silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu veri tabanının içerdikleri saldırıların zamanlaması konumu, büyüklüğü ve kullanılan silahları.That database contained the timing of attacks, the location, the size and the weapons used.
Hey. Silahları buraya getirin.Don't waste time, just get rid of him.
Ve silahların karıştığı nokta da burası.And here's where those guns come in.
Ve o silahlara küçükken yaşadığı travmalar nedeniyle ihtiyacı olduğunu söyledi.And he said that he needed those guns because of the trauma he'd experienced as a young boy.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.But he was a moral compass -- an inspiration to scientists who were concerned with arms control.
Bu silahlar silahsız sivillere karşı kullanılmakta.These weapons are being used against unarmed civilians who don't have any weapons
Bizi katletmet için yasaklanmış silahlar kullanıyor.He's using prohibited weapons to massacre us
Kundağı motorlu silahlar için, savaş esnasında pozisyon değiştirmek inanılmaz derecede önemlidir.It is extremely important for self-propelled guns to change positions during battle.
Büyük kalibre silahlar en belirgin izlere sahiptir.Large-caliber guns have the most visible tracers.
Gelin, yüksek kademe kundağı motorlu silahlara daha yakından bakalım.Let's take a closer look at the high tier self-propelled guns.
Tüm kundağı motorlu silahlar için aynıdır:It 's the same for all self-propelled guns:
Örneğin, bunlar milattan sonra 1400'deki en gelişmiş silahlardı.For example, these were state-of-the-art weapons systems in 1400 A.D.
Çünkü robot silahlar için bizim uluslar arası ölümcül taslağa ihtiyacımız var.Because we need an international legal framework for robotic weapons.
Silahlar ve bombalar yeni bir şey değil.Guns and bombs are nothing new.
Hayatından endişe eden aile bütün silahlarını ve bütün aletlerini almış.The family, fearful for his life, took away all of his weapons, all of his tools.
Joe askerlerimi ve silahları yerleştirmiştim.I had put out all of my G.I. Joe soldiers and weaponry.
En sonunda surları yıkan, modern dünya silahları oldu.It took the guns of the modern world to finally bring them down.
Silahları yere bırak!Weapons on the floor!
Strunk şimdi silahları bu tarafa getirecek.Have Strunk carry all the would-be weapons over to out side.
Silahları bırakın! Bırakın silahları!Drop you guns!
Kulubede sizleri savaş esiri olarak tuttular çünkü silahlar onlardaydı ve sizde hiç silah yoktu?And in the cabin they kept you as prisoners of war because they had weapons and you had none.
Silahlar bir yere gitmiyor.There are no guns going off.
Ah, silahlarına davranmadan vuracaktık onları.Really? Uh, we probably should've shot 'em when they went for their weapons.
'En büyük silahlarımız..' diye başlayacaksın.You'll have to say the bit about 'Our chief weapons are... '
- En büyük silahlarımız.. -En büyük silahlarımız..- Our chief weapons are... - Our chief weapons are...
En büyük silahlarımız şaşkınlık, falan,filan,falan,filanOur chief weapon is surprise, blah, blah, blah, blah.
Pek çok insan silahlardan hoşlanmaz.A lot of people don't like guns.
Karşıdakini indirmek için daha büyük silahlar yaptılar.They made bigger guns to shoot them down with.
Silahları isabetli değil miydi?Is it because their weapons weren't accurate?
Peki bu silahların isabet oranı neydi?Pakistani and Taliban militants. Now what is the accuracy of those drones?
Ve aynı silahlar hala burada, hala çalışıyorlar.And the same weapons are still here, and they are still armed.
Silahlar şimşek ve gök gürültüsü gibi patlıyordu.Guns barking like lightning and thunder.
Müzikse, silahların ateşi ve bombalardı.Music I used to hear was bombs and fire of guns.
Kabul ediyorum senin meydan okumanu, buda demek oluyor silahları ben seçicem.I accept your challenge, which means I get to choose the weapons.
Pek çok ülkede insanlar silahlarla yüzleşiyorlar.In many countries, people are confronted with guns.
Silahlar çok zarar verebilir.Weapons can do a lot of harm.
Silahları sevmiyorum.I do not like guns.
Silahları var.And their arms.
Silahlara !To arms!
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.They kept shooting - aiming and unloading their automatic weapons.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.They're given weapons; they shoot for the logging camps; they get money.
Şiddet, bombalar, silahlar yok.No violence, no bombs, no guns.
Silahlar için Contras sağlamak için başka bir operasyon yapıldı. Ayrıca yasalara aykırı olduğu.Evidence suggests that Mr. Bush and the ClA actually had a much longer-standing relationship.
Yonatan, silahlarını yanındaki uşağa vererek, ‹‹Al bunları kente götür›› dedi.Jonathan gave his weapons to his boy, and said to him, "Go, carry them to the city."
Güçlüler nasıl da yere serildi! Savaş silahları yok oldu!››How are the mighty fallen, and the weapons of war perished!"
Bunun üzerine Yoavın silahlarını taşıyan on genç Avşalomun çevresini sarıp onu öldürdüler.Ten young men who bore Joab's armor surrounded and struck Absalom, and killed him.
Saulun silahlarını ilahlarının tapınağına koyup başını Dagon Tapınağına çaktılar.They put his armor in the house of their gods, and fastened his head in the house of Dagon.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.He has also prepared for himself the instruments of death. He makes ready his flaming arrows.
En yürekli yiğitler bile O gün silahlarını bırakıp kaçacak.›› RAB böyle diyor.and he who is courageous among the mighty will flee away naked on that day," says Yahweh.
İblisin hilelerine karşı durabilmek için Tanrının sağladığı bütün silahları kuşanın.Put on the whole armor of God, that you may be able to stand against the wiles of the devil.
Orada kırdı alevli okları, Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. _iSelaThere brake he the arrows of the bow, the shield, and the sword, and the battle. Selah.
Duvarlarınızda gedik açmak için kütükler yerleştirecek, silahlarıyla kulelerinizi yıkacak.And he shall set engines of war against thy walls, and with his axes he shall break down thy towers.
Yağmur ve hastalık gibi özürlerden ötürü silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yok.It is no sin for you to lay aside your arms, if rain impedeth you or ye are sick.
Dikkatli olsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar.And let them also be on their guard, armed with their weapons.
Onların silahlarını kullanıyoruz.We are using their tools.
Brezilya’da, Öldürücü Olmayan Silahların Kullanımı Tartışma KonusuUse of non-lethal weapons questioned in Brazil
Öldürücü Olmayıp Öldüren Silahlar“Non-lethal” weapons do kill
Hayır efendim, silah kullanmıyorum, silahlardan nefret ediyorum, su tabancaları bile evime girmiyor.No Sir, I don’t use weapons, I hate weapons, even water guns will not find their way into my house.
AB desteği Tadiç'in en önemli silahlarından biri.EU support is a key asset to Tadic.
Röntgen cihazları konteynırların bütün içini kısa sürede terör silahları açısında tarayabiliyor.The X-ray machines can rapidly scan entire containers for terrorist weapons.
İlgili Sayfalar