sinema ile cümle

sinema kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2015'te sinemaya uyarlandı.Der Film kam 2015 in die Kinos.
Aynı yıl Şehzadebaşı'nda Ertuğrul Sineması'nı açtı.Ihm folgte im selben Jahr die Eröffnung des Kinos in Mannheim.
Betsy Ann Brandt (14 Kasım 1973, Bay City, Michigan), Amerikalı sinema oyuncusu.Betsy Ann Brandt (* 14. März 1973 in Bay City, Michigan) ist eine US-amerikanische Schauspielerin.
1958'de Mavi Boncuk filminde rol alarak sinema oyunculuğuna başladı.1957 startete der Musikfilm Funny Face in den Kinos.
Sinema giriş ücretleri ise Avrupa'da en yüksek ülkelerden biridir.Die Eintrittspreise zählen zu den höchsten Europas.
Daha sonra bir sinema okuluna girdi.Im Anschluss folgte eine Ausbildung an einer Filmschule.
"Sapık" Hitchcock'un siyah beyaz çektiği son konulu sinema filmidir.Der Schwarz-weiß-Film wird als Südafrikas „Hitchcock“ gefeiert.
İki yıl sonra okula sinema kariyeri için ara verdi.Danach studierte sie zwei Jahre an der London Film School.
Künye ve içindekiler - Film arası - Sinema dünyasından sıcak haberlerin yer aldığı bölüm.Heute spielen wir den Boß – Wo geht’s denn hier zum Film? im Lexikon des internationalen Films
Patricia Highsmith 'in "The Talented Mr Ripley/Monsieur Ripley" adlı romanından sinemaya aktarılmıştır.Der Film basiert auf dem Roman Der talentierte Mr. Ripley von Patricia Highsmith.
Şu ana kadar sekiz adet uzun metraj sinema filminin yönetmenliğini yaptı.Neun Dirigenten leiteten bisher das Gebirgsmusikkorps.
2004 yılında Kayıp Cennet İnsanları Sinema filminde oynadı.Im Jahr 2004 kam der Film Der Untergang in die Kinos.
Kemal Sunal'ın 5. sinema filmidir.Für Madeline Smith war es der fünfte Kinofilm.
Sinema ve edebiyat uzun bir süredir etkileşim içinde olmuşlardır.Andernfalls wäre die Film- und Literaturwelt bald verarmt.
1927 - Alman sinema yönetmeni Fritz Lang'ın Metropolis adlı filmi gösterime girdi.1927: In Berlin wird der Spielfilm Metropolis von Fritz Lang uraufgeführt.
Genç Karl Marx, Raoul Peck'in yönettiği, 2016 yapımı biyografik sinema filmi.Der junge Karl Marx ist ein Historienfilm des Regisseurs Raoul Peck aus dem Jahr 2017.
Festival, Hindistan Bilgi ve Yayın Bakanlığı'nın Sinema birimi tarafından düzenlenmektedir.Es wird von der Films Division, einem Unternehmen des Ministry of Information and Broadcasting, organisiert.
Otuz sekiz yıllık sinema yaşamında televizyon ve sinema için yüzün üzerinde filmde rol aldı.Seit seinem achten Lebenjahr ist er in Film und Fernsehen aktiv.
Sinemalarda ABD yapımı filmler ağırlıktadır.Im Kino überwiegen die US-amerikanischen Produktionen.
SinemaTürk'te Melek mi, Şeytan mı?Engelwerk oder Teufelsmacht?
Erişim tarihi: 12 Şubat 2012. ^ "Abuk Sabuk Bir Film". sinematurk.com.Abgerufen am 11. November 2012. dradio.de: Büchermarkt: Out im Kino.
Ben hiçbir zaman insanların gidip sinemada komik olmayan Chris Rock'u izleyelim demesini istemem".Ich gehe niemals aus dem Haus, ohne wie der Filmstar Joan Crawford auszusehen.
Renkli bir televizyon ve sinema kariyerine sahip olsa da Bernard’ın asıl tutkusu hâlâ tiyatro içindir.Neben ihrer Film- und Fernsehkarriere blieb Bernard zudem weiterhin als Theaterschauspielerin tätig.
Ayrıca eser beş sinema uyarlaması ve iki televizyon yapımına ilham kaynağı olmuştur.Zudem war er Produzent bei zwei Filmen und fünf TV-Filmen.
Film, Tükiye sinemalarında 115 bin 615 kişi tarafından izlenmiştir.Im eigenen Wohnmobil nächtigten 5.611 Gäste.
SinemaTürk'te Bu Talihimin Canına OkuyacağımKann sein, daß ich mich verspäte ins Kino.
Grup, yerel sinemalarda sahneye çıktı.Es folgten Auftritte in der örtlichen Clubszene.
Bu maç daha sonra Glory Road adlı sinema filmine konu oldu.Der Film wurde auch unter dem Titel The Glory Road veröffentlicht.
SinemaTürk'te BabalıkDie Väter im Kino.
Sinema kariyerinin başlangıcı ise 2004 yapımı bir bağımsız film olan My Summer of Love filmiydi.(500) Days of Summer ist ein Independent-Liebesfilm aus dem Jahre 2009.
Fakat bu film sinemalarda gösterime girmedi.Der Film kam nicht in die Kinos.
İki yıl sonra ilk sinema filmi olan Thief'i çekti.Zwei Jahre später trat sie im Fernsehfilm The Lost Prince auf.
Oxford Cinayetleri (The Oxford Murders) 2008 yılı yapımı polisiye-romantik ve gerilim örneği sinema filmi.Städtische Kunstsammlungen Salzgitter 2008 Love and Hate.
Bu sinema salonu küçük ve bakımsızdır.Messels Output für das Kino ist spärlich und von hoher Qualität.
Tiyatro alanında eğitmenlik yapmaya, ayrıca sinema filmleri ve dizilerde rol almaya devam etmektedir.Er treibt Sport, geht aber auch gerne ins Kino oder ins Theater.
Bu tanklar daha sonra sinema filminde de kullanıldı.Auch das Rauchen war damals im Kino noch erlaubt.
1949'da sinemada ilk oyunuyla, profesyonel oldu.1949 trat er erstmals in dem Spielfilm Hallo, Fräulein! auf.
Günümüzde Samsun'da 25 sinema salonu bulunmaktadır.Gegenwart In Flensburg gibt es zwei Kinos.
Bir Düğün (İngilizce: A Wedding), Robert Altman tarafından yönetilmiş, 1978 ABD yapımı sinema filmi.Eine Hochzeit ist ein US-amerikanischer Spielfilm von Robert Altman aus dem Jahr 1978.
Sinemada kurmacaya karşıdır.Wir sind nicht gegen Kinos.
'Propaganda Sineması' nın tipik örneklerinden biridir.Der Film zeigt ein typisches Mittel der Propaganda.
Yıllar boyunca hem müzikal hem sinemasal anlamda ortaklıklarda bulundular.Sie kannten sich bereits einige Jahre und arbeiteten auch musikalisch zusammen.
Suzan Aksoy - Sinema Türk sayfası.Mikky Ekko - Stay - Musikvideo.
Nicolas Cazalé (4 Nisan 1977, Pau), Fransız televizyon ve sinema oyuncusu, model.Nicolas Cazalé (* 24. April 1977 in Pau) ist ein französischer Film- und Fernsehschauspieler.
2013 yılında Kızım İçin sinema filminde oynadı.2013 war sie in dem Kinofilm Wir sind jung.
Bu aktörün sinemadaki tek rolüdür.Es war seine einzige Rolle als Filmschauspieler.
Yeni Sinema - 1960.Spielfilm, 1960.
1993 yılında sinemada oyuncu olarak yer aldı.1995 wurde er in einer Bar als Schauspieler entdeckt.
Yedi tane sinema filminde rol almıştır.Diese verkörperte sie in sechs der sieben Filme.
İlk sinema deneyimi ise 2007 yılı yapımı I Could Never Be Your Woman filmidir.Er konnte sich jedoch nie als Filmschauspieler durchsetzen.
1920'ler boyunca dışavurumculuk hareketinin Alman sineması'nda önemli bir temsilcisi olmuştur.In den 1950er Jahren gehörte er zu den Hauptvertretern des westdeutschen Kulturfilms.
1982'de ilk kez bir sinema filminde rol aldı.Im Jahr 1982 trat sie erstmals in einem Film auf.
2000 yılında Sinema Oyuncuları Derneği SODER’in yönetim kurulu başkanlığına getirildi.1955 wurde er zum Leiter der Theater-Betriebsabteilung der Bundestheaterverwaltung ernannt.
Burada TV ve sinema kariyerine başladı.Erste Fernseh- und Kinoauftritte folgten.
Bir sinema filminin çekimi için gittiği Ürdün'de öldü.Er starb unerwartet nach einem Kinobesuch im Gistlsaal.
Ses Dergisi. SinemaTürk'te Sabahat DuruPublikum: Rennt kreischend aus dem Kino.
Bingöl, sinema oyunculuğunun yanı sıra çeşitli dizi filmlerde başrol oyuncusu olarak yer almıştır.Neben ihrer Filmkarriere wirkte Kagawa zudem als Gaststar in mehreren Fernsehserien mit.
2009 yılında John Hillcoat'ın yönetimiyle sinemaya uyarlandı.Das Buch wurde 2009 unter der Regie von John Hillcoat als The Road verfilmt.
"Superman" bu ay sinemaya geliyor."Superman" sort ce mois-ci au cinéma.
Sinemaya gidelim mi?On va au cinéma ?

İlgili Sayfalar