Ana içeriğe geç
Sözlük

silah ile cümle

silah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Fadil silahını Dania'nın ailesine doğrulttu.Fadil kept his gun aimed at Dania's family.
Fadıl silahını indirdi.Fadil put the gun down.
Fadıl silahları arabada sakladı.Fadil stashed the weapons in the car.
Fadıl, Dania'ya bir silah verdi.Fadil handed Dania a gun.
Fadıl, Dania'nın başına bir silah doğrulttu.Fadil held a gun to Dania's head.
Fadıl, Dania'ya bir silah vermeyi kabul etti.Fadil admitted to giving Dania a gun.
Fadıl silahla ilgili bir ihlal nedeniyle tutuklandı ve mahkum edildi.Fadil was arrested and convicted of a weapon-related violation.
Tom, Mary'nin başına bir silah tuttu.Tom held a gun to Mary's head.
Tom, Mary'nin başına bir silah dayadı.Tom held a gun to Mary's head.
Tom Mary'ye bir silah verdi.Tom handed Mary a gun.
Tom silahı indirdi.Tom put the gun down.
Kaç tane ateşli silahın var?How many firearms do you own?
Kamyonda kaç tane silah vardı?How many guns were in the truck?
Avustralya'da bir silah satın almak ne kadar kolaydır?How easy is it to buy a gun in Australia?
Silahlı değildim.I wasn't armed.
Cinayet silahı bulunmadı.The murder weapon hasn't been found.
Ben bir silah çaldım.I stole a gun.
Bazı silah sesleri duydum.I heard some shots.
Suçlu silahlı ve hayli tehlikeli.The criminal is armed and highly dangerous.
Fadıl, Leyla'yı öldürmek için bir silah satın aldı.Fadil bought a gun to kill Layla.
Fadıl, Leyla'yı ona bir silah almaya ikna etti.Fadil convinced Layla to get him a gun.
Sami yastığının altında bir silahla uyudu.Sami slept with a gun under his pillow.
Sağduyu silahı politikasına ihtiyacımız var.We need common sense gun policy.
Tom, silahlı soygundan dolayı suçlu olduğunu itiraf etti.Tom pleaded guilty to armed robbery.
Sami bir silah satın aldı.Sami bought a gun.
İsa'nın silahları sevdiği ve yoksullardan nefret ettiği iyi bilinmektedir.It is well known that Jesus loved guns and hated the poor.
Kimyasal silah kullanımı bir savaş suçudur.The use of chemical weapons is a war crime.
Cinayet silahı silinerek temizlendi.The murder weapon was wiped clean.
O silahlı ve son derece tehlikeli.He is armed and highly dangerous.
"Günümüzde kendini kitle imha silahlarına karşı korumak mümkün değildir."Nowadays it's not possible to protect oneself against weapons of mass destruction.
Leyla silah seslerini duydu.Layla heard the shots.
Leyla bir silah satın aldı.Layla bought a gun.
Silah, Leyla'ya kaydedildi.The gun was registered to Layla.
Leyla silah seslerini duyamadı.Layla couldn't hear the gunshots.
Leyla silahını bıraktı.Layla dropped her weapon.
Leyla silahını indirdi.Layla dropped her weapon.
Tom silah seslerini duymadı.Tom didn't hear the gunshots.
Evinde bir silahın var mı?Do you have a gun in your house?
Leyla yanında daima o silahı taşıyordu.Layla carried that gun with her at all times.
Silahlar burada yasadışıdır.Guns are illegal here.
Silah sesleri duyduğumu sandım.I thought I heard gunshots.
Leyla, Sami'den bir silah ödünç aldı.Layla borrowed a gun from Sami.
Leyla, Sami'ye bir silah verdi.Layla gave Sami a gun.
Leyla silah sesini duydu.Layla heard the gunshot.
Polis bir dizi silahlı saldırıyı araştırıyordu.The police was investigating a series of shootings.
Sami bir saldırı tüfeği ile silahlanmıştı.Sami was armed with an assault rifle.
Ejderha sıradan silahlarla öldürülemez.The dragon can't be killed with ordinary weapons.
Leyla, ABD silahlı kuvvetlerinde çavuş olarak görev yapıyordu.Layla was serving as a sergeant in the US armed forces.
Sıradan silahlar ejderhaya zarar veremez.Ordinary weapons cannot harm the dragon.
Ejderhaya sıradan silahlarla zarar verilemez.The dragon cannot be harmed by ordinary weapons.
Bu kılıç dünyada bir ejderhayı öldürebilecek tek silahtır.This sword is the only weapon in the world that can kill a dragon.
Bu kılıç, dünyada ejderhaya zarar verebilecek tek silahtır.This sword is the only weapon in the world that can harm a dragon.
Sami silahını hiç çekmedi.Sami never drew his gun.
Sami, silah zoruyla soyuldu.Sami was robbed at gunpoint.
Tom silahı pencereden attı.Tom threw the gun out of the window.
Tom silahın yüklü olmadığına dair güvence verdi.Tom assured me the gun wasn't loaded.
Tom silahını Mary'ye ateşledi.Tom fired his gun at Mary.
Tom silahı kuyuya attı.Tom threw the gun in the well.
Tom her zaman yanında bir silah taşır.Tom carries a gun with him all the time.
Tom yanında her zaman silah taşır.Tom carries a gun with him at all times.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod