể xuyên sâu vào nước biển.
Ortaya çıkan depremlerin türleri, nerede başlayıp bittikleri de önemli sinyallerdir.Các loại động đất xảy ra và nơi chúng bắt đầu và kết thúc cũng là những dấu hiệu quan trọng.
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Những tín hiệu như vậy có thể được phát hiện ở những khoảng cách hàng trăm tới hàng nghìn năm ánh sáng.
U ve V sinyalleri renk bilgilerini içerir.Các tín hiệu U và V là tín hiệu "khác biệt màu sắc".
ADF 190-1750khz arasındaki sinyalleri algılayabilir.Chúng có thể chiếm bất kỳ tần số trong dải tần 190–1750 kHz.
Ama bazen başka mutasyonlar çoğalan hücrelerin bu sinyallere uymamasına neden olabilir.Tuy vậy, đôi lúc những đột biến thêm tiếp tục diễn ra làm tế bào không nhận được các tín hiệu.
CD ses sinyalleri 16 bitlik değerlerle kodlanır.Chất lượng âm thanh của CD được mã hóa với 16 bit.
Etki zayıflaması, dijital sinyallerin uzun mesafeler boyunca iletimini sınırlandıran önemli bir faktördür.減衰は長距離デジタル通信における伝送限界の重要な要素である。
Donanım el sıkışma sinyalleri genellikle RS-232 RTS/CTS, DTR/DSR sinyal devrelerini kullanmaktadır.ハードウェアハンドシェイク信号(ハードウェアフロー制御)は通常、RS-232 RTS/CTSまたはDTR/DSR信号回線を使用する。
Dünyanın en zengin adamlarından biri olacağım" diyen genç Kim artık ciddi tehlike sinyalleri veriyordu.アメリカの大富豪を象徴する人物で「世界最高の不労利益所得者」と呼ばれていた。
SACLOS sisteminin ilk bulunduğu zamanlarda en çok kullanılan yöntem radar sinyalleriydi.初期のシステムにおいてレーダーは最も一般的なSACLOS信号である。
Aşağıdaki tabloda yaygın olarak kullanılan RS-232 sinyalleri ve pin yapıları listelenmiştir.以下の表は一般に使用されるRS-232信号とピンの割り当てを一覧にしたものである。
Çoğu bağışıklık sistemi yanıtı, bitkinin tamamına yayılan sistemik kimyasal sinyaller gönderir.植物の大部分の免疫応答には植物から放出される全身的な化学的シグナルがある。
Ayrıca sinyalleri katkı sağlayan iyonlarla etkileşim haline geçerek yükselebilirler.そうしてそれが不可能である場合には、肯定的な影響を感じる人々との接触を増やすことである。
Voyager 1'in gönderdiği sinyaller Dünya'ya 14 saatte ulaşmaktadır.旅行者1号发出的信号需要19个小时才能到达地球。
SACLOS sisteminin ilk bulunduğu zamanlarda en çok kullanılan yöntem radar sinyalleriydi.SACLOS早期系统最常用的波束是雷达信号。
Çoğu bağışıklık sistemi yanıtı, bitkinin tamamına yayılan sistemik kimyasal sinyaller gönderir.很多植物的免疫反应都包含有遍布植物全身的系统性化学信号。
Ses için kullanılan bir amplifikatör genellikle müzik ya da ses olan sinyalleri güçlendirmek için kullanılır.音頻放大器通常用於放大音樂或說話的訊號。
GPS ise uydu sinyallerini esas alarak ölçüm yaptığı için herhangi bir yardımcı araca gereksinim yoktur.因为沃森并不需要估算就绪信号何时到达。
Ohnesorge da, telefon sinyalleri ve radyo aracılığıyla partinin tanıtılmasında dikat çekti.이수영은 결혼발표도 라디오를 통해 알렸다.
B sınıfı amplifikatörler yalnızca girişten gelen sinyallerin yarısını işleyebilirler.B 클래스 증폭기 B 클래스 증폭기는 전체 입력 신호 주기의 절반만을 증폭한다.
Yukarıdaki veriler yardımıyla, A-GPS cihazı görünür uydudan gelen sinyalleri alır ve konumunu hesaplar.이러한 데이터의 도움으로 A-GPS 기기는 보이는 위성에서 직접 신호를 받아 위치를 계산한다.
ABD'de, dijital SDTV NTSC sinyallerinde olduğu gibi aynı 4:3 çerçeve oranında yayınlanır.북아메리카에서 디지털 SDTV는 NTSC 신호와 동일한 4:3 화면비로 방송되며 와이드스크린 콘텐츠는 센터 컷(center cut) 처리된다.
Sonraki sinyaller ortaya çıkaracak kadar açıkça kuvvetli idi.그리고 거기에는 다음 악장들로 이어질 만한 뚜렷한 징후가 엿보이지 않았다.
GLONASS sinyalleri DSSS şifrelemesi kullanılarak BPSK modülasyonu ile GPS sinyallerinde olduğu gibi aktarılır.האותות משתמשים באפנון DSSS (אנ') ו־BPSK, כמו באותות GPS.
Örnek olarak, bir disket sürücüsü I/O sinyallerini dikkate alır.בעברית חדשה הוא מסמן את התנועה /o/.
Dönüş sinyalleri değiştirildi.יחידת ניתוב החשמל הוחלפה.
1931 yılından başlayarak Reichswehr Bakanlığı'nda Sinyalleri Müfettiş Kurmay Başkanı oldu.През 1931 г. е началник щаб към инспектората на комуникациите към министерството на Райхсвера.
Radyo yayını bozma (İngilizce: radio jamming), Sahte sinyaller gönderilerek radyo yayınının bozulması.Радиото прекратява излъчване, защото губи правото да излъчва.
Geçmişte görüntü manyetik kasetlerde analog sinyallerle saklanıyordu.По това време всички видеокамери използват аналогова магнитна лента.
Rayleigh dağılımı optik fiberlerde optik sinyallerin dağılımının önemli bir parçasıdır.Rayleighovo raspršenje je vrlo važan dio kod raspršenja optičkog signala u optičkom vlaknu.
Trafik mühendisliği Kehribar trafikte dönüş sinyallerinde kullanılıyor.Prometni signal se koristi, kako bi se signaliziralo stanje u prometu.
Bunların sinyalleri farklıdır.Sami signali su vrlo različiti.
O sırada ilk gemiden alınan sinyaller görevin yönünü değiştirir.Sljedeći dan posade koje su se 'dodirnule' mijenjaju startne pozicije.
En nihayetinde bu durum, çok hızlı dönmekte olan bir nötron yıldızının yaydığı sinyaller olarak tanımlandı.Táto anomália bola nakoniec identifikovaná ako signál rýchlo rotujúcej neutrónovej hviezdy.
Uydu sinyalleri çok güvenilir atom saatleri kullanılarak zamanlanır.Atómový čas je čas udávaný atómovými hodinami.
Bu tür sinyallerin milyonlarca ışık yılı öteden bile tespit edilmesi mümkündür.Môže byť od niekoľkých svetelných hodín až po milióny svetelných rokov.
Rayleigh dağılımı optik fiberlerde optik sinyallerin dağılımının önemli bir parçasıdır.Rayleighovo sipanje je pomembna komponenta sipanja optičnih signalov v optičnih vlaknih.
Sinyalleri işleme süreci çok sayıda farklı işleve sahip alt sistem arasında karmaşık bir etkileşim gerektirir.Obdelava signalov je zahtevna interakcija med več funkcionalnimi podsistemi.
Çoğunlukla television sinyallerinin iletiminde kullanılır.Paprastai naudojama TV bangų priėmimui.
Geçerli sinyaller ya +3 ile +15 volt arasında ya da −3 ile −15 volt arasındadır.Kehtivad signaalid on kas +3 kuni +15 või −3 kuni −15 volti.
Donanım el sıkışma sinyalleri genellikle RS-232 RTS/CTS, DTR/DSR sinyal devrelerini kullanmaktadır.Tavalised riistvaralised käepigistused kasutavad RS-232 RTS/CTS või DTR/DSR signaale.
17 Ocak 2010'da Japon firma NEC ile anlaşma sinyalleri verdi..27. jaanuaril 2011 alustas Lenovo koostööd jaapani arvutitootja NEC-iga.
Hem dijital hem de analog ses sinyallerini iletebilirler.Saab kasutada nii digitaal- kui ka analoogsignaali korral.
Bu sinyallerden her biri bir kelime içindeki 4 byte'dan hangisinin kullanılacağını belirtir.Instruktsiooni eesliite abil saab määrata, millist neljast segmendiregistrist kasutada.
128 sensör beyin hücrelerimin ateşlediği küçücük elektrik sinyallerini tespit ediyor.128 sensori captano segnali elettrici molto piccoli emessi dal cervello quando le cellule si attivano.
128 sensör beyin hücrelerimin ateşlediği küçücük elektrik sinyallerini tespit ediyor.128 сензора прихващат слаби електрически сигнали, излъчвани като мозъчен пожар.
128 sensör beyin hücrelerimin ateşlediği küçücük elektrik sinyallerini tespit ediyor.脳細胞の発火によって発せられた かすかな電気信号を捉える これが寛いているときのパターン
Ama benim gibiler bu sinyalleri pek de dinlemiyorlar."לך לאכול." יש אותות לחדול.
Ama benim gibiler bu sinyalleri pek de dinlemiyorlar.Cel puţin în cazul meu, ele nu sunt băgate în seamă.