Bu sinagog yerel komünist yetkililer tarafından 1954 yılında yıkılmıştır.Ta je bila porušena leta 1954 s strani lokalnih komunističnih oblasti.
Berlin’deki Yeni Sinagog.Nova Sinagoga v Berlinu, Nemčija.
Cymbalista Sinagogu ve Yahudi kültür merkezi, Tel Aviv.Sinagoga ne obstaja več Sinangoga Cymbalista in judovski center pri Tel Aviv University.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.Židovska sinagoga, ki je bila uničena v Kristalni noči 9. novembra 1938, je bila ponovno odprta 18. maja 1995.
Prag Rönesansı döneminde dört ana sinagog inşa edilmiştir.V Pragi je dokončana Stara nova sinagoga.
Sinagog son şeklini 1892'de almıştır.Končna verzija simfonije je izšla leta 1892.
9 Kasım 1938'de Kristal Gece olarak da bilinen gecede Neue Sinagogu ateşe verildi.V obdobju nacizma je bila v Kristalni noči 9. novembra 1938 požgana sinagoga.
Danimarka'da bugün kullanımda olan iki sinagog bulunmaktadır ve ikisi de Kopenhag'dadır.Šių dienų Danijoje yra trys veikiančios sinagogos, visos Kopenhagoje.
Sinagog, yangının ardından tekrar inşa edilmiştir.Vėliau sinagoga buvo vėl atstatyta.
Machsike Hadas Sinagogu ise küçük bir Orthodox sinagogudur ve Chabad'ın Kopenhag'da varlığı söz konusudur.Machsike Hadas yra ortodoksinė sinagoga ir Chabad bendruomenė taip pat turi savo atstovus Kopenhagoje.
Adada bulunan El Griba Sinagogu dünyanın en eski sinagogudur.Chumt Suko mieste yra seniausia pasaulyje La Ghriba sinagoga.
Ülkede sinagog veya Yahudi okulu yoktur.Matyti žydų sinagoga ir mokykla.
Mimar G. F. Hetsch tarafından tasarlanan Kopenhag Büyük Sinagogu ülkenin önemli binalarındandır.Architektas G. F. Hetsch suprojektavo Didžiąją Kopenhagos sinagogą.
Birçok sinagogda yedi kollu menora vardır.Daugumos žinduolių kakluose yra septyni kaulai.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.Likviduota 1989 m., pradėjus griūti Berlyno sienai.
Mdina'daki sinagog 1693'teki depremle yıkıldı.Val di Noto gyvenvietės buvo visiškai sugriautos 1693 m. žemės drebėjimo.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Tai labai papiktino vietinę žydų bendruomenę ir jie patys padegė sinagogą.
Fakat sinagogların ayakta kalmasına izin verildi.Tarpukariu sinagoga buvo suremontuota.
Yahudilerin ibadethaneleri sinagoglardır.Seredžiaus žydai Seredžiaus sinagogos pamatai.
1995'te diğer Yahudi evlerine yapıldığı gibi sinagog vandalizme uğradı.1995 m. buvusioje sinagogos vietoje buvo pastatytas paminklas žuvusiems žydams.
Vadide 6 sinagog vardır.Apskrityje yra 6 valsčiai.
Bütün sinagoglarda bulunur.Aptinkami visoje citoplazmoje.
Kentte bulunan altı sinagog yıkıldı.Kuus linnas olnud sünagoogi olid hävitatud.
1730 - New York'ta ilk sinagog hizmete girdi.1730 – New Yorgis avati Põhja-Ameerika esimene juudi sünagoog.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.Arbeit on ise väitnud, et tema suhe dopinguga sai lõpu juba 1989. aastal Berliini müüri langemise järel.
Yahudi cemaati bir de sinagog inşa etti.Liberecis on samuti juudi vähemus, tänu millele ehitati uus sünagoog.
Yahudilerin boşalttığı evler, dükkanlar ve sinagoglar Yunanlara verildi.Rüüstati juutide kodusid, asulaid ja kauplusi.
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.A mecsettel, a zsinagógával azt sugallják: "El kell kezdenünk párbeszédet folytatni!"
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Avec la mosquée, avec la synagogue, qui dit "Nous devons commencer à parler entre nous"
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Con le moschee, con le sinagoghe, dicendo: "Dobbiamo cominciare a parlarci l'un l'altro"
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Cu moscheea, cu sinagoga, spunând, "Trebuie să începem să vorbim unii cu alții."
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Dengan Masjid, Sinagog, yang menyerukan, "Kita harus mulai berdialog."
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.이슬람 사원과, 유대 교회당과, "우린 서로 대화를 시작해야 한다."며 결집했습니다.
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Las mezquitas, las sinagogas dicen: "Debemos empezar a hablar entre nosotros".
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Met de moskee en de synagoge die zeggen, "We moeten met elkaar gaan praten."
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Mit der Moschee, der Synagoge, die sagen: "Wir müssen anfangen, miteinander zu sprechen."
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Na mesquita, na sinagoga, afirmando: "Temos de começar a dialogar".
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.S mešitami a synagógami, ktoré hlásajú: "Musíme sa začať rozprávať jeden s druhým."
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Te meczety i synagogi głoszące: "Musimy zacząć rozmawiać ze sobą".
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.Με το τζαμί, με τη συναγωγή, λένε "πρέπει ν' αρχίσουμε να μιλάμε μεταξύ μας."
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.В джамията, в синагогата, като казват: "Трябва да започнем да говорим един с друг."
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.עם המסגד, עם בית הכנסת, ואמרו, "אנחנו צריכים להתחיל לדבר זה עם זה".
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.في المسجد والمعبد يقولون: "يجب أن نبدأ التحدث مع بعضنا بعضاً".
Camiyle, sinagogla, "Bizler birbirimizle konuşmaya başlamalıyız" diyorlar.他者に対し忍耐で臨むという考えを越え 他者を理解する時代がやってきました
Helsinki’de ve Turku’da sinagog vardır.En Helsinki y en Turku hay una sinagoga.
Helsinki’de ve Turku’da sinagog vardır.Helsingissä ja Turussa toimii synagoga.
Helsinki’de ve Turku’da sinagog vardır.Helsinki et Turku abritent une synagogue.
Helsinki’de ve Turku’da sinagog vardır.I Helsingfors och Åbo finns en synagoga.
Helsinki’de ve Turku’da sinagog vardır.В стране действуют две синагоги – в Хельсинки и в Турку.
Helsinki’de ve Turku’da sinagog vardır.يوجد كنيس في هلسنكي وكنيس في توركو.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.Bây giờ, trong Do Thái giáo, một câu chuyện hoa mỹ về một người đàn ông giàu có ngồi dưới giáo đường.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.Dalam Yudaisme, ada sebuah cerita yang indah tentang seorang kaya yang pada suatu hari duduk di sinagoga.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.Det finns en fantastiskt berättelse inom judendomen om en rik man som satt i synagogan en dag.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.In het jodendom is er een schitterend verhaal over een rijke man die op een dag in de synagoge zat.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.In iudaism exista o poveste superba a unui om bogat care statea in sinagoga intr-o zi.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.Nel giudaismo c'è la storia bellissima di un uomo ricco che era nella sinagoga un giorno.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.Nun, im Judentum gibt es eine wunderschöne Geschichte von einem Mann der eines Tages in einer Synagoge sass.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.W Judaizmie jest pewna świetna historyjka o bogatym człowieku, który pewnego dnia usiadł w synagodze.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.В иудаизме есть чудесная история о богатом человеке, который однажды сидел в синагоге.
Musevilikte çok harika bir hikaye vardır, Zengin bir adam bir gün sinagoga gelir.В іудаїзмі є надзвичайна історія про багатого чоловіка, який одного разу сидів у синагозі.