Silahlı adamlar onları bekliyorlardı.Men with guns were waiting for them.
ABD'nin nükleer silahları vardı.The United States had nuclear weapons.
Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.China is working to modernize its weapons program.
Vagonda birkaç araç ve birkaç ekstra silah vardı.In the wagon were a few tools and some extra guns.
Hükümet ateşli silah ihracatını yeniden ele almaktadır.The government has been reconsidering its firearms exportation.
Böyle bir adam ava gitmez ve nadiren silah sahibidir.Such a man does not go hunting and seldom owns a gun.
Sahip olabileceğiniz en büyük silah insanları anlamaktır.An understanding of people is the greatest weapon you can possess.
Erkek kardeşim silah sallayan biri tarafından tehdit edildi.My brother was threatened by someone waving a gun.
Silahta kalan parmak izleri şüphelininki ile uyuşuyor.The fingerprints left on the weapon match the suspect's.
En sevdiğin silah nedir?What's your favorite weapon?
Bir silah işe yarayabilir.A gun might come in handy.
Bir silaha sahip olduğunuz doğru değil mi?Isn't it true that you own a gun?
Kapıda duran elinde silahı olan bir adam var.There's a man with a gun in his hand standing at the door.
Silahını yere at.Toss your gun on the ground.
Silahını buraya fırlat.Toss your gun over here.
Silahı olan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know that owns a gun.
Tom silahını çekti ve ateş etti.Tom drew his gun and shot.
Tom silahını paltosunun altında gizledi.Tom concealed his pistol under his coat.
Tom bir tabanca ve bir bıçakla kendini silahlandırdı.Tom armed himself with a gun and a knife.
Mary kendini öldürmeden önce Tom silahı ondan aldı.Tom took the gun from Mary before she could kill herself.
Tom, Mary'nin bir silahının olmasının iyi bir fikir olacağını düşündü.Tom thought it would be a good idea if Mary got a gun.
Tom silahını dolduruken kütüğe oturdu.Tom sat on the stump loading his gun.
Tom uzun süre silahını temizlemedi.Tom hasn't cleaned his gun in a long time.
Tom silahsız bir insanı vurmakla suçlandı.Tom has been accused of shooting an unarmed man.
Tom silahlar hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about guns.
Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.The police spent hours searching Tom's place, but they couldn't find the murder weapon.
Silahın yüklü mü?Is your gun loaded?
Tom silahının dolu olup olmadığını anlamak için kontrol etti.Tom checked to see if his gun was loaded.
Tom silahının yüklü olduğundan emin olmak için kontrol etti.Tom checked to make sure his gun was loaded.
Çevremizdeki çok sayıda insanın silahı var.A lot of people in our neighborhood own guns.
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
John onu vurduğunda, Tom silahını Mary'ye hedefliyordu.Tom was aiming his pistol at Mary when John shot him.
Tom silahını kılıfından çıkardı.Tom unholstered his gun.
Tom belkide Mary ve John'un silah kaçakçısı olduklarını düşünüyordu.Tom thought that maybe Mary and John were gunrunners.
Tom bazı silah atışları duyduğunu söyledi.Tom thought he heard some gunshots.
Tom bir silah sesi duyduğunu düşündü.Tom thought he heard a gunshot.
Tom silahını yeniden doldurdu.Tom reloaded his gun.
Tom bir silahı varmış gibi yaptı.Tom pretended he had a gun.
Tom silahını Mary'ye doğrulttu ve ona kıpırdamamasını söyledi.Tom kept his gun pointed at Mary and told her not to move.
Tom, çöp tenekesinin yanında bir silah buldu.Tom found a gun near the garbage can.
Silahını çizilmiş Tom odaya girdi.Tom entered the room with his gun drawn.
Tom silahın dolu olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know the gun was loaded.
Tom silahlı soygun için cezasını doldurdu.Tom did time for armed robbery.
Tom kesinlikle hemen silahına sarılmış gibi görünüyor.Tom certainly appears to have jumped the gun.
Bu Tom'u öldürmek için kullanılan silah olabilir gibi görünüyor.This looks like it might be the weapon that was used to kill Tom.
Tom silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.Tom hid the gun in the cookie jar on top of the refrigerator.
Tom her zaman bir silah taşır mı?Does Tom always carry a gun?
Tom, Mary'nin kafasına bir silah dayadı.Tom stuck a gun to Mary's head.
Tom Mary'ye bir silah çekti.Tom pointed a gun at Mary.
Altın silahlar seni kurşunlardan korumaz.Golden guns don't protect you from bullets.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Silahlarınızı yere bırakın!Put down your weapons!
Saat kaçta silah atışı duydunuz?At what time did you hear the gunshot?
Jenny'nin bir silahı var.Jenny has a gun.
Korsanlar silahsız ticaret gemilerini av yaptı.Pirates made unarmed merchant ships prey.
Bu silah bir oyuncak değildir, çocuk!That weapon is not a toy, boy!
Polis "Silahınızı teslim edin" diye söyledi."Hand over your gun", said the policeman.
Tom silah kontrolünün lehinde.Tom is in favor of gun control.
Ve uzaylılar, uçan daireler ve lazer silahları nerede?And where are the aliens, the flying saucers, and the laser guns?
Silahını indir.Holster your weapon.