Ana içeriğe geç
Sözlük

sini ile cümle

sini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Vücuttaki sinirlere doğrudan bağlandığı için takılması çok acıtabilir.因為身體內的力量暴走而陷入昏迷。
Çok titiz ve sinirlenmeye meyilli bir karakterdir.他的性格變得十分暴躁易怒。
Mad kelime olarak Türkçede "deli, çılgın, sinirli" anlamlarına gelmektedir.「黐線」在粵語中即是「神經病」、「發瘋」的意思。
Duyu sinirleri miyelin kılıf bulundururlar.可放松紧张的神经。
Spears daha sonra bir paparaziye poz verir, daha sonra sinirlenerek kamerayı kırar.惊恐之中,爱德华举起照相机,快速按下快门。
Olaylara çok sinirlenir.」項羽大怒。
Çok sinirlenen anlatıcı bir balta ile kediyi öldürmeye kalkar.嘴坏,很容易怄人生气的猫。
Karzai'nin bazen konuşmaları sırasında yüz sinirlerinde yaralanma izleri olduğu fark edilebilmektedir.基尔赫表示,有时头痛让他暂时失明。
Büyük bir sininin üstüne konan kavrulmuş una eritilmiş tereyağı yedirilir.以面条覆盖于半熟的炖菜之上一并以小火焖熟。
Ayrıca kadının sinirli halini de gösterebilmektedir.似乎也透露了她心中的苦悶。
Son yıllarda kendi başına sinir olmayıp, birleşince tehlike yaratan çift sinir maddeleri de üretilmiştir.踰年,□濠叛,所過屠燒無孑遺。
Bu yaptıkları gerçekten boşuna ve sinir bozucuydu ve bu teklifleri son dakikada iptal ettim" dedi.彼勝而驕,我敗而懼,以懼敵驕,必可克也。
Ktesippos ise sinirlenip yalancı diye karşılık verir.그는 바로 진리를 거역하고 외면하는 자라.
Teğmen geldiğinde sinirlidir.오시가 되자 조선군은 기운이 풀렸다.
Nikola, aynı zamanda sinir krizi geçirdi.엘리엇은 또한 우울증을 앓고 있었다.
Genellikle sinirlidir.자주 흥분하는 성격이다.
Sinis yarimadasinda San Marco Burnu deniz feneri ^ İSTAT 31.12.2007) Oristano ili resmî websitesi (İtalyanca)ACF Fiorentina Report and Accounts on 31 December 2007 (이탈리아어) (이탈리아어/영어) ACF 피오렌티나 공식 웹사이트
Mühendis ise sinirlenir, David'in kafasını koparır ve Weyland'ın takımını öldürerek cevap verir.데이비드는 엔지니어와 대화를 시도하지만, 엔지니어는 데이비드의 머리를 뜯어내고, 웨이랜드와 부하들을 살해한다.
Ama her zaman sinirli kalır.신경질적으로 항상 초조한다.
Bu grup, ICD-10, Bölüm 6 (G00-G99): Sinir sistemi hastalıkları kategorisine dahildir.G00~G99까지를 포괄하며, 신경계통의 질병(Diseases of the nervous system)에 관한 것이다.
Zazaca anlamı Sini-Velan'dır.호 (성씨) 호(ほ)는 가나의 하나이다.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.화가 나면 엄청나게 분노한다.
İngilizler her nedense bu gece pek sinirliydiler.이 사고로 인해 영국 국민들은 큰 충격을 받았다.
Bu sinirleri dimağ, murdar ilik yardımiyle besler."“병맛 만화, 루저들의 코딱지를 후벼주는 맛!”.
Kısa ve öz olarak: eğer bunu yapmazsak O sinirlenir.이들은 "우리가 직접 보고 챙기지 않으면, 금방 엉망이 될 것 같다.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.누구는 도움을 주고 있고, 누구는 또 울고 있고요.
Çabuk sinirleniyor.빠르게 망각되기 쉽다.
Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti.그후에도 평생동안 만성통증과 신경쇠약으로 고통을 받아야 했다.
Beni kimse sinirlendiremez.어느 누구도 범해서는 안 된다.
Çünkü omurilikleri ve hatta bazılarında merkezî sinir sistemi de yoktur.또한, 화석종이나 현생종 모두 뿌리가 없다.
Laila Sinikka Halme (4 Mart 1934 Jääski) Fin şarkıcıdır.라일라 시니카 할메(Laila Sinikka Halme, 본명: 라일라 시니카 소피(Laila Sinikka Soppi), 1934년 3월 4일 ~ )는 핀란드의 가수이다.
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.토끼는 골격이 섬세하고 약하므로 다치지 않도록 조심한다.
İnsan sinir sisteminde yaklaşık olarak 100 milyar nöron olduğu tahmin edilmektedir.인간의 두뇌에는 대뇌피질에만 약 100억개의 신경세포가 존재하는 것으로 추산되고 있다.
Hasardan 3-4 gün sonra, hasarın uçsal bölümünde sinir iletimi yoktur.심장이 정지된 후 4-6분만에 신경계에 손상이 일어나기는 하더라도, 돌이킬 수 없는 신경퇴행적 과정들은 몇 시간안에는 나타나지 않는다.
Kendisine ihanet eden kişilerden intikam almak için sinirlenerek limitlerine ulaşmıştır.자신을 배신한 CIA에게 복수하기 위해 그리어의 손을 잡는다.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.이는 결과적으로 폭동과 같은 불상사가 발생하곤 했다.
Somurtkan ve sinirlidir.감정적이고 화를 잘 낸다.
Sinirleri telefon kablolarına benzetebiliriz.긴키 닛폰 철도로 한다.
Fırat'a sinirlendiği zaman tokat atar.나무방패를 잘라버리면 화를 낸다.
Mitsuki evde şarkı söylediğinde de çok sinirleniyordu.마츠오카가 노래에 참여 하기도 했다.
Çok sinirlendiği için ülkeyi lanetlemiştir.미국이 매우 화를 냈다.
Ve kolayca sinirlenebilir.קשוחה ומתרגזת בקלות.
Jane ise buna sinirlenmiştir.ג'יין יוצאת נסערת.
Çok sinirli ve gergindir.הוא עצבני ומתוח.
20 Eylül 2006 tarihinde yapılan başkanlık seçimlerinde, Salih oyların %77.2 sini alarak seçimi kazandı.בבחירות לנשיאות ב-20 בספטמבר 2006 זכה סאלח ב-77.2 מקולות המצביעים.
Mühendis ise sinirlenir, David'in kafasını koparır ve Weyland'ın takımını öldürerek cevap verir.או אז, המהנדס עורף את ראשו של דייוויד והורג את ויילנד ואת צוותו.
Önceleri çeyizlerde mutlaka bir sini olması gerekirdi.יש להניח כי קודם היה במקום אחר.
Akson sinir lifi, sinir hücresinin (nöron) ince uzun bir çıkıntısıdır.האקסון הוא סיב עצב, ומהווה שלוחה ארוכה של תא העצב.
Çok fazla kez sinir krizleri geçirirdi.שוב ושוב הוא מתייסר מסיוטים.
Gereksiz, nihilistik ve sinir bozucu.מורט קמצן, נוירוטי והיפוכונדר.
Aksonlar sinir impulslarını hücre vücudundan uzağa, dendritler hücre vücuduna doğru iletirler.תפקידו הוא להוליך דחפים עצביים למרחק ניכר מגוף התא.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.יום אחד הייתה לי התמוטטות עצבים והתעלפתי.
Somurtkan ve sinirlidir.שמנה ועצבנית.
Sinirleri telefon kablolarına benzetebiliriz.מרעדים לטלפונים סלולריים.
18 yaşında ciddi bir sinir krizi geçirir.נפטרה ממחלה קשה בגיל 83.
Bu Nova'yı sinir eder, çünkü Nova da zaten Sprx'a aşıktır.נראה שלסוזן לא אכפת, כי עכשיו היא יכולה לדאוג גם לנכד שלה, קנזו.
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.אניה שלי אף פעם אינה בוכה, אף פעם לא שמתי בפיה טון בכייני.
Ayrıca kadının sinirli halini de gösterebilmektedir.אך עם זאת, היא ידעה גם מתח מסוים עימה.
Kont buna çok sinirlenip saklandığı koltuk arkasından çıkar.הקוראן נערך ונוסח תחת חסותו.
Zihni Sinir tiplemesini yarattı.המוח בנוי מתאי עצב.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sini ile cümle - Sayfa 40 - sini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App