silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hammerfest garnizonun da yaklaşık 4.000 mayın ve çok sayıda uçaksavar silahları ile korunmaktaydı.Garnisonen i Hammerfest ble også beskyttet av rundt 4 000 landminer og et stort antall anti-luftskyts.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Selleck er medlem av National Rifle Association (NRA).
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Nei til atomvåpen.
Cadı Kral'ın silahlarıDet ble Heksekongens bane.
Silahları ise sonsuz sayıda taşıdığı süngülerdir,.Vil de legge ned våpnene sine for alltid?
Silahlara, genelde mancınık deniliyordu.Våpenet blir ofte bare kalt Veðrur.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Formålet vårt æ å vælsetja og ta vare på røt'n våre.
Nükleer savaş, nükleer silahların kullanıldığı savaşlara denir.Atomkrig er en krig der kjernefysiske våpen (atomvåpen) brukes.
Bu silahlar günümüzde Moskova'daki Merkez Silahlı Kuvvetler Müzesi'nde sergilenmektedir.I dag er rester av flyet utstilt i Sentralmuseet for de væpnede styrker i Moskva.
Gladyatörlerin her biri farklı silahlara sahiptir.Hver enhettype kan ha et flere ulike våpen.
Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.Under betingelsene i avtalen, ble antall strategiske kjernefysiske missiler redusert til det halve.
BTR-80’ne göre zırhı özelliği geliştirilen araç 14.5 mm kalibrelik silahlara kadar koruma sağlamaktadır.Pansringen er forbedret fra BTR-80, noe som skal gi beskyttelse mot 14,5 mm kaliber forfra.
Gazlara karşı etkili tedbirlerin alınması mümkündü, dönemin diğer silahlarından farklıydı.Introduksjon av gass var mer omstridt enn bruk av andre våpen.
"Katliam silahları, daha önce Türkiye'de kullanılmamış".Snart blir det klart at det ikke var masseødeleggelsesvåpen i Irak.
Zaten gerçek katiller de komşu kasabada silahlarıyla beraber yakalanmışlardır.Mange byer ble slått sammen med sine nabokommuner.
Ellerindeki silahlar Makinalı tüfek, birkaç düzine silah ve molotof kokteyl ile sınırlıydı.De hadde lite ammunisjon og var avhengige av hjemmelagde småbomber og Molotov-cocktails.
Bu tip silahlara karşı İsrail'in doğru düzgün bir karşı önlemi bulunmuyordu.Israel nektet å være i besittelse av slike våpen.
Savaş sonrası ise batılı silahlar da kullanılmaya başlandı.Etter oppfinnelsen av skytevåpen, ble også disse benyttet.
Kore Savaşı boyunca geri tepmesiz silahlar Amerikan birlikleri tarafından kullanıldı.Under Koreakrigen ble rekylfrie kanoner brukt i stor utstrekning av amerikanske styrker.
Havan topu ve destek silahlar kullanırlar.De spiser på skudd og nye nåler.
Tarihte barutlu küçük silahlarla kazanılan ilk savaş sayılır.Det blir ansett å være det første slaget i historien vunnet med håndvåpen og krutt.
18. yüzyıla kadar kullanılmayan bu strateji, teknolojik silahların ilerlemesi ile cazip hale geldi.Disse skipene ble brukt inn i det 18. århundre uten at skipsteknologien gjennomgikk banebrytende utvikling.
Sınırlı sayıda tanksavar silahları vardı.Kun et lite antall av disse objektene var våpen.
Buna benzer silahlar Osmanlı İmparatorluğu tarafından en az 200 sene önce kullanılmaktaydı.Disse vesentlig ungarske områdene hadde vært under Det osmanske rikes kontroll i 200 år.
Bu tür silahlar aslında ne kadar kullanışsız ve etkisiz olduklarını kanıtladı.Disse navnene uttrykker hvor voldsomt og uforutsigelig denne narkotikaen virker.
Bu savaşta ilk kez nükleer silahlar kullanılmıştır.Det er dette som skjer i atomvåpen.
Ertesi gün Galyalı lider silahlarını Sezar'a teslim etti ve böylece Alesia kuşatmasına son verildi.Dagen etter overga gallerkongen seg til Julius Cæsar, og beleiringen av Alesia var over.
Silahları olmayan halk, kendilerini savunamaz duruma gelir.Enkelte ikke-dødelige våpen er brukt av sivile å bruke for å forsvare seg.
Alay komutanı teslim olmayı reddetti ve askerleri ve silahları oldukça savaşacaklarını söyledi.Washington overga seg og han og troppene forlot Fort Necessity.
Ayrıca bu silahların atış aralıkları çok düşüktü.Samtidig var de små kanonbåtene vanskelige å treffe.
Tabancalar, tek elle kullanılmak üzere tasarlanmış silahlardır.Pistol er en type skytevåpen som brukes i én hånd.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.I alle disse våpnene er det også andre våpenfigurer.
Gözetim uçakları genellikle silah taşımazlar veya yalnızca sınırlı savunma silahları taşırlar.Pesawat pengawas biasanya tidak membawa persenjataan, atau hanya sebatas untuk pertahanan diri saja.
Nükleer savaş, nükleer silahların kullanıldığı savaşlara denir.Perang nuklir adalah peperangan di mana senjata nuklir digunakan.
Nükleer silahları başarılı bir şekilde kullanmış olan sekiz egemen devlet bulunmaktadır.Ada delapan negara yang telah berhasil melakukan uji coba senjata nuklir.
Işık-gaz silahları ise bu mekanizmaların birleşimini kullanırlar.Senapan gas api menggunakan gabungan kedua mekanisme itu.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Kennedy adalah anggota seumur hidup National Rifle Association.
Ağır mücadele sırasında, Pekartschina köyü tamamen lav silahlarıyla yakıldı ve köy sakinleri öldürüldü.Saat pertempuran besar, desa di Pekartschina terbakar total dengan flamethrowers dan penghuninya dibunuh.
Ancak otomatik silahlar kullanan düşmanlar dakikada yüzlerce mermi atmaktadırlar.Senapan mesin lazim menembakkan beberapa ratus peluru per menit.
14. yüzyıl plaka zırhlarının evrimi, çubuklu silahların gelişimini tetiklemiştir.Evolusi zirah lempeng pada abad ke-14 juga memicu perkembangan berbagai senjata galah.
Bu amaçla kendisini silahlar ve savunma konusunda yetiştirir.Dia bisa menambahkan dirinya ke senjata dan barang tambahan untuk mereka.
Silahların kime gideceği çok da önemli değildir.Padahal, tidak semua negaramampu memproduksi senjata.
Ağır silahlar bir seferde öldürür.Senjata berat sedang dalam keadaan rusak.
Bu silahlara 500 mermi yüklenebiliyordu.Ia mengisi kembali pelurunya sebanyak lima kali.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Perjanjian Nonproliferasi Nuklir.
Bu geri dönüşe Bali halkı Japonlardan kalan silahlarla karşı koydular.Hal ini ditentang oleh pasukan perlawanan Bali yang saat itu menggunakan senjata Jepang.
Ancak çözülmesi gereken bir konu daha kalmıştı; silahların uzunluğu.Tetapi, ada juga kelemahannya: pencarian lebih lama rampungnya.
Silahlarını teslim eden Ermeniler silahlarını geri aldılar.Sebagian tentara Jepang merebut kembali senjata mereka yang semula diserahkan.
Birincil görevi, nükleer silahların nükleer olmayan bileşenlerini geliştirmek, tasarlamak ve test etmektir.Tujuan utamanya adalah untuk mengembangkan, dan mengetes komponen non-nuklir dari senjata nuklir.
Halka açık olan yerde tarihi silahların sergilendiği bir müze vardır.Di Benteng ini juga terdapat museum yang memamerkan senapan-senapan bersejarah.
BTR-80’ne göre zırhı özelliği geliştirilen araç 14.5 mm kalibrelik silahlara kadar koruma sağlamaktadır.Pelindung yang lebih baik dai BTR-80 memberikan perlindungan terhadap penetrasi proyektil kaliber 14,5 mm.
Silahlardan çıkan mermiler sekmiyor, düşmanı hemen vuruyor.Tak ada lagi amunisi, aku akan menabrakan diri.
Madencilik topu gibi bazı silahlar, cephane gerektirmemektedir.Supli peralatan militer seperti amunisi tidak termasuk dalam tugas komisariat.
Uyuşturucu veya silahlardan bahsetmiyorum şarkılarımda.Ini bukan soal buku-musik atau musik-buku.
Mızrak ve sapan silahlarıdır.Replika pusaka dan senjata.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.Pemain yang satu memainkan buah berwarna hitam, yang lainnya berwarna putih.
Yine de örgütün güçlü silahları ve birimleri yok değildir.Namun, ia tidak memiliki dukungan militer dan dana untuk mewujudkannya.
Oysa çok farklı bir silahları daha vardır, hatta bu tehlikeli silahla doğmuşlardır.Selain itu, Parasurama juga memiliki senjata lain berupa busur panah yang besar luar biasa.
Ancak tüm denemeleri sonuçsuz kalır çünkü silahları ve askeri yapıları oldukça kalitesizdir.Tak pelak lagi bahwa itu semua karena kesuksesan atau keberhasilan pembinaan.
Ama bunlardan sadece çok namlulu silahlar ve özellikle tabanca başarılı oldu.Vincent juga memiliki banyak pilihan senjata, terutama pistol.
İlgili Sayfalar