silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gün sonunda cephede silahlar susmuştu.Aseet palvelivat sodan loppuun saakka rintamalla.
Genellikle nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar bu adla anılırlar.Niihin lasketaan tavallisesti kuuluviksi kemialliset aseet, biologiset aseet ja ydinaseet.
Bu silahlara 500 mermi yüklenebiliyordu.Näihin kohteisiin ammuttiin yhteensä 150 ammusta.
1915'te silahları değiştirilerek on dört 152 mm top ile donatıldı.Aluksen aseistus vaihdettiin 1915 neljääntoista 152 millimetrin tykkiin.
Bu tür silahlar otomatik silah olarak da adlandırılır.Käytännössä tällaista asetta kutsutaan konepistooliksi.
Diğer uçaksavar silahlarının aksine taret kısmı tamamen kapalı ve dönebiliyordu.Kuten muissakin miekoissa, koko ase on maadoitettu, eikä siihen osuneita pistoja rekisteröidä.
Nükleer savaş, nükleer silahların kullanıldığı savaşlara denir.Ydinsodalla tarkoitetaan pääosin ydinaseilla käytävää sotaa.
İleriye dönük nükleer silahların azaltılmasını öngörmektedir.Molemmat osapuolet korostivat ydinasevarustelun vähentämistä.
İlk gerçek ateşli silahlar 1100'lerin ilk yarısına tarihlenebilir.Ensimmäinen metallinen tykki rakennettiin todennäköisesti 1200-luvun puolivälissä.lähde?
Nükleer caydırıcılık, Soğuk Savaş döneminde nükleer silahların kullanımı ile ilgili bir askeri stratejidir.Kilpavarustelu on erityisesti kylmään sotaan ja ydinaseisiin liittyvä käsite.
Askerler silahlarla donatıldı.Sotilaat oli varustettu aseilla.
Ülkeniz nükleer silahlara sahip mi.Onko teidän maallanne ydinaseita?
O mavi bir maske takar ve onun silahları olarak iki Japon katana taşır.Ο Λεονάρντο φορά μπλε μάσκα και κρατά δύο ιαπωνικά σπαθιά κατάνα.
Bunlar, çabuk ateşli, yeni silahlardı.Ένα νέο άρμα χρειαζόταν επειγόντως.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Ου καταισχυνώ τα όπλα, ...και τα ιερά τα πάτρια τιμήσω.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".«ΘΑΝΑΣΗ ΠΑΡΕ Τ' ΟΠΛΟ ΣΟΥ».
Tenten'in uzmanlık alanı silahlardır ve Guy'a göre hedefin merkezini 100 atışının 100'ünde de vurabilirir.Σύμφωνα με τον sensei της, Maito Gai, μπορεί να πετύχει έναν στόχο 100 φορές στις 100 προσπάθειες.
Bu silahlar soket süngünün bulunmasının ardından daha da geliştirildi.Ο οπλισμός συνέχισε να βελτιώνονται μετά την εισαγωγή του χαλκού.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.Επίσης μπορεί να περιλαμβάνει και όπλα.
Adam gruptan silahlarını ve ayakkabılarını bırakıp orayı derhal terk etmelerini ister.Διέταξε να του αφαιρέσουν τα υποδήματα και τα πήρε πριν φύγει.
Silahların ustası Warrior hızına, gücüne, dayanıklılığına ve zırhlarına güvenir.Walter Christie για την βελτίωση της σιλουέτας, των αναρτήσεων, της δύναμης και των όπλων των αρμάτων.
Ancak bu silahların çoğu Almanlar tarafından ganimet alındı.Και φυσικά δεχτήκαμε την περισσότερη πυρα γι' αυτό στην Γερμανία.
Yüksek riskli görevlerde AKS-74U ve Kalaşnikov silahları kullanırlar.Χρησιμοποιούν όπλα Ούζι, ΑΚ-47 και Scorpion.
Silahları ise sonsuz sayıda taşıdığı süngülerdir,.Τα όπλα μεταχειρίζονται πάντοτε σαν να είναι γεμάτα.
O, SOP'a girerek silahları kırabilir.Μπορούν να εκτελούν πηδήματα χτυπώντας με την ουρά στο έδαφος.
Herhangi bir askeri birlik standardı yoktu, ellerindeki kalan silahları kullanıyorlardı.Δεν έχει όπλα και πολεμούσε με τα χέρια του.
Bu silahlara 154.000 ile 154.999 arasında seri numara verildi.Αυτός ο κατάλογος περιλαμβάνει τα αντικείμενα 5000 μέχρι 5999.
Silahlarını teslim eden Ermeniler silahlarını geri aldılar.Τους ζητήθηκε να παραδώσουν τα όπλα που φύλαγαν στα σπίτια τους.
İspanya kimyasal silahları Almanya'dan temin etti.Από το 1923 και μετά, οι Ισπανοί χρησιμοποιούσαν γερμανικά χημικά όπλα.
Fotoğraflar hala dünyadaki en güçlü silahlardır.Fotografier er verdens mægtigste våben.
Alman silahları soğuktan arızalandı.Nogle tyske våben strejkede i kulden.
1 Temmuz 1968'de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması imzaya açıldı.1. juli 1968 blev Traktaten om ikke-spredning af kernevåben åbnet for underskrifter.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.Den ene får de sorte brikker, og den anden de hvide.
Elbiseler ve silahlar detaylı bir şekilde işlenmiştir.Tøj og insignier er nøje regulerede.
Bu amaçla kendisini silahlar ve savunma konusunda yetiştirir.Han tvinger dem til at udvikle våben og andet.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.Men her begyndte man i 1300-tallet at anvende skydevåben.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.National Rifle Association, fork.
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.10. februar – Nordkorea meddeler at de har skaffet sig atomvåben.
Ancak protokol 1972 tarihli Biyolojik Silahlar Konvansiyonu'na uzanan süreci başlatması açısından önemlidir.1972 - Aftale om forbud mod brug af biologiske våben åbnes for underskrivning.
Ayrıca ağır silahları da mevcuttu.Disse rustninger var også meget tunge.
Top dahil tüm silahlar uzaktan kumanda ile kontrol edilir.Alle disse våben er i stand til at blive fjernstyret.
Bu yardımlar; silahlar, planlar, eşyalar ya da başka hizmetler olabilir.Objekter kan være ting, begreber, dokumenter eller hvad som helst.
Ancak ağır tanksavar silahlarının olmaması Rumen savunmasının çökmesine yol açtı.Manglen på tunge panserværnsartilleri fik de rumænske forsvar til at bryde sammen.
İlk çakmaklar 16. yüzyılda icat edildi ve barutu tutuşturmak için ateşli silahlarda kullanıldı.Granaterne eksploderede ikke før i 1500-tallet, hvor man fandt på at fylde dem op med krudt.
Kazanılan paralarla ise yeni silahlar ile patlayıcılar alınabilir ve bu ekipmanlar geliştirilebilir.Ved at skyde dem optjener man penge, som kan bruges på kraftigere våben og nye avancerede værktøjer.
Temel silahları tüfek ve tanksavar silahıdır.Hovedvåbnene var rifler og Panzerfaust.
Ozellikle ortacaglar silahlari ve zirhlari.Gaverne var især ammunition og tovværk.
Nükleer silahların gelişmesi için çalışmaya devam etti.Derfor fortsætter udviklingen af nye våben.
Ne var ki, Birleşik Krallık gemilerinin Amerikan silahlarını Çin'e taşımalarına göz yumuldu.Britiske skibe fik ret til at fragte kinesiske lejearbejdere til USA.
Bu bina bazı gelişmiş özel silahlar için gereklidir.Maskinen er nogle gange bevæbnet med nogle avanceret våben.
İlk gerçek ateşli silahlar 1100'lerin ilk yarısına tarihlenebilir.Esbønderup Kirkes ældste dele kan tidsfæstes til før 1130.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Bind skoene sammen.
Tanksavar silahlarının kullanımı Kuzey Afrika Savaşı ve Rusyanın işgali sırasında arttı.Anvendelsen som panserværnsvåben blev mere almindelig i slagene i Nordafrika og i Sovjetunionen.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Selvom det at bruge våben i spil, dog ikke var noget nyt på det givende tidspunkt.
Top, çok uzağa atış yapabilen ve tahrip gücü yüksek ağır silahlardır.Hind var og er bygget til at modstå ekstrem kraftig beskydning.
Bomba atar, bomba atmak amacıyla kullanılan silahlara denir.Flybomber er betegnelsen for bomber, der nedkastes fra fly.
Fotoğraflar hala dünyadaki en güçlü silahlardır.Fotografier er verdens kraftigste våpen.
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü.Organisasjonen for forbud mot kjemiske våpen.
Çelik silahlar ve aletler, bronzdan yapılan benzerleriyle hemen hemen aynı ağırlıkta fakat daha sert olurlar.Våpen og redskap i stål var omtrentlig av samme vekt som dem av bronse, men sterkere.
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.2003: 10. januar: Nord-Korea trekker seg fra Ikkesprednings-avtalen.
İlgili Sayfalar