silahı ile cümle
silahı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nitekim, Heckler & Koch silahın oluşturulmasından sorumlu iken Nobel mühimmattın tasarımından sorumluydu.HK était responsable du développement de l’arme tandis que Nobel se chargeait de la munition.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?C’est lui qui fera le carton. - Qu’est-ce que vous avez, comme arme ? - Une Sten. - Méfiez-vous.
Keskin nişancının ana silahı uzun mesafeler için kullandığı dürbünlü sniper tüfeğidir.Autant dire que sa principale fonction est de sniper à longue distance.
Taşı sugulit, silahı sabah yıldızıdır.L'étoile du matin est l'étoile du matin.
Harry silahı kapıp Ben'e doğrultur, ancak Ben silahı geri alır ve Harry'yi vurur.Ben parvient à arracher l'arme à Harry et lui tire dessus.
Sovyetler Birliği 1949 yılında ilk nükleer silahı test etmeye başladı.L'URSS est ainsi en mesure de faire son premier essai nucléaire en 1949.
Silahın daha önce bilinmeyen zehirli mermi attığı tespit edilmiştir.La victime a été tuée avec un pistolet à eau, rempli d'un poison inconnu.
Bu tankların ana silahı olan 37 mm'lik topları, Sovyet T-34 tankları karşısında etkili olmuyordu.Son canon de 37 mm était inefficace contre les T-34 soviétiques.
Bu sırada silahın kimde kalacağı tartışması başlar ve Kate'de kalmasına karar verilir.Le premier doit choisir où diriger son tir, le second quel secteur de sa cage protéger.
Manhattan Projesi: İlk nükleer silahı ortaya çıkardı.Il rejoint le projet Manhattan destiné à mettre au point la première arme nucléaire.
Silahın çekiilmesi için Dodge WC-62 / WC-63 6x6 1 1/2 ton kamyonlar kullanılmıştır.Ceux-ci étaient tractés par des camions Dodge WC-62 / WC-63 6x6.
Favori silahı M4A1’dir.Elle possède une carabine militaire M4A1.
Fransızların en büyük silahıdır.C’est le plus grand de France.
Levye 9mm tabanca Pompalı tüfek Yerçekimi silahı El bombasıMunition 9mm Parabellum Arme de poing Portail des armes
Tank topu Modern tankların ana silahı tek büyük toptur.L'arme principale de tout char de combat moderne est un canon de gros calibre.
Majisyenlerin en büyük silahı asadır.Armes des plus anciens seigneurs.
Türk kılıcı, Assassin's Creed: Revelations video oyununda Yusuf Tazim'in kişisel silahıdır.Il apparaît dans Assassin's Creed: Revelations en tant qu'arme principale de Yusuf Tazim.
Bu işlem yapıldığında silahın içinde 13 adet fişek yüklenmiş olur.Au démarrage de la partie il nous est assigné aléatoirement 3 armes pleinement chargées.
Silahın çevresinden birbirine çapraz geçen 2 ışık dalgası silahın üst kısmına doğru dönerek ilerler.Deux épées se croisent en arrière avec les pointes vers le haut.
Bu araçların hepsinin kendi silahı vardır.Chaque véhicule possède sa propre arme spéciale.
İlk kez bir atom silahı kayboldu.C'est la première fois qu'une arme thermonucléaire est larguée depuis un avion.
Arjuna Rudra silahını geri koydu.M. Raines avait volé son arme.
Taşı akik, silahı ezici kasktır.Son arme est le regard qui pétrifie.
Bunun üzerine Daryl silahı alır ve Dale'in kafasına bir kurşun sıkarak onun acısına bir son verir.Après avoir tué le rôdeur, Daryl décide de tirer une balle dans la tête de Dale pour abréger ses souffrances.
O günlerde ABD Ordusunun en baştacı silahı 37mm Gun M3 modeliydi.L'armement principal du M13 était un canon de 47 mm.
Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır.Les incendies et les explosions sont sa spécialité.
Obüs silahı Obüsler listesiPortail de l’archéologie Portail des armes
Glock 17 daha sonra birçok polis teşkilatının tutulan silahı haline gelmiştir.Le Glock 17 est l'un des pistolets les plus réputés au monde.
Young, Rush'a silahı odasına kendisinin mi koyduğunu sorar.Young demande à Rush si cela valait la peine de s’assoir dans la chaise.
Birinci silahı Wrench, ikinci silahı Railgun ve üçüncü silahı Double-Barrel Shotgun'dır.Le Colt New Service est un revolver à double action et barillet tombant.
Askerlerin olay yerine geldiklerini gören Grinko, silahını çıkarır ve Kolzak’ı oracıkta vurur.Ciro, cependant, s'attendait à cette réaction, sort une arme et les abat tous les deux.
Bana silahı ver.Dame el arma.
Bir silahım olduğunu kim söyledi?¿Quién dijo que yo tenía un arma?
Bu silahın nasıl kullanılacağını biliyor.Él sabe cómo se usa esta arma.
Silahı Tom'a ver.Dale a Tom la pistola.
Silahını bana doğrulttu.Me apuntó con su arma.
Rick, Carl'ın silahını kendisine geri verir ve bir kez daha kendi silahını taşımaya başlar.Rick devuelve la pistola de Carl y una vez más comienza a cargar la suya.
Takımlardaki her yardımcı silahçının bir adet RPG-7 silahı bulunuyordu.Un asistente artillero en cada equipo posee un RPG-7.
Ordu Ofisi 1938 yılında silahın üretilmesi emrini verdi ve 1939 yılında silahın üretimine başlandı.El War Office encargó la ametralladora en 1938 y la producción empezó en 1939.
Oyun esnadında, Kyle ana silahı olarak bir pompalı av tüfeği kullanır.A lo largo del juego, Kyle utiliza una escopeta de corredera como su arma principal.
Hiçbir polis memuru silahını ateşlemedi.La policía no descargó ningún disparo.
Polis gelinceye kadar silahıyla tavana doğru ateş eder.Continúa disparando al techo hasta que llega la policía.
Sağlam yapısı, düşük fiyatı ve etkili oluşu onu dünyada en çok kullanılan tanksavar silahı yapmaktadır.Su robustez, simplicidad, bajo costo y eficacia le han hecho el lanzacohetes antitanque más usado en el mundo.
Onların silahı var!(«¡Tiene una arma!
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.Él quiere dispararle, pero está sin balas.
Üzerinde bu silahı taşıyan çok çeşitli araçlar bulunuyordu.En dicho automóvil se encontraron una gran cantidad de armas.
Andrew, Oscar'dan Rick'i öldürmesini ister ancak Oscar Andrew'ı öldürür ve silahını Rick'e geri verir.Andrew está a punto de matar a Rick y Oscar lo salva y luego le da la vuelta a Rick.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?“Jefe Maestro: Entonces, ¿qué clase de arma es? / Cortana: ¿De qué hablas? / Jefe Maestro: Concentrémonos.
Aslında birçok antitank silahın geliştirilmesinin sebebi de tankın bu üstünlüğüdür.De hecho, esta superioridad del tanque ha sido la razón para centrarse en la mejora de armas anticarro.
Silahı araç dışında da kullanabilmek için yapılmıştır.La vara puede ser utilizada como arma fuera del vehículo.
Silahı keskin yelpazelerdir.Pistola de materia oscura.
Bu kullanım şeklinde silahın tetiği çekilmek suretiyle direkt ateş edilir.Al obtenerla, el cuchillo es automáticamente reemplazado por esta arma.
Bu da silahın çekilerek taşınmasını imkânsız hale getirdi.Ello hace imposible que el arma sea recargada.
Israrı işe yaramayınca Lincoln’in silahını zorla alır.Mientras se están despidiendo, roba la pistola de Lincoln.
Carl babasından özür diler ve babasından kendisine ait olan silahı geri ister.Carl se disculpa pero le pide que le devuelva su arma.
Taşı akik silahı matkap olabilen bir savaş çekicidir.Es un fantasma que puede poseer una armadura.
2001'de Sözlerim Silahım'ı yayımladı.En 2001 publicó sus memorias Mein Leben.
Oyunda sahip olduğunuz tek yakın dövüş silahı.Es el arma más precisa del juego.
Bu silahın çeşitli ağırlıkları vardır.Esta arma tiene un gran número de variaciones.
Çok sıcak bir gündü, James ceketini ve silahını çıkardı.Como ella tenía mucho frío, él le prestó su bufanda.
İlgili Sayfalar