O surat asıyorsa, bu sinirli olduğundan dolayıdır.If he makes that face it's because he's nervous.
Kabalığı beni sinirlendirdi.His rudeness made me angry.
Kime daha fazla sinirlenmeliyim?Who should I be more annoyed with?
Annem ve babam çok sinirlidir.Mom and Dad are very nervous.
Mary sinirlerime dokunuyor.Mary is getting on my nerves.
O, nadiren sinirlenir.He seldom gets angry.
O, gerçekten beni sinirlendirdi.She really got on my nerves.
Onlar çok sinirlendi.They became very nervous.
Sinirimi bozmayın.Don't bother me.
Sinirlenme, Tom.Don't be nervous, Tom.
Mektubu beni sinirlendirdi.His letter made me angry.
Babam bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine teslim edildi.My father was committed to a psychiatric hospital.
O beni sinirlendiriyor.It makes me nervous.
Sivrisinekler sinir bozuyor.The mosquitoes are annoying.
Neden çok sinirli görünüyorsun?Why do you look so distraught?
Kız kardeşimin sinirini bozuyorum.I am annoying my sister.
Bu şimdiye kadarki ilk kez sinirlenişim.This is the first time I've ever got angry.
Bu, Marika'ya şimdiye kadarki ilk sinirlenişim.This is the first time I've ever upset Marika.
O gerçekten sinirli görünüyordu.He seemed really nervous.
Babana en son ne zaman sinirlendin?When was the last time you upset your father?
Anneni sinirlendirme.Don't upset mommy.
Bu sinir bozucu.This is infuriating.
Bu sinir bozucu ve kafa karıştırıcı.It's frustrating and confusing.
Sinir bozucu ve kafa karıştırıcıydı.It was frustrating and confusing.
Kız kardeşini niçin sinirlendiriyorsun?Why are you annoying your sister?
Erkek kardeşlerini sinirlendiriyor musun?Do you annoy your brothers?
Bu sinir bozucu olabilir.It can be frustrating.
O, yorumlarıyla bizi sinirlendiriyor.She angers us with her remarks.
Onlar bizi davranışlarıyla sinirlendiriyor.They anger us with their behavior.
Senin sinirleneceğinden eminim.I'm sure that you will get angry.
Tom sinirli görünüyor.Tom looks nervous.
Senin sinirlerin bozulmuş.You're a nervous wreck.
Tom biraz sinirli görünüyor.Tom seems a little nervous.
Çağırılmadığı için sinirliydi.He was mad because he was not invited.
O sinir bozucu.He's annoying.
Sence ben sinir bozucu muyum?Do you think I'm abrasive?
Neden bu kadar sinirlisin?What are you so uptight about?
Tom çok kolay sinirlenir.Tom has a short fuse.
Tom çok çabuk sinirlenir.Tom has a short fuse.
Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.It's annoying to hear people talking loudly in a library.
Sinirini bozuyor muyum?Am I annoying you?
O ses son derece sinir bozucu.That sound is extremely annoying.
Kimsenin sinirini bozmuyorum, değil mi?I'm not annoying anyone, am I?
Tom onu sinir bozucu buluyor görünüyor.Tom seems to find that annoying.
Sana Tom'un gerçekten sinir bozucu olduğunu söyledim.I told you Tom was really annoying.
Gerçekten sinir bozucu olmaya başlıyorsun.You're starting to get really annoying.
Tom kızgından daha sinirli görünüyor.Tom seems more annoyed than angry.
Tom gerçekten sinirli görünüyor.Tom seems really annoyed.
Sinirlendiği için Tom'u suçlayamazsın.You can't blame Tom for getting angry.
Sinirli olacağımı düşündüm ama hiç sinirli değildim.I thought I'd be nervous but I wasn't nervous at all.
Bana çok sinirlendiğini düşünüyordum.I thought you were mad at me.
Sinirlenmeye başlıyorum.I was starting to lose my temper.
Sinirli olmanı istemiyorum.I don't want you to be nervous.
Tom'un sinirlenmesini istemedim.I didn't want Tom to get nervous.
Sinirlenmeni istemedim.I didn't want you to get nervous.
Sinir ediyor beni.He gets on my nerves.
O gerçekten sinir bozucu.That's really annoying.
Tom bana sinirli ama onu suçladığımı söyleyemem.Tom is mad at me and I can't say I blame him.
Biraz sinirlendiğin için kimse seni suçlayamaz.No one can blame you for being a little nervous.
Ben sinirlerini germek istiyorum.I want to strain your nerves.