Tom silahını çekti ve Mary'ye ateş etti.Tom pulled out his gun and shot Mary.
Çok uzakta olmayan bir silah sesi duyduk.We heard a shot not far away.
Tom cinayet silahıyla bulundu.Tom was found with the murder weapon.
Onun bir silahı var.He has a gun.
Biz Amerika ile birlikte nükleer silahlarımızı yok edeceğiz.We will destroy our nuclear weapons with America.
Silahlarını Tom'a doğrulttular.They aimed their guns at Tom.
Polis memurları silahlarını Tom'a doğru çevirdi.The police officers aimed their guns at Tom.
Silah kontrolü hakkında nasıl hissediyorsunuz?How do you feel about gun control?
Silahımda daha fazla mermi yok.There are no more bullets in my gun.
Tom silahına baktı.Tom looked down at his weapon.
Bu silah için bir ruhsatım var.I have a permit for this gun.
Tom bir elinde silah ve diğerinde bir bıçak taşıyor.Tom is carrying a gun in one hand and a knife in the other.
Bir silah gibi görünüyordu.It looked like a gun.
Silahlarınızı yere koyun.Put down your weapons.
Bir silah getirdin mi?Did you bring a weapon?
Onlardan üçü vardı ve hepsi silahlıydı.There were three of them and all three were armed.
Konferansta süper güçlerden, silahlı kuvvetlerini üçte bir oranında azaltmaları istendi.The conference called for the major powers to cut their armed forces by a third.
Tom silahlı kuvvetlere katıldı.Tom has joined the army.
Onlara silahsız olduğumuzu söyle.Tell them we're unarmed.
Lütfen silahını yere koy.Please put your weapon on the ground.
Lütfen silahınızı yere koyun.Please put your weapon on the ground.
Tom'un silahı zemin üzerinde.Tom's gun is on the ground.
Ben uzaktan silah ateşi duyuyorum.I've been hearing gunfire in the distance.
Tom bir mutfak bıçağı ile silahlıydı.Tom was armed with a kitchen knife.
Silahımı benimle getirdim.I brought my gun with me.
O silahı Tom'dan alman beni memnun etti.I glad that you took that gun away from Tom.
Gardiyanlar silahlarını Tom'a hedefliyorlar.The guards are aiming their weapons at Tom.
Tom bir silah arıyordu.Tom looked for a weapon.
Belki de o silahı bana vermen gerekir.Maybe you should give me that weapon.
Adamın bir silahı vardı.The guy had a gun.
Ben asla bir silaha dokunmadım bile.I've never even touched a gun.
Ben silah taşımıyorum.I don't wear a gun.
Hiç silahım yok.I have no weapons.
Adamlarına silahlarını indirmelerini söyle.Tell your men to drop their guns.
Tom silah zoruyla soyuldu.Tom was robbed at gunpoint.
Silahını bırak yoksa vururum.Drop your weapon or I'll shoot.
Tom silahını çıkardı ve Mary'yi vurdu.Tom took out his gun and shot Mary.
Bir silah taşıyor musun?Do you carry a weapon?
Yasadışı silah satışı ile ilgili ne biliyorsunuz?What do you know about illegal weapon sales?
Silah taşıyor musun?Do you carry weapons?
Tom çabucak silahını yeniden yükledi ve ateş etti.Tom quickly reloaded his gun and fired.
Silahtan uzak dur.Step away from the gun.
Tom silahını ateşledi.Tom fired his gun.
Tom bankaya giderken gördüğü adamların silahlarının olduğunu söyledi.Tom said that the men he saw going into the bank had the weapons.
Tom silahını tavşana ateşledi.Tom fired his gun at the rabbit.
Silahlarınızı hazır tutun.Keep your weapons ready.
Silahı kim ateşledi?Who fired the gun?
Neden silahlara ihtiyacımız var?Why do we need weapons?
Onlar nükleer silahlardan endişe duyuyor gibi görünüyorlar.They seem to be concerned with nuclear weapons.
Herhangi bir uyuşturucu ya da silah var mı?Any drugs or weapons?
Neyle silahlanmışlar?What are they armed with?
Tom şemsiyesini silah gibi kullandı.Tom used his umbrella as a weapon.
Tom'un bir silahı olduğunu gördüğümde, korktum.When I saw that Tom had a gun, I got scared.
Tom silahlı soygun ile suçlandı.Tom was charged with armed robbery.
Onlar bıçaklarla silahlanmıştı.They're armed with knives.
Bu ne tür bir silah?What kind of gun was it?
Onlar silahlarla silahlandırıldı.They're armed with guns.
Tom'a bir silah verdin mi?Have you given Tom a gun?
Bir silah kullanabilir misin?Can you use a gun?
Bir silah olabilirdi.It could've been a gun.