Ana içeriğe geç
Sözlük

sinema ile cümle

sinema kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Otuz sekiz yıllık sinema yaşamında televizyon ve sinema için yüzün üzerinde filmde rol aldı.Seit seinem achten Lebenjahr ist er in Film und Fernsehen aktiv.
Sinemalarda ABD yapımı filmler ağırlıktadır.Im Kino überwiegen die US-amerikanischen Produktionen.
SinemaTürk'te Melek mi, Şeytan mı?Engelwerk oder Teufelsmacht?
Erişim tarihi: 12 Şubat 2012. ^ "Abuk Sabuk Bir Film". sinematurk.com.Abgerufen am 11. November 2012. dradio.de: Büchermarkt: Out im Kino.
Ben hiçbir zaman insanların gidip sinemada komik olmayan Chris Rock'u izleyelim demesini istemem".Ich gehe niemals aus dem Haus, ohne wie der Filmstar Joan Crawford auszusehen.
Renkli bir televizyon ve sinema kariyerine sahip olsa da Bernard’ın asıl tutkusu hâlâ tiyatro içindir.Neben ihrer Film- und Fernsehkarriere blieb Bernard zudem weiterhin als Theaterschauspielerin tätig.
Ayrıca eser beş sinema uyarlaması ve iki televizyon yapımına ilham kaynağı olmuştur.Zudem war er Produzent bei zwei Filmen und fünf TV-Filmen.
Film, Tükiye sinemalarında 115 bin 615 kişi tarafından izlenmiştir.Im eigenen Wohnmobil nächtigten 5.611 Gäste.
SinemaTürk'te Bu Talihimin Canına OkuyacağımKann sein, daß ich mich verspäte ins Kino.
Grup, yerel sinemalarda sahneye çıktı.Es folgten Auftritte in der örtlichen Clubszene.
Bu maç daha sonra Glory Road adlı sinema filmine konu oldu.Der Film wurde auch unter dem Titel The Glory Road veröffentlicht.
SinemaTürk'te BabalıkDie Väter im Kino.
Sinema kariyerinin başlangıcı ise 2004 yapımı bir bağımsız film olan My Summer of Love filmiydi.(500) Days of Summer ist ein Independent-Liebesfilm aus dem Jahre 2009.
Fakat bu film sinemalarda gösterime girmedi.Der Film kam nicht in die Kinos.
İki yıl sonra ilk sinema filmi olan Thief'i çekti.Zwei Jahre später trat sie im Fernsehfilm The Lost Prince auf.
Oxford Cinayetleri (The Oxford Murders) 2008 yılı yapımı polisiye-romantik ve gerilim örneği sinema filmi.Städtische Kunstsammlungen Salzgitter 2008 Love and Hate.
Bu sinema salonu küçük ve bakımsızdır.Messels Output für das Kino ist spärlich und von hoher Qualität.
Tiyatro alanında eğitmenlik yapmaya, ayrıca sinema filmleri ve dizilerde rol almaya devam etmektedir.Er treibt Sport, geht aber auch gerne ins Kino oder ins Theater.
Bu tanklar daha sonra sinema filminde de kullanıldı.Auch das Rauchen war damals im Kino noch erlaubt.
1949'da sinemada ilk oyunuyla, profesyonel oldu.1949 trat er erstmals in dem Spielfilm Hallo, Fräulein! auf.
Günümüzde Samsun'da 25 sinema salonu bulunmaktadır.Gegenwart In Flensburg gibt es zwei Kinos.
Bir Düğün (İngilizce: A Wedding), Robert Altman tarafından yönetilmiş, 1978 ABD yapımı sinema filmi.Eine Hochzeit ist ein US-amerikanischer Spielfilm von Robert Altman aus dem Jahr 1978.
Sinemada kurmacaya karşıdır.Wir sind nicht gegen Kinos.
'Propaganda Sineması' nın tipik örneklerinden biridir.Der Film zeigt ein typisches Mittel der Propaganda.
Yıllar boyunca hem müzikal hem sinemasal anlamda ortaklıklarda bulundular.Sie kannten sich bereits einige Jahre und arbeiteten auch musikalisch zusammen.
Suzan Aksoy - Sinema Türk sayfası.Mikky Ekko - Stay - Musikvideo.
Nicolas Cazalé (4 Nisan 1977, Pau), Fransız televizyon ve sinema oyuncusu, model.Nicolas Cazalé (* 24. April 1977 in Pau) ist ein französischer Film- und Fernsehschauspieler.
2013 yılında Kızım İçin sinema filminde oynadı.2013 war sie in dem Kinofilm Wir sind jung.
Bu aktörün sinemadaki tek rolüdür.Es war seine einzige Rolle als Filmschauspieler.
Yeni Sinema - 1960.Spielfilm, 1960.
1993 yılında sinemada oyuncu olarak yer aldı.1995 wurde er in einer Bar als Schauspieler entdeckt.
Yedi tane sinema filminde rol almıştır.Diese verkörperte sie in sechs der sieben Filme.
İlk sinema deneyimi ise 2007 yılı yapımı I Could Never Be Your Woman filmidir.Er konnte sich jedoch nie als Filmschauspieler durchsetzen.
1920'ler boyunca dışavurumculuk hareketinin Alman sineması'nda önemli bir temsilcisi olmuştur.In den 1950er Jahren gehörte er zu den Hauptvertretern des westdeutschen Kulturfilms.
1982'de ilk kez bir sinema filminde rol aldı.Im Jahr 1982 trat sie erstmals in einem Film auf.
2000 yılında Sinema Oyuncuları Derneği SODER’in yönetim kurulu başkanlığına getirildi.1955 wurde er zum Leiter der Theater-Betriebsabteilung der Bundestheaterverwaltung ernannt.
Burada TV ve sinema kariyerine başladı.Erste Fernseh- und Kinoauftritte folgten.
Bir sinema filminin çekimi için gittiği Ürdün'de öldü.Er starb unerwartet nach einem Kinobesuch im Gistlsaal.
Ses Dergisi. SinemaTürk'te Sabahat DuruPublikum: Rennt kreischend aus dem Kino.
Bingöl, sinema oyunculuğunun yanı sıra çeşitli dizi filmlerde başrol oyuncusu olarak yer almıştır.Neben ihrer Filmkarriere wirkte Kagawa zudem als Gaststar in mehreren Fernsehserien mit.
2009 yılında John Hillcoat'ın yönetimiyle sinemaya uyarlandı.Das Buch wurde 2009 unter der Regie von John Hillcoat als The Road verfilmt.
"Superman" bu ay sinemaya geliyor."Superman" sort ce mois-ci au cinéma.
Sinemaya gidelim mi?On va au cinéma ?
Dün sinemaya gittim.Hier, je suis allé au cinéma.
Haftada iki kez sinemaya gidecek gücüm yok.Je n'ai pas les moyens d'aller au cinéma deux fois par semaine.
Erkek kardeşimle sinemaya gittik.Je suis allée à la salle de cinéma avec mon frère.
En sevdiği sinema oyuncusu Denzel Washington'dur.Son acteur favori est Denzel Washington.
Keşke bu akşam sinemaya gitsek.Nous irons au cinéma ce soir ?
1984 yılında sinema ve tiyatro oyuncusu Yaman Okay'la evlendi.Elle se marie en 1984 avec l'acteur de cinéma et de théâtre Yaman Okay.
Writers Guild of America, East (WGAE), New York'taki TV ve sinema yazarlarını temsil etmektedir.The Writers Guild of America, East (WGAE), représente les scénaristes TV & Film autour de New York City.
20 Aralık 1984'te Şan Sinema Salonu'nda 70. doğum günü töreni yapıldı.Le 20 décembre 1984, une cérémonie pour son 70e anniversaire eut eu lieu dans la salle de cinéma Şan.
Shatner ve Nimoy'un sinema ve tv tecrübeleri vardı ama hiçbiri pek bilinen kişiler değillerdi.Leonard Nimoy avait également une expérience au cinéma et à la télévision, mais n'était guère connu non plus.
Burada Sovyet sinemasıyla tanıştı.Il a également travaillé sur le cinéma soviétique.
Özellikle iki tür, dışavurumculuk akımından bariz biçimde etkilenmiştir: Korku sineması ve film noir.Deux genres furent particulièrement influencés par l'expressionnisme : le film noir et le film d'horreur.
Ancak daha sonra sinemadan daha çok tiyatroya önem verdi.Il se consacrera ensuite davantage au théâtre qu'au cinéma.
Love Actually, Liam Neeson'un üvey oğlunu oynadığı film, Sangster'ın ilk büyük sinema filmiydi.Love Actually, dans lequel il joue le beau-fils de Liam Neeson, est son premier film majeur.
Son zamanlarda sergi salonları sayısı artmakta, sinema salonlarının sayısı azalmaktadır.En effet la production de films décroît, le nombre de salles de cinéma est en chute libre.
Bugün Québec olgun bir sinema geleneğine sahiptir.Argenteuil possède une longue tradition cinématographique.
Erivan şehri birçok sinemaya sahiptir, ve bunlardan biri de meşhur Moskva sinemasıdır.La ville d'Erevan comprend plusieurs salles de cinéma dont le célèbre cinéma Moskva.
Bollywood Film Ödülleri Bollywood Hindistan sineması ^ Winners of Bollywood Movie Awards Resmi siteBollywood Cinéma indien Filmfare Awards Portail de Bollywood Portail du cinéma Portail de l’Inde
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod