silahı ile cümle
silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Andrew, Oscar'dan Rick'i öldürmesini ister ancak Oscar Andrew'ı öldürür ve silahını Rick'e geri verir.Andrew pressiona Oscar a matar Rick, mas Oscar mata Andrew, em seu lugar.
Müslüman bir ibadethane görevlisi, kişisel silahını kullanarak, saldırıyı durdurmak istedi.Um muçulmano usou sua arma de fogo pessoal para parar o tiroteio e perseguir os terroristas.
Durum hızla ters bir hâl alır ve Rick, silahıyla iki adamı da öldürür.A situação rapidamente fica tensa, e Rick mata os dois homens.
En önemli silahı orağıdır.É sua principal arma.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Alex aponta a sua arma para a cabeça de sua mãe.
Robert Ford bu durumdan yararlanarak Jesse'nin büyükbabasının silahıyla Jesse'yi vurdu.Robert Ford aproveitou a oportunidade e atirou em Jesse na cabeça.
Oyunda sahip olduğunuz tek yakın dövüş silahı.É a segunda arma mais forte do jogo.
Silahın gerçek adı Gewehr 98'dir.Em Alemão, Gewehr 98 significa Espingarda 98.
Ama bazı ordu birlikleri de bu silahı kullanıyor.Várias polícias e forças armadas pelo mundo utilizam esta pistola.
Ancak ordu 176 adedi teslim edilen bu silahın işe yaramaz olduğunu ilan etti.Apenas 176 unidades foram feitas, tornando esta arma extremamente rara.
2001'de Sözlerim Silahım'ı yayınladı.Em 2001 publicou o livro Eu Hein.
Onların silahı var!Possui um rifle.
Silahın üzerinde atış kabiliyetini üstün kılan unsurlar bulunmaktadır.Pensa mais em ganhar do que em atirar.
Taşı sugulit, silahı sabah yıldızıdır.Sua arma Volt é a morning star, estrela da manha.
Harry silahı kapıp Ben'e doğrultur, ancak Ben silahı geri alır ve Harry'yi vurur.Eles encurralam o homem-bomba, mas ele agarra Harry.
Silahı alan güreşçi onu kullanma fırsatı elde eder.Se você tem uma arma poderosa por que usa lá?
Silahın ayrıca .40 S&W'lık diğer bir versiyonu vardır.O Commons possui imagens e outros ficheiros sobre .40 S&W Vídeos
Silahın üç sürümü vardır.A sua armadura contém três bemóis.
HAva kuvvetleri bünyesinde uçaksavar silahı olarak kullanıldı.Nas guerras travadas fez-se o uso de foguetes como uma arma.
Ana madde: Silahın Gücü Silahın Gücü (1973), Ted Post'un yönettiği film.Magnum Force é um filme norte-americano de 1973 dirigido por Ted Post.
Shane ardından kendi yüzünü kasten bir ağaca çarpar ve yine kendi silahını bir yere saklar.Ele então esmaga intencionalmente seu próprio rosto em uma árvore e esconde sua arma.
Başka bir iddiaya göre ise Kaptan silahını kafasına dayamış ve tetiği çekmiştir.Em seguida, percebendo o que tinha feito, colocou um rifle em sua testa e puxou o gatilho.
O an yıllardır içinde sakladığı güç Carrie'nin en korkunç silahı haline geldi.O rifle ArmaLite foi durante muitos anos a arma mais letal disponível para o IRA.
Aracın ikincil silahı M2 Browning 50 cal makineli tüfekti.A arma de Fuyuo é uma metralhadora Browning M2 calibre 50.
Her silahın 20 mermilik şarjörü bulunuyordu.O cadáver tinha 20 buracos de bala.
Hiçbir polis memuru silahını ateşlemedi.Os policiais não usaram as armas.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Ele apontou sua metralhadora para eles, mas a arma não disparou.
İleride bu top Wehrmacht elindeki en etkili tanksavar silahı oldu.Foi a maior arma autoautopropulsada a ver serviço.
Kıvanç'ın silahı doldururken kazayla bu işin olduğu kanaatindeyim.Smuts manteve a história de que ele estava limpando uma arma quando ela disparou acidentalmente.
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt (tabanca)) patentini aldı.1836 — Samuel Colt recebe a patente dos Estados Unidos para o revólver Colt.
Soap Price'ın silahını ona geri verir.Emma é encarregada de recuperar a arma.
Ardından Ag-o silahı alır ve adamı vurur.Edna, no entanto, pega uma arma e começa a abrir fogo contra elas.
Daha sonra silahını Buddy'ye doğrulup ateş eder.Depois, disparem e dê-lhes a baioneta!
Hızı onun en büyük silahı.Zijn snelheid was zijn grootste wapen.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?Humaar koi ka kariyi? = Wie kan mij wat doen?
Saldırıdan hemen sonra aynı silahı kullanarak intihar etti.Twee maanden later pleegde hij met hetzelfde wapen zelfmoord.
Isaac Mendez'in silahından çıkan 2 kurşunla kazara öldürülmüştür.Ze werd per ongeluk gedood door Isaac Mendez, die haar twee kogels in de borst schoot.
Silahın ayrıca .40 S&W'lık diğer bir versiyonu vardır.Hetzelfde wapen in kaliber .40S&W heeft iets afwijkende afmetingen.
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Zo probeert ze hem neer te schieten, maar haar pistool blijkt ongeladen.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.De schutter pleegde daarna zelfmoord.
Her silahın 20 mermilik şarjörü bulunuyordu.Bij elk onderdeel deden 20 schutters mee.
Onların silahı var!Te wapen!
Filmin orijinal sonunda Rambo Albay Trautman'ın silahından çıkan kurşunla ölür.De film eindigt met een close-up van de schietende Travis.
Arjuna Rudra silahını geri koydu.Oscar voerde het familiewapen opnieuw.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Als de ander zijn wapen laat vallen.
Bu silah, tank silahı olarak kullanıldı.De Ene Kracht zelf werd als wapen gebruikt.
Fakat görüntülerde silahı kim aldığı yoktur.In de film heeft het pistool geen demper.
Ama zaten silahın tüm mermilerini ateşlemiştir.In eerste instantie vuurden ze alle wapens af.
Uruklar izin vermiyorlardı çünkü onlarda bir elf silahı olduğunu düşünüyorlardı.Een onbekende klant had hem gevraagd waar hij elf vuurwapens kon kopen.
Silahın maksimum menzili 200 metredir.Het wapen is tot 200 meter nauwkeurig.
Sai (釵), Okinawa'da kullanılan geleneksel delici bir yakın dövüş silahıdır.De sai (釵) is een oud Japans gevechtswapen afkomstig van Okinawa.
Fransızların en büyük silahıdır.Frankrijk is de grootste importeur.
Uyardılar ama silahı indirmediler.Ze kregen een wapen, maar werden niet betaald.
Sovyetler Birliği 1949 yılında ilk nükleer silahı test etmeye başladı.1949 – De Sovjet-Unie test haar eerste kernwapen.
Glock 17 daha sonra birçok polis teşkilatının tutulan silahı haline gelmiştir.De Glock 17 is in een aantal opzichten een bijzonder wapen.
Önce Eric silahını ağzından kafasına sıkar.Hij zal daarna de pijl uit haar hoofd trekken.
Bu araçların hepsinin kendi silahı vardır.Alle gebieden hebben hun eigen wapens.
Bir Sovyet silahı olan Tokarev SVT40 gibi özellikleri vardır.In het Gewehr 43 werden elementen van de Russische Tokarev SVT-40 gebruikt.
Silahı tutukluk yapınca kız kardeşi Kristine'i çağırır ve eski günahlarını itiraf eder.Als Quaerts Cecile weer opzoekt bekent hij zijn zonden en noemt hij haar Madonna.
Bunun üzerine Aydın'ın babası silahı yerden alıp Mithat'ın kafasına ateş edip öldürür.De klant neemt een geweer mee en gaat terug naar de waarzegster, die zij in de armen van haar man aantreft.
İlgili Sayfalar