Silahsızlanmayı savunmalısın.You should advocate disarmament.
Karate silahsız bir savunma sanatıdır.Karate is an art of unarmed defense.
İyi bir bellek onun silahıdır.A good memory is his weapon.
Dikkat et, adamın silahı var.Watch out, the man has a gun.
Nükleer silahlar tüm insanlık için bir tehdittir.Nuclear weapons are a threat to all humanity.
Nükleer enerji santralleri tehlikelidir, nükleer silahlardan söz edilmemeli.Nuclear power plants are dangerous, not to mention nuclear weapons.
Biz düşmana silahları ateşledik.We fired guns at the enemy.
Biz silah azaltma konusunda onlarla anlaşmak istiyoruz.We hope to come to an accord with them about arms reduction.
Başkan silahlı güçlerimizi güçlendirmemiz gerektiğini söylüyor.The President says we must beef up our military forces.
Biz uzakta silah sesleri duyduk.We heard shots in the distance.
Uzakta bir silahın patladığını duydum.They heard a gun go off in the distance.
Silahlı bir adam ona arabaya binmesi için baskı yaptı.A man with a gun urged him into the car.
Polis silah ateşini duyar duymaz geldi.The police came as soon as they heard the gunfire.
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?Why does the US government let people have guns?
Ben şimdi bir silah sesi duydum.I heard a shot just now.
Asker silahsız bir düşmana ateş etmeyi reddetti.The soldier disdained shooting an unarmed enemy.
Askerler silahlarla donatılmıştı.The soldiers were equipped with weapons.
Askerler silahlarla donatıldı.The soldiers were equipped with weapons.
Adam aniden silahını ateşlemeye başladı.The man suddenly started shooting his gun.
Adam bir silahla üç kuşu vurdu.The man shot three birds with a gun.
Adam polise bir silah doğrulttu.The man aimed a gun at the policeman.
Adam beline bir silah taktı.The man wore a gun on his hip.
Adam silahı alnına dayadı ve tetiği çekti.The man put the gun against his forehead and squeezed the trigger.
Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.The war affected the way the Japanese view nuclear weapons.
Silahı masanın üzerine koy.Put the gun on the table.
Silah kazara ateş aldı.The gun went off by accident.
Meclis herhangi bir nükleer silahlanmaya karşı protesto etmek için oy kullandı.The assembly voted to protest against any nuclear armament.
O silahla oynama, o bir oyuncak değil.Don't play with that gun. It's not a toy.
Askerlerin bol miktarda silahları vardı.The troops had plenty of arms.
Bu bölgede bir silah taşımak zorundasın.You've got to carry a gun in this area.
Bu silahın kurşunu yok.This gun is out of bullets.
Amerikalılar silah taşıma hakkına sahiptir.Americans have the right to bear arms.
ABD anlaşmayı ihlal edenlere karşı bir silah ambargosu çağrısında bulunuyor.The U.S. is calling for an arms embargo against violators of the treaty.
Silahlı kuvvetler bütün bölgeyi ele geçirmede başarılıydı.The armed forces succeeded in occupying the entire territory.
Süper güçler silahsızlanmada önemli gelişme yaptılar.The superpowers made significant progress in disarmament.
Böylesine büyük bir silahlanma için paramızın olup olmadığı sorusunu göz önüne almalıyız.We must consider the question of whether we can afford such huge sums for armaments.
Silâhlı kuvvetler tüm bölgeyi işgâl etti.The armed forces occupied the entire territory.
Polis silahını adama doğrulttu.The policeman aimed his gun at the man.
Polis silahı katilden zorla aldı.The policeman wrested a gun from the murderer.
Polis silahtaki parmak izlerini kapıdakilerle karşılaştırdı.The police compared the fingerprints on the gun with those on the door.
ABD'de ateşli silah satışı üzerine birkaç yasal sınırlama vardır.There are few legal constraints on the sale of firearms in the U.S.
Uluslararası anlaşmazlıkları çözmek için silahlara başvurmamalıyız.We should not resort to arms to settle international disputes.
Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.The commander exposed his men to gunfire.
Hepimiz nükleer silahlardan kurtulmak istiyoruz.All of us would like to get rid of nuclear weapons.
Biz sosyal bilgiler sınıfında silah kontrolünü tartıştık.We discussed gun control in social studies class.
Amerikalılar silahlara kolayca erişebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Silahlara Amerikalılar tarafından kolayca erişilebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Silahını bana doğrultma.Don't point your gun at me.
Onu temizlerken silah aniden patladı.The gun suddenly went off when I was cleaning it.
Silahı hedefe doğrult.Aim the gun at the target.
Bir silah atışı çınladı.A shot rang out.
Antlaşma, kimyasal silah kullanımını yasaklar.The treaty bans the use of chemical weapons.
İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.People are protesting against nuclear weapons.
Hükümet, ruhsatsız silah taşımaktan bizi men ediyor.The government prohibits us from carrying guns without a license.
Adam bir silahı dedektife doğrulttu.The man aimed a gun at the detectives.
Çin önde gelen bir silah ihracatçısıdır.China is a leading exporter of arms.
Aniden bir silah sesi duyduk.All at once we heard a shot.
Japonya silahlara çok para harcamamalıdır.Japan should not spend much money on weapons.
Sabır bazen en etkili silahtır.Patience is sometimes the most effective weapon.