silâhlar ile cümle
silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rodney 2500 metre mesafeye kadar yanaşıp 40.6 cm lik silahları ile Bismarck'ı dövmeye başladı.A Rodney 2700 méterre megközelítette és folytatta a hajó lövetését.
Bu modda bütün silahlar kapalıdır.Mára mindezek a bányák bezártak.
Beşinci kolun en önemli silahlarından biri de modadır.A mellső láb hüvelykujjánál levő ötödik karom magasabban van a többinél.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Dobjatok le fegyvereket!”
Oyundaki diğer silahlar gibi el bombalarının da iki türü farklı özellikler gösterir.Csak úgy, mint a többi fegyvernek a játékban, ennek is van két funkciója.
Bu bina bazı gelişmiş özel silahlar için gereklidir.Ez a kisméretű lőszer ezenkívül néhány precíziósan gyártott céllövőpisztolyban is használatos.
Kalaşnikov silahlarının tasarımcısı.A magyar Frommer pisztolyok kifejlesztője.
Silahların kime gideceği çok da önemli değildir.Az emberek közül csak Koskennek nincs fegyvere.
Uzay silahları roketsiz uzaya malzeme yollamada potansiyel bir yöntemdir.A rakéta-sorozatvető nem irányított rakéták indítására képes tüzérségi eszköz.
Uyuşturucu veya silahlardan bahsetmiyorum şarkılarımda."Nem virágokat, hanem beleket és vért akarok festeni a zenémben.
Bu silahlar Vespa scooter model motosikletlere monte edildi.Ezeket a gépeket már Wasp Junior csillagmotorokkal szerelték fel.
Ve bazı silahları kullanabilmek için rütbe gereklidir.Szintlépéssel elérhetővé válnak bizonyos fegyverek.
Hammerfest garnizonun da yaklaşık 4.000 mayın ve çok sayıda uçaksavar silahları ile korunmaktaydı.Így a várost összesen mintegy 4000-en védték, és csak néhány ágyúval rendelkeztek.
Halo'nun askeri teçhizatı bilim kurgu silahlarını içerir.A Magyar hadtörténeti emlékek című munkájával lerakta a tudományos fegyvertan alapjait.
8.8 cm Flak 18 uçak savar silahları Sd.Kfz.81 - A 2 cm FlaK légvédelmi gépágyú lőszerszállító változata Kfz.
Seksenli yıllarda silahların kontrolü konusunda yer aldı.A következő hatvan évben folyamatosan csattogtak a fegyverek.
Ayrıca Ukrayna, Beyazrusya ve Kazakistan da bazı silahlara sahip olmuşlardır.Azóta Fehéroroszország, Kazahsztán és Ukrajna teljesen megszabadult a nukleáris fegyverektől.
Saldırı silahları robot yumruklarıdır.Másik támadó fegyver a bázislopás.
Silahları kullanma konusunda oldukça deneyimli ve eğitimlidir.Hatalmas tudással és tapasztalattal rendelkezik a robbanószerek terén.
Boss'lardan aldığımız silahlarla da çok etkilidir.A fegyverekkel szintén mesterien bánik.
Savaşamadılar çünkü silahları yoktu.Semmim sem volt, míg nem volt pisztolyom.
Bugünkü ana piyade silahları AKM'dir.Általában mai öntöltő puskák, smg-k másolatai.
1968 - Nükleer Silahları Sınırlandırma Anlaşması imzalandı.1968: az atomsorompó egyezmény aláírása a nukleáris fegyverek terjesztésének tilalmáról.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Hän on National Rifle Associationin jäsen.
Perun, çiftçilerin yağmur verici, silahların ve savaşın, savaşçıların tanrısıdır.Perun antaa maanviljelijöille sateen ja on aseiden sekä sodan jumala.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Murhat, aseet, ja niin edelleen ovat kiellettyjä.)
Diğer Doğu Bloğu ülkelerinde aynı kalibreli başka silahlar üretilmiştir.Samalle patruunalle on kehitetty lähinnä itäblokin maissa muitakin aseita.
Gemiye silahlar yüklenmişti.Laiva oli lastattu...
Tüm işçiler farklı silahlarla; ama aynı yürekle birer asker."Työläiset ovat aseistautuneet erilaisilla aseilla, mutta samalla rohkeudella.
Saha birliklerinin askerleri iyi eğitimli ve üstün silahlara sahip seçkin askerlerdi.Joukot olivat hyvin aseistettuja ja koulutettuja eliittisotilaita.
Antlaşma, Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) tarafından yönetilir.Sopimusta valvoo Kemiallisten aseiden kieltojärjestö.
Canlı bir biçimde silahlar, taktikler ve muharebeleri tasvir eder.Hän kuvailee siinä myös aseita, taktiikoita ja taisteluita.
Bu nedenle modern dönem öncesi Japonya'da ateşli silahlar "Tanegashima" olarak da adlandırılırdı.Tuliaseet tunnettiinkin Japanissa esimodernilla ajalla myös lempinimellä ”tanegashima”.lähde?
Bu maçta ringin iplerinin yerine dikenli teller geçmiştir ve silahlar dikenli tellerle sarılmıştır.Siinä aseiden ympärillä oli piikkilankaa ja ottelukehän köydet oli korvattu piikkilangalla.
Silahlı kuvvetler dağıtılacak ve silahları Almanlara teslim edilecekti.Saksan joukot oli karkotettava maasta ja saksalaisten omaisuus luovutettava liittoutuneille.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.Yleensä bestmaniksi valitaan sulhasen veli, miespuolinen serkku tai läheinen ystävä.
Bu tanrı eşyaları ve silahları korur.Tämä voima vartioi heidän perheitään ja aseitaan.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.Ernest Hemingway on kuvannut taistelun jälkiselvittelyjä kirjassaan Jäähyväiset aseille.
Japonlar, Portekizlilerin elde tutulabilir silahlarıyla ilgilenmekteydiler.Muiden asioiden ohella japanilaiset olivat kiinnostuneita portugalilaisten aseista.
Öldürdüğü iblislerin ruhlarını silahlarına hapseder.Hän hallitsee kuolleitten demonien sieluja, joista hän saa voimansa.
9. bölümde kazandığımız silahlardan biridir.Hän oli tulokkaiden pistepörsissä yhdeksäs.
Bu silahlar günümüzde Moskova'daki Merkez Silahlı Kuvvetler Müzesi'nde sergilenmektedir.Ase on nykyään esillä armeijan museossa Moskovassa.
MP5 SMG: Artık hepimizin aşina olduğu silahlardan biri.Modern Firearms: MG3 Tämä aseisiin liittyvä artikkeli on tynkä.
Dante, bütün yakın dövüş silahlarında uzmanlaşır, mükemmel kombolar yapabilir.Sydney on taitava taistelulajeissa ja käyttää monenlaisia aseita taidokkaasti.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Aikaisempiin osiin verrattuna pelissä on myös vähemmän aseita.
Duraksayan ve bitap düşenler silahlarla vuruldu.Haavoittuneet lopetettin ampumalla ja pistimillä.
Bunlar, çabuk ateşli, yeni silahlardı.Ne olivat luotettavia ja tarkkoja aseita.
Tüm eklenti paketi boyunca bu silahlar da bizimle beraber güçlenecek.Maksimivoima-asetuksilla nämä aseet sylkevät ulos salamia.
Nükleer silahların gelişmesi için çalışmaya devam etti.Hän edesajoi biologisten aseiden kehittämistä.
Silahların özellikleri mühimmatları dışında hemen hemen aynıdır.Ampumatarvikkeet ovat käytännössä samat kuin singolla.
Bu silahlara 154.000 ile 154.999 arasında seri numara verildi.Sen kannaksi on arvioitu 50 000–499 999 yksilöä.
Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.Osapuolet keskustelivat strategisten aseiden supistamisesta puoleen.
1968 - Nükleer Silahları Sınırlandırma Anlaşması imzalandı.Vuodesta 1968 alkoivat SALT-neuvottelut ydinaseiden määrän vähentämiseksi.
1941 yılında geminin tüm silahları söküldü.Vuonna 1940 aluksen kaikki tykit oli siirretty maihin.
Bunlar yerine oyuna yeni silahlar eklenmiştir.Peli sisältää myös uusia aseita.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Ydinaseettomat vyöhykkeet.
Savaş sürerken KV-1 Alman tanksavar silahlarına karşı daha da kalın zırhla kaplanmaya başladı.Sodan jatkuessa KV-1:een lisättiin panssarointia aseiden tehon kasvaessa.
Ağır silahlar bir seferde öldürür.Ampumaleirit kestivät kerrallaan useita viikkoja.
Muhrip gemilerde bulunan uçaksavar silahları güçlüdür.Laivoilla ohjuslaukaisin on kiinteässä telineessä.
Zaten gerçek katiller de komşu kasabada silahlarıyla beraber yakalanmışlardır.He tekivät myös ryöstöretkiä naapuriheimojen kyliin.
İlgili Sayfalar