silahı ile cümle

silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tetik mekanizmasını hazırlama , silahı tekrar ateşlemeye hazırlar.Affilare le armi Prepararsi a uno scontro.
Birkaç tanesinde 20 mm ya da 25 mm lik tanksavar silahı vardı.Aveva uno o due cannoni da 20 mm.
Saldırı silahı matkaplarıdır.La sua arma del delitto sono delle bolas.
Oyun esnadında, Kyle ana silahı olarak bir pompalı av tüfeği kullanır.Il Torino utilizza come tinta principale il granata.
Bu silahın nasıl kullanılacağını bilir.Он знает, как использовать это оружие.
Bu silahın nasıl kullanılacağını biliyor.Он знает, как использовать это оружие.
Tom'un neden bir silahı var?Почему у Тома оружие?
Silahımda daha fazla mermi yok.В моём оружии нет больше пуль.
'Kim, kime silahını çekeceğini', 'kimden şüpheleneceğini, bilemez durumdadır.И ни один не знает, кто это, задыхаясь, наклонился над ним И кого он окатывает брызгами.
Onların silahı var!Имеет пушку.
Kaykayı aynı zamanda bir silahıdır.Как и я, он — оружие!
Almanlar 1942 yılında 358 adet, 1943'te 169 ve 1944'te ise 33 tane silahı dönüştürdü.В том году немцы переделали 358 орудий, в 1943—169 и в 1944 — 33.
Silahın uçaklara karşı kullanıldığına dair herhangi bir kayıt yoktur.Сведений о боевом применении пистолета не имеется.
Arkadaşlarım dedi ki, silahı yere bırak.Заставляет отложить оружие в сторону.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Позже нападавший покончил жизнь самоубийством.
Yemi tam vuracakken Eko elinden silahı alır ve yaşlı adamı öldürür.Чтобы спасти Йеми, Эко сам взял пистолет и застрелил старика.
Gölgelerin ardında gizlenen bir adam silahı alır ve gözden kaybolur.Прятавшийся в тени подозреваемый подбирает пистолет и убегает.
Spasov M1944 Trigun Bulgar kökenli üçlü namlulu bir tüfek silahı idi.Спасов M1944 Триган - Пистолет-пулемёт.
Hızı onun en büyük silahı.Самое скорострельное оружие.
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt (tabanca)) patentini aldı.1836 — Сэмюэл Кольт получил патент США на револьвер Кольт.
Silahın beslemesi belt mühimmattan yapılır.Питание пулемёта патронами производится из металлической ленты.
Silahı ona teslim eder.Поверните свое оружие к нему.
Silahı ise sihirli bir kamçıdır.Абсолютно новое оружие — магический жезл.
Glock 17 daha sonra birçok polis teşkilatının tutulan silahı haline gelmiştir.Пистолет Glock 17 послужил основой всего диапазона пистолетов, выпускаемых фирмой Glock.
Taşı sugulit, silahı sabah yıldızıdır.Утренняя звезда (значения)
Silahı tırpandır.Его оружие кнут.
Ana silahı 14,5'lik KPVT'dir.Основным вооружением являлся 14,5-мм зенитный пулемёт КПВТ.
Katyuşalar anti-piyade silahı olarak tasarlanmışlardır.Нодати использовался как оружие пехоты в бою.
Silahın üzerinde atış kabiliyetini üstün kılan unsurlar bulunmaktadır.Имеет чувство превосходства над Пушком.
Michael'ın silahından çıkan kurşun ile hayatını kaybetmiştir.Они находят гильзы от ружья Майкла.
Bu hafif atışlı silahın 20, 25, 32 ve 40 mermi alabilen şarjörleri vardır.Выпускался в модификациях с ёмкостью на 25, 30 и 40 патронов.
Bu silahın 1800 mermilik mühimmatı vardı.Боезапас включал в себя 1800 патронов на ствол.
Silahın maksimum menzili 200 metredir.Максимальная дальность огнеметания составляла 200 метров.
Taşı yakut, silahı zırhlı eldivendir.Блинк — крот, вооруженный супер перчатками.
Raoul'un silahından çıkan ses tüm yeraltı mahzeninin yıkılmasına yol açar.Само появление рэпера «взорвало» весь зал.
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.Он застрелился в своём гараже из охотничьего ружья.
Kızgınlıkla silahı bir kenara fırlatır.Он злится и достаёт пистолет.
Ana silahı bozulmuş bir tankın içinde, göreve devam etmek.Осуществляет атаку путём рывка, предварительно зарядив орудие.
Her iki pozisyonda da silahın mürettebatı azami derecede yaralanmaya açık oluyordu.Оба члена экипажа получили серьёзные травмы.
Bu kullanım şeklinde silahın tetiği çekilmek suretiyle direkt ateş edilir.После этого для производства выстрела необходимо только нажать на хвост спускового крючка.
Taşı safirdir ama silahı bilinmiyor.Орудия выполнены из камня, металл был неизвестен.
Uyardılar ama silahı indirmediler.Получил ранение, но не ушёл от орудия.
Ama zaten silahın tüm mermilerini ateşlemiştir.И из ноги стали выходить все эти пули.
Sovyetler Birliği 1949 yılında ilk nükleer silahı test etmeye başladı.Первая советская ядерная бомба испытана в 1949 году.
Yazma tutkusu ise zamanla en büyük silahı haline gelecekti.كان سيكون الميل إلى الكتابة أكبر سلاح مع مرور الوقت .
Ayrıca Auvinen, silahını bazı kişilere onları vurmadan doğrulttu..كما وجه سلاحه باتجاه البعض من دون إطلاق النار عليهم.
Her silahın 20 mermilik şarjörü bulunuyordu.تحمل كل سفينة عشرين مدفعاً.
Ayrıca ilk nükleer silahın (atom bombası) yapılması amacıyla yürütülen Manhattan Projesine katıldı.كما انضم إلى مشروع مانهاتن لتطوير أول سلاح نووي (قنبلة ذرية).
Hiçbir polis memuru silahını ateşlemedi.لم تطلق الشرطة أي رصاصة.
Onların silahı var!فأخذت سلاحهم.
Taşı sugulit, silahı sabah yıldızıdır.القراصية - صباح فخري.
Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur.لديكم تحت تصرفكم الأسلحة والمعدات والمشروبات السحرية.
Alan, burada Karanlık Güç ile başedebileceği silahı bulur.يملك عتلة بأمكانها إطلاق طاقة منفجرة.
Kokpitte bulunan pilot veya sistem subayı da silahı ateşler.والشخص المتحكم في القذائف، الطيار أو ضابط نظم الأسلحة، قد استهدف الجسر.
Sami silahını indirdi.سامي انزل سلاحه
Joe silahını Rick'e doğrulturken diğerleri de silahlarını Michonne'a doğrultmaktadır.Joe detém Rick com uma arma, e os outros apontam armas à Michonne.
Sherlock, silahın aslında bir çakmak olduğunu anlayıp silahı seçer ve gitmeye hazırlanır.Sherlock percebe que a arma é realmente um isqueiro e começa a sair.
Orada, Karanlık Güç'ü yenebilecek bir silahı olan Cynthia Weaver'ı keşfederler.Lá, descobrem que essa mulher, Cynthia Weaver, tem uma arma que pode destruir a Presença Sombria.
Nick ona silahını doğrultur.Enquanto isso, Nick rouba a arma de volta.
Bununla birlikte 2A45 Sprut-B tanksavar silahından atılabilmektedir.Ele também pode ser disparado a partir do armamento antitanque 2A45 Sprut-B.
İlgili Sayfalar