silahı ile cümle

silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kahramanımız P.P Hammer’ın silahı ise bir kompresör tabancası.Su arma del "Arsenal Force" es el “Boost Hammer”.
Silahın üç sürümü vardır.Su armadura tiene tres bemoles.
Favori silahı M4A1’dir.Está armado con un M4A1.
Mükemmel bir keskin nişancı silahıdır.Es un excelente disparador con pistolas.
Bu konuda onun en büyük silahi güçtür.Su arma más poderosa es su cuerpo.
Harry silahı kapıp Ben'e doğrultur, ancak Ben silahı geri alır ve Harry'yi vurur.Ben logra regresar a la casa, pero descubre que Harry le había quitado su arma a Barbara.
Bu kuyruklar büyük bir ihtimalle düşmanlarına karşı savunma silahı olarak kullanır.En muchos casos poseen la facultad de violar como arma a los enemigos.
Üç el ateş edilir.Michael, silahını banka çalışanına doğrultur ve kasayı açmasını söyler.Michael apunta a la empleada del banco y exige que la caja sea abierta.
Frank tabancasını çekip adama doğrultur ve ondan silahını bırakmasını ister.Un hombre le apunta con un arma y le dice que se vaya.
P90Oz , FN Herstal tarafından üretilen bir kişisel Yarı otomatik savunma silahı (SDW)'dır.El FN P90 es un subfusil automatico fabricado por FN Herstal.
Bu haberi alınca silahına davrandığı için, kurşunla vurularak öldürüldü.Cuando lo hace se encuentra con que le habían disparado.
Hızı onun en büyük silahı.La gran velocidad del monstruo es su principal arma.
Doktor silahı kullanınca savaş zaman kilidi altına alındı.Para su sorpresa, la pistola estaba cargada.
Piyade tüfeği, en eski askeri sınıf olan piyadenin ana muharebe silahıdır.El fusil era el arma antitanque primaria de un pelotón de infantería.
Mermiler tükendiğinde, silahın kabzası saldırı için kullanılabilir.Cuando se acaba la munición se puede utilizar como arma cuerpo a cuerpo.
Elektrik silahı Telefonu "Ben sadece kâğıt satıcısıyım.."En su firma dice "Yo soy una sola bala.
Silahı ise sihirli bir kamçıdır.Su arma es un hacha gigante.
En güçlü özellikleri mıknatıs ile EMP jeneratör silahıdır.Su arma secundaria pueden ser granadas AP o EMP.
İlk kez bir atom silahı kayboldu.Esa fue la primera vez que un arma nuclear tipo cañón fue totalmente ensamblada.
Silahın toplusu bir mandal vasıtasıyla genellikle yana devrilmek suretiyle açılır.En general, el metal de aportación se va introduciendo manualmente entre las partes a unir.
Shepherd'ın silahı düşer ve Soap ona doğru sürünür.El escuchó los disparos y vio a Tippit caer al pavimento.
Tom silahını çekti ve ateş etti.Tom estrasse la sua pistola e fece fuoco.
Durun ateş etmeyin, silahım yok.Fermi, non sparate, sono disarmato.
En iyi silahı almak için hızlı olunmalıdır.Fa della rapidità la sua arma migliore.
Bizans, diplomasiyi bir savaş silahı olarak kullanmada yetenekliydi.I Bizantini avevano sviluppano una grande abilità nell'usare la diplomazia come un'arma per la guerra.
'Kim, kime silahını çekeceğini', 'kimden şüpheleneceğini, bilemez durumdadır.In parole povere: non si sa se c’era il dolo e, nel dubbio, gli imputati vanno assolti.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Il fulmine e il tuono sono le sue armi.
Flak 18 silahı 1936 yılına kadar çok az adette üretildi.Il FlaK 18 fu prodotto in piccoli numeri fino al 1936.
Onların silahı var!Ha una pistola!"
Silahı araç dışında da kullanabilmek için yapılmıştır.Inoltre, l'arma può essere rimossa per l'uso al di fuori della vettura.
Ordu Ofisi 1938 yılında silahın üretilmesi emrini verdi ve 1939 yılında silahın üretimine başlandı.Il War Office ordinò l'arma nel 1938; la produzione iniziò nel 1939, incorporando alcune modifiche.
Demetri'ye öldürüleceği silahın Mark Benford'a ait olduğunu açıklar.Rivela a Demetri che sarà ucciso con la pistola di Mark.
Saldırıdan hemen sonra aynı silahı kullanarak intihar etti.L'assassino si è suicidato con la stessa arma subito dopo.
Taşı sugulit, silahı sabah yıldızıdır.La sua arma è una Stella del mattino gigante.
Silahın uçaklara karşı kullanıldığına dair herhangi bir kayıt yoktur.Non è chiaro se qualcuno di questi aerei era armato.
Silahı ise sihirli bir kamçıdır.La sua arma è una campana magica.
Johnny Got His Gun (Türkçe: Johnny Silahını Kaptı), 1971 yapımı savaş karşıtı Amerikan dram filmi.E Johnny prese il fucile (Johnny Got His Gun, USA, 1971, regia di Dalton Trumbo).
Browning M1919A6, Amerikan Ağır Makinalı silahıdır.Browning M1919A3, usata dai mitraglieri di supporto americani.
Tüm bu süre boyunca Yaprak kavgalarının silahı oldu.Tutto il mattino trascorse in un duello di artiglieria.
Doktor silahı Usta'ya çevirir.Tale pistola conduce al senatore.
Bu emri yerine getirmek için her türlü silahı kullanmak zorundadırlar.Tutte queste armi ebbero necessità di essere impiegate.
Silahın üç sürümü vardır.Pistoia ha avuto tre cerchia murarie.
Arjuna Rudra silahını geri koydu.Griego prese il suo revolver.
Nick ona silahını doğrultur.Nick deve essere lo sparatore.
Standart bir Dalek silahıyla aynı işlevi görmektedir.La pistola era l'arma standard Dalek.
Size silahı verip oraya duvarüstü atlarsınız.Prendi la pistola e provala!
Silahı 3-inçlik obüstü.Arma incrementabile fino a tre volte.
Çabuk öfkelenip hemen silahına davranır, bir kabadayı gibi davranır fakat sıkıyı görünce kaçar.Sembra sicuro di sé, ma si comporta come uno sciocco quando perde.
Kurma kolu silahın ön tarafında, sol yanındadır.La leva di armamento si trova sul lato destro dell'arma.
Bu araçların hepsinin kendi silahı vardır.Ognuno di noi ha dunque un'arma.
BFG silahını alır almaz askerimiz yaratıkların saldırısına uğrar.Quando la battaglia sulla spiaggia ha inizio, l'esercito viene assalito dai Mimics.
Askerlerin olay yerine geldiklerini gören Grinko, silahını çıkarır ve Kolzak’ı oracıkta vurur.Il Reichprotecktor, che aveva compreso quel che stava succedendo, estrasse la pistola.
Silahın çalışma sistemi, versiyonu olduğu AK-74M ile doğal olarak aynıdır.Alcuni fucili sono in metallo come la replica dell' AK-74M.
Sonra Sara'yı bırakır ve silahı yere koyar.Poi chiede a Sal di puntare in alto la sua arma.
Bu iktidar sahiplerinin en büyük silahı ise dindir.Le armi più efficaci contro questo tipo di nemici sono quelle pesanti.
TSK'nın da aralarında bulunduğu birçok ordunun özel kuvvetleri bu silahı kullanmaktadır.Ovviamente anche numerose ditte private utilizzano questo elicottero.
Her iki pozisyonda da silahın mürettebatı azami derecede yaralanmaya açık oluyordu.Fortunatamente, sono sopravvissuti entrambi i membri dell'equipaggio, senza gravi ferite.
Elektrik silahı Telefonu "Ben sadece kâğıt satıcısıyım.."La sua firma è "Io sono un singolo proiettile.
Discogs'ta Sözlerim SilahımLa Famiglia Degli Ortega su Discogs
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.Kate prende l'arma a Sawyer e Sayid le spiega come disarmarla.
İlgili Sayfalar