Kartal sinek yakalamaz.The eagle does not catch flies.
Sinekkuşlarının 340 türü vardır.There are 340 species of hummingbirds.
Bir sinek kuşu bir kelebekten daha büyük değildir.A hummingbird is no larger than a butterfly.
Bir sinek tavanda yürüyebilir.A fly can walk on the ceiling.
Sinek tavanda yürüyebilir.A fly can walk on the ceiling.
Duvarda birkaç sinek var.There are some flies on the wall.
Sinekler ve sivrisinekler onun meditasyonuna müdahale ettiler.Flies and mosquitoes interfered with his meditation.
Sinek tavanda.The fly is on the ceiling.
Sinekkaydı tıraş oldum.I had a close shave.
O sinekkaydı bir tıraştı.That was a close shave.
Tavanda bir sinek gördüm.I saw a fly on the ceiling.
Tavanda bir sinek var.There is a fly on the ceiling.
Tavanda büyük bir sinek var.There's a big fly on the ceiling.
Bok ye - milyonlarca sinek yanılıyor olamaz.Eat shit — millions of flies cannot be wrong.
Sinek, telsiziyle "ben çorbanın içindeyim." diye bildirdi."I am in the soup," reported the fly through its walkie-talkie.
Balla sirkeyle yakaladığından daha çok sinek yakalarsın.You catch more flies with honey than you do with vinegar.
Kahvede bir sinek var.There is a fly in the coffee.
Geçen yıl arka bahçemizde bir sinek kuşu yuvamız vardı.Last year we had a hummingbird nest in our backyard.
Sen hiç elinle bir sinek ezdin mi?Have you ever squashed a fly with your hand?
Ben sinekleri kitabım ile ezemem.I cannot squash flies with my book.
Bir inek kuyruğu ile sinekleri kovar.A cow chases away flies with its tail.
Sinek yakalamayı severim.I like to catch flies.
Bir sinek kaç tane yumurta yumurtlar?How many eggs does a fly lay?
Bu çiftlikte kaç tane sinek var?How many cows are there on this farm?
Balık dükkanını önünde vızıldayan bir sinek var.There is a fly buzzing in front of the fish shop.
Bütün ders boyunca sinekleri saydı.During the entire lesson, he counted flies.
O bir sinek balıkçısı.He's a fly fisher.
Ha ha ha! Tüm sinekleri öldürmek mi istiyorsun?Hahaha! Do you want to kill all flies?
Sinek uçsa duyabilirsin.You could hear a pin drop.
Ben sinek asa sahibim.I have the ace of clubs.
Tom sağ elinde bir sineklik ile mutfağa yürüdü.Tom walked into the kitchen with a fly swatter in his right hand.
Buralarda sinekler korkunç.The flies around here are terrible.
Bu sinek tamamen zararsız.This fly is completely harmless.
Ben yanlışlıkla bir sinek yedim.I ate a fly by mistake.
Ben sinek peşindeyim.I hunt after flies.
Ben sinek arıyorum.I hunt after flies.
Tom sinekliği açtı.Tom opened the screen door.
Sinek sineklikteki bir delikten içeri girdi.The fly got into the house through a hole in the flyscreen.
Melanie yanlışlıkla bir sinek öldürdü.Melanie has accidentally killed a fly.
Kapalı bir ağız sinek yakalayamaz.A closed mouth catches no flies.
Sen balla sirkeyle yakaladığından daha fazla sinekler yakalarsın.You catch more flies with honey than with vinegar.
Sivri sineklerin dişleri olduğunu biliyor muydun?Did you know that mosquitoes have teeth?
Hangi sinek sizi ısırdı?Which fly bit you?
Hangi sinek seni ısırdı?Which fly bit you?
Bana sinek raketi getirir misin, lütfen?Could you bring me the fly swatter, please?
O kadar sessizdi ki sinek uçsa duyabilirdın.It was so quiet you could hear a pin drop.
"Garson, bu sinek çorbamda ne yapıyor?" "Bana sırtüstü yüzecek gibi geliyor, bayım!""Waitress, what's this fly doing in my soup?" "Looks to me to be backstroke, sir!"
O, sinekleri kışkışladı.He shooed the flies away.
Kahvemde bir sinek olduğu için, faturayı ödemek zorunda değildim.As there was a fly in my coffee, I didn't have to pay the bill.
Her yerde sinekler vardı.There were flies everywhere.
Sinek vızıldar.The fly buzzes.
Tom sinekleri kışkışladı.Tom shooed the flies away.
Bir sinek çorbaya düştü.A fly fell in the soup!
Sineklerden nefret ediyorum.I hate flies.
Kurbağalar sinek yerler.Frogs eat flies.
Onlar bir bal küpü etrafındaki sinekler gibi.They are like flies around a honeypot.
Çocuklar bal küpünün etrafındaki sinekler gibi çekici kadının etrafına üşüştü.Boys flocked to the attractive woman like flies around a honeypot.
Melanie kazara bir sinek öldürmüştü.Melanie had accidentally killed a fly.
Merhemde bir sinek vardı.There was a fly in the ointment.
Sivri sineklerden iğreniyorum ve nefret ediyorum.I hate and despise mosquitoes.