Ana içeriğe geç
Sözlük

sini ile cümle

sini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sinirli şekilde kapıya yaklaştı.Tom nervously approached the door.
Tom sinirli şekilde ayaklarını sürüdü.Tom nervously shuffled his feet.
Tom sinirli ve öfkeli görünüyor.Tom seems frustrated and angry.
Tom birden inanılmaz şekilde sinirlendi.Tom suddenly got incredibly nervous.
Tom sinirli görünmüyor.Tom doesn't look nervous.
Tom depresif ve sinirli görünüyor.Tom looks depressed and frustrated.
Tom Mary'nin sinirli olduğunu söyleyebildi.Tom could tell Mary was nervous.
Tom sinirli bir şekilde odaya girdi.Tom entered the room nervously.
Söylediğin şey Tom'u sinirlendirdi.What you said made Tom angry.
Hakkında sinirlenecek bir şey yok.There's nothing to be nervous about.
Tom şaşkın ve sinirli olduğunu söyledi.Tom said that he was confused and frustrated.
Şaşkınım ve sinirliyim.I'm confused and frustrated.
Tom'un gördüğü şey onu sinirlendirdi.What Tom saw made him nervous.
Bunun senin için ne kadar sinir bozucu olduğunu biliyorum.I know how frustrating this is for you.
Uzun süreli işsizlik çok sinir bozucu ve moral bozucu olabilir.Long-term unemployment can be very frustrating and demoralising.
Bana yardım etmene izin verdiğim için Tom sinirli.Tom is mad because I let you help me.
Tom'u sinirlendiren senin söylediğin değildi ama onu söyleme şeklindi.What made Tom angry wasn't what you said, but the way you said it.
Tom'un sinir bozucu olduğunu düşünüyorum.I think Tom is annoying.
Tom'un sinirli olduğunu düşünüyorum.I think Tom is nervous.
Tom, bize söyledikleri gibi odalarımızda kalmadığımız için sinirlenecek.Tom will be angry since we didn't stay in our rooms like he told us to.
Onun konuşma şekli beni sinirlendiriyor.His way of speaking annoys me.
Bunu tekrar yaparsan Tom çok sinirlenir.If you do that again, Tom will be very angry.
Eğer bana sinirli olmamamı söylemeyi durdursan bu kadar sinirli olmam.If you'd stop telling me not to be nervous, I probably wouldn't be so nervous.
Tom sinir hastası.Tom is neurotic.
O beni sinirlendirmeye başlıyor.She's starting to annoy me.
Tom kız kardeşine çok sinirlendi ve onun en sevdiği bebeği yırttı.Tom got very angry at his sister and tore up her favorite doll.
Mary resmi baş aşağı asınca Tom sinirlendi.Tom got angry when Mary hung the picture upside down.
Tom'un sinirli olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom's nervous.
Beni sinirlendiriyorsun.You make me nervous.
Oldukça sinirli görünüyorsun.You look pretty angry.
Sinirli olmamalısın.You shouldn't be nervous.
Sen sinirlisin, değil mi?You're nervous, aren't you?
Sinirli olmana gerek yok.You don't need to be nervous.
Sinirli olmak zorunda değilsin.You don't have to be nervous.
Bana yalnızca gerçeği söyle. Söz veriyorum sinirlenmeyeceğim.Just tell me the truth. I promise I won't get mad.
Sinirli miydin?Were you nervous?
Tom omzunun üzerinden sinirli şekilde baktı.Tom looked nervously over his shoulder.
Tom sinirli olarak ayağını vurdu.Tom tapped his foot nervously.
Tom'un araba sürüşü Mary'yi sinirlendirdi.Tom's driving made Mary nervous.
Tom çok sinirli.Tom is very nervous.
Tom sinirliydi.Tom was nervous.
Tom biraz sinirli, değil mi?Tom is a little nervous, isn't he?
Tom gerçekten sinirli, değil mi?Tom is really nervous, isn't he?
Tom oldukça sinirli, değil mi?Tom is pretty nervous, isn't he?
Tom çok sinirli, değil mi?Tom is very nervous, isn't he?
Tom sinirli, değil mi?Tom is nervous, isn't he?
Tom senin sinirini bozuyor, değil mi?Tom is getting on your nerves, isn't he?
Tom ne hakkında bu kadar sinirli?What's Tom so nervous about?
O ne kadar sinir bozucu!He's so annoying!
Tom biraz sinirleniyor.Tom is getting a little frustrated.
Tom çok sabırsız, sinirli bir kişi.Tom's a very impatient, angry person.
Tom açıkçası çok sinirli.Tom is obviously very nervous.
Tom sinirli ve korkuyor.Tom is nervous and scared.
Bunu yaptığımız için Tom bize sinirlenecek.Tom is going to be mad at us for doing this.
Tom bunun hakkında hâlâ sinirli.Tom is still nervous about this.
Tom sinirli olmalı.Tom must've been nervous.
Tom gerçekten beni sinirlendirdi.Tom really got on my nerves.
Tom sinirli olarak kapıyı açtı.Tom nervously opened the door.
O ses sinir bozucu.That sound is annoying.
Tom onu sinirlendirdiğimi söylüyor.Tom says I make him nervous.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sini ile cümle - Sayfa 7 - sini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App