silâhlar ile cümle
silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Halkımızı savunacağız ve değerlerimizi, silahların ve kanunların gücü ile ayakta tutacağız.We will defend our people, and uphold our values through strength of arms, and the rule of law.
Ancak, savaş, silahlar, silah mülkiyeti hep bizim kültürümüzden beslenir.Well, war, guns, possession of guns are partly nurtured by our culture.
Silahlar insanlara bir güç hissi verir, yanlış bir güçlülük hissi.And guns give people a sense of power, a false sense of power.
Biraz dişçiler, vazektomi, silahlar ve köpek balığı saldırılarından bahsedelim.Lets talk about dentists, vasectomies, guns and shark attacks.
Yani dolgularını yenilemeye gelen insan sayısında bir artış var. Silahlar:And so there is an increase in people having to have their fillings replaced.
Geçim kaynağı silahlar olan bir kasabanın olağan sesleri bunlar.But it's just business as usual in the town that lives on guns.
Genelde kim alıyor bu silahları?And who are these guns bought by largely?
Bizim, silahlara erişimi düzenleme konusunda sağduyulu bir yol geliştirmemiz lazım.We need to develop a commonsense way to regulate access to guns.
Kesici silahlar standından bahsetmeye bile gerek yok.Not to mention the edged weapons stand.
Küfler cephanelerinde güçlü kimyasal silahlara sahiptir.Mold has a powerful chemical weapon in its arsenal.
Silah piyasasını yöneten insanlar, yeni bir terim icat ettiler: nefs-i müdafaa silahları.We're talking about knives, blades, hands, absolutely anything that can be used as a weapon;
Ancak, nefs-i müdafaa silahlarının var olması için diğer saf silahlara ihtiyaç var.They're called humanized because only humans can transform them into weapons.
İnsanlar cesaret edip milli müdafaa silahları ürettiler, kitle imha silahları.Which is not the case in the current system. 2.
Bu silahlar, olası çatışmalarda ülkeler tarafından kullanılmak üzere üretildi.Weapons: objects / machinery specifically designed to hurt.
Aynı gezegeni paylaşırken nasıl böyle silahlar üretebilirsin?Hunting is now an activity done for pleasure, a hobby, a form of entertainment.
General Aidid'i ele geçirseniz... silahlarımızı bırakıp...Juliet 64, come in. Over. Now, can you hold your weapon?
Silahlar açısından, şimdilik en iyi silahsızlandırma aracı nükleer enerjidir.In terms of weapons, the best disarmament tool so far is nuclear energy.
İnanılmaz şekilde güvenlidirler, nükleer silahların yayılması ve diğer şeylere karşı.They're incredibly safe, weapons proliferation-proof and all the rest of it.
Ve bunun yanında nükleer silahların yayılmasını arttırır.And it also enhances nuclear weapons proliferation.
Mark ile görüş farkımızın silahlar ve enerjiden kaynaklandığını düşünüyorum.I think a point of difference we're having, Mark, has to do with weapons and energy.
Her durumda da, silahları nükleer enerjiye sahip olmadan elde etmişler.In every case, they got the weapons before they got the nuclear power.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.I campaigned against nuclear weapons in the '80s, and I continue to do so now.
Farklı silahlarla süregiden bir taktik savaşına benziyor bu.It's like a constant tactical game with different weapons.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.They teach us to use machine guns, Kalashnikov, rocket launchers, grenades, bombs.
Duyuldukları anda da silahları sustu. Şimdi de diyalog yolundalar.When they were heard, their guns were silenced. and now they're on the path of dialogue.
Nükleer silahlara hayır!No nukes!
Bu bellek hücreler hemen tam olarak gerekli olan silahları harekete geçirirler.These memory cells immediately deploy the exact weapons needed.
Tek sorun şu ki, ilk keskin silahlar ancak 200,000 yıl kadar önce ortaya çıktı.The only problem is, the first edged weapons only appeared about 200,000 years ago.
Silahları var !They have gun!
Silahlar patlayınca, sokaktaki herkes donup kalmıştıIt Banged, a lot of people stooped down on the street.
Bu planın bir kısmı, saldırı silahlarının yasaklanmasını sağlayıp sağlayamayacağımıza bakmak.Part of it is seeing if we can get an assault weapons ban reintroduced.
Ucuz el silahları kullanıyorlar.They\'92re using cheap hand guns.\
Vali Romney, Soru, saldırı silahlarıyla, AK-47'lerle ilgiliydi.Governor Romney, the question is about assault weapons, AK-47s.\
Bu silahları kendi vatandaşlarına karşı kullandılar ve Amerikalılar'ı da öldürdüler.They used those weapons against -- against their own citizens and killed Americans with them.
Yani, eğer insanlar kabul ederlerse, siz de bu silahların kullanımını desteklerdiniz? Romney:So I could -- if you could get people to agree to it, you would be for it?\
Sayın Başkan, sorunun konusu silahlar idi, bu yüzden ilerlememiz gerekiyor. Obama:The question, Mr. President, was guns here, so I need to move us along.\
Biliyorsunuz, soru silahlar üzerineydi.You know, the question was guns.
Kullandıkları silahlar inanılmaz.The weapons they use are unbelievable.
Terörizmle olan bu savaşta, öldürücü olmayan silahlarla dolu bir cephane inşa etmeliyiz.We need to build an arsenal of noncombative weapons in this war on terrorism.
Toulon Kuşatması'nda isyanı bastırabilmek için ağır silahları etkileyici biçimde kullanabilmişti.In the Siege of Toulon he was able to use artillery effectively to suppress a rebellion.
Pemulroy siyaseti reddedecek ve ateşli silahlar tarafından öldürülemeyeceğine inanarak,Pemulroy will reject diplomacy and will declare the first war on Australian soil
Garip şapkaları, silahları var.Funny hats, they have guns.
Onları görünce, silahlarını indirip saklanırdı Yankiler.When the Yankees saw them coming, they'd lay down their guns and hide.
Şu an ona nasıl bir başlık verebileceğimi buldum:Silahların DiliBut now I think that I would have titled it, "The Language of Guns."
Bunlar silahların dili yüzündenThat's because of the language of guns.
Vioxx, kitle imha silahları, hileli oy pusulaları.Vioxx, weapons of mass destruction, hanging chads.
Hükümetten daha çokistasyona sahiplerdi, ilaveten daha fazla sayıda silahları vardı.They have more than the government, and they've got more guns than the government.
Bazıları "Kitle Koruma Silahları" diyor, işte onu biz bulduk.One says, "Weapon of mass protection."
Demin bahsettiğim resim işte burada -- Kitle Koruma SilahlarıAnd then this is the picture I mentioned to you -- the weapon of mass protection.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Military collect weapons, and depression stays intact.
Taşıdığı silahlar ne kadar ağır olursa, uçak dönüşlerde o kadar kötü olur.The heavier the weapons load out - the worse the plane is at turning.
İşte o zaman en güçlü silahlarını toplamaya başlarsın...And then you start to get all your best fire power together ...
"Silahları ele alma, savaşma vakti geldi," herkes onun peşinden giderdi."It's time to take up the arms, it's time to fight," he would have been followed.
Yine de silahlardan alma.Don't take any sort of weapon, though.
Silahları ya da ekipmanları ya da uzaylı ırkları tanımlayan metindir.It's the flavor text describing guns or equipment or alien species.
Bu silahlar hakikaten tehlikeli.It so happens that these weapons are dangerous.
Bu sanal silahlar fiziksel dünyayı da mahvedebilir.These virtual weapons can also destroy the physical world.
Sanal silahların böyle garip bir özelliği var: iz bırakmadan kullanılabilirler.Cyber weapons have this peculiar feature: they can be used without leaving traces.
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.On the other hand, we know that these weapons give an advantage to attacking.
ROMEO Draw Benvolio; silahlarını döverim .-- Baylar, utanç! Bu öfke hoşgörülü!ROMEO Draw, Benvolio; beat down their weapons.-- Gentlemen, for shame! forbear this outrage!--
İlgili Sayfalar