silâhlar ile cümle
silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu ilk tabancalar kullanışsız ve güvenilmez silahlardı.První samočinné pušky byly zatím konstrukčně málo dokonalé a nespolehlivé.
Hapishanelerde bombalar ve silahlar vardı ve buralarda Yahudi yerleşimcileri öldürürlerdi.Všude ve městě byly slyšet výstřely a v různých ulicích byly nahromaděny mrtvoly zastřelených Židů.
Oyundaki silahlar ve araçlar daha da güçlendirilmiştir.Dále jsou do hry přidána nová vozidla, zbraně a výstroj.
Bu savaş Amerika Birleşik Devletleri'ne atom silahların gücüne güvenmemeyi öğretti.Prohlásil také, že americká média přehlížejí ty, kteří nevěří v americkou zbraňovou nadvládu.
Gladyatörlerin her biri farklı silahlara sahiptir.Většina gladiátorů se specializovala na jednu zbraň.
Keşfederken genellikle iki tabanca taşır, ancak seri boyunca farklı silahlarda kullanır.Konečně používají všechny zbraně tak, jak požaduje situace, a používají i různé finty.
Bununla birlikte menzili de UZI, MP-5 vb. silahların çok üzerindedir.Podle toho taky vypadají jejich zbraně, mají MP5 a Pistole.
İleriye dönük nükleer silahların azaltılmasını öngörmektedir.Lze se domnívat, co by se dělo po odpálení jaderné zbraně.
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü.Není však zakázán Úmluvou o chemických zbraních.
Bir NASA araştırmacısı olan Jack Cover, 1969 yılında Taser silahları geliştirmeye başladı.S návrhem první verze zbraně začal Jack Cover již v roce 1969.
Bu koşullarda pek çok Pers askeri hoplitlere silahlarını kullanacak kadar bile yaklaşamadı.Ani zdaleka všem vojákům se nepodařilo zachránit i jejich osobní zbraně.
Fotoğraflar hala dünyadaki en güçlü silahlardır.Fotografiile încă sunt cele mai puternice arme din lume.
İtalyan silahları son derece kalitesizdi.Armele din Italia au fost de calitate foarte scăzută.
Silahların hükümete verilmesi reddedilince Ben-Gurion geminin batırılması emri verdi.Când au refuzat să predea armele guvernului, Ben Gurion a ordonat ca vasul să fie scufundat.
Sonuç olarak Sovyetler Birliği dünyanın en gelişmiş bazı silahlarını üretti.Ca rezultat al acestei realități, Uniunea Sovietică producea unele dintre cele mai moderne arme din lume.
Tahrip olan ağır silahlar yol boyunca terk edilmişti.Multe echipamente grele, care au fost distruse, au fost lăsate pe marginea drumului.
Canlı bir biçimde silahlar, taktikler ve muharebeleri tasvir eder.Descrie în detaliu armele și tacticile folosite în bătălii.
ABD gelişmiş silahlara ve önemli hareketli destek hizmetlerine sahip geniş bir orduya sahiptir.Statele Unite are o armată cu un armament numeros și sofisticat și un serviciu de întreținere complex.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Ratificarea nucleara a Tratatul de neproliferare .
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Este membru al lotului național de tir al Moldovei.
Irak'ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu.Forțele Axei au utilizat arme biologice și chimice.
Oyun ilerledikçe çeşitli yeni silahlar ve ekipmanlar ortaya çıkıyor.Pe măsură ce mergem, ne aruncăm unul câte unul armele și echipamentul.
Bu silahlar hem saldırı hem de savunma amaçlı olarak değerlendirilir.Aceste arme erau considerate atât ofensive cât și defensive.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.De asemenea, îi place să schieze.
Saha birliklerinin askerleri iyi eğitimli ve üstün silahlara sahip seçkin askerlerdi.Unitățile de câmp s-au format din soldați de elită cu nivel înalt de antrenament și cu arme superioare.
Direnişçiler Almanlara saldırdı ve silahlarını ele geçirdi.Ei au atacat pe orice german întâlnit și le-a rechiziționat armele.
Savaşamadılar çünkü silahları yoktu.Armata nu a purtat lupte.
Ayrıca çok iyi nişancıdır ve tek bir eliyle çok ağır silahları taşıyabilir.Totodată poate lansa atacuri cu o viteza mare cu o singură mână.
Silahların tamiri kolay ve ucuzdur.Procesul de fabricație este simplu și ieftin.
Silahlarını yok eder.Voi ați depus armele.
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Securiștii îi imobilizează rapid pe bandiți și le iau grenadele, apoi îi arestează.
Rommel sipariş ettiği silahların yaklaşık yarısına ulaşabiliyordu.Rommel și tanchiștii pe care îi comanda din 7.
Her sınıf eşsiz yeteneklere ve silahlara sahiptir.Fiecare clasă are abilități și beneficii unice.
Tanklar bunun yanında topçu ve hava silahlarına karşı savunmasızdı.Ambele divizii duceau lipsă de armament antitanc și antiaerian.
ABDliler 5 bayrakla ve daha ağır silahlarla başlarlar.Adulții au pete aurii pe aripile superioare și benzi argintii pe cele inferioare.
Toplamda üç İsrail askeri etkisiz hâle getirilerek ellerindeki silahlar denize atıldı.Imediat au năvălit în casă trei soldați, îndreptând puștile spre noi.
Kimyasal savaş, kimyasal silahların kullanıldığı saldırılara verilen isimdir.Războiul chimic implică utilizarea proprietăților toxice ale substanțelor chimice ca arme.
Silahlarını ve cephanelerini Cebeci Ocağı taşırdı.Toate armele și armurile trebuiau aduse la Viena.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Inamicii pe moarte pot fi executați, acțiune prin care i se acordă jucătorului muniție adițională.
Ancak tanksavar silahlarına karşı savunmasızdı.Totuși, ele erau eficiente contra tancurilor inamice numai daca erau folosite defensiv.
Karasatı'lılar onlara güvenip silahlarını emanet ettiler.Romanii i-au descoperit și le-au cerut depunerea armelor.
Bu silahlardan beklenen kullanım süresi 7.000 atıştı.A lövegcsövek várható élettartama 7000 lövés volt.
GUAM, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün kurucu üyelerindendir.A GUAM, a Kémiai Fegyverek Betiltásáért Szervezet, valamint a Független Államok Közösségének az alapító tagja.
Bu geri dönüşe Bali halkı Japonlardan kalan silahlarla karşı koydular.Ezt a bali lázadók a japán fegyvereket használva próbálták megakadályozni.
Bu silahlar, 13.500 m uzaklıktan hedefi vurabilirdi.Ezek az ágyúk 13.500 méterre voltak képesek ellőni.
1941 yılında geminin tüm silahları söküldü.Közülük 1941-ben valamennyi hajó elsüllyedt.
Silahlarını yok eder.A négy Fegyver elpusztítja.
Bir yandan da uçaklara karşı olarak uçaksavar silahlar geliştirilmiştir.Mindettől függetlenül a légvédelmi fegyverzetet fejlesztették.
Daralan namlulu silahlar II. Dünya Savaşı sırasında çok az kullanıldı.A kúpos furatú lövegek a második világháború alatt kevés szerepet kaptak.
Standart Alman silahlarıyla donatılmamışlardı.Felszerelhető a szabványos USA-beli fegyverekkel.
Bu silahlar 76 K 36 adıyla Fin Ordusuna hizmet etti.A lövegeket 76 K 36 jelöléssel rendszeresítették.
Bu silahlara 1 ile 5000 arasında özel seri numara verildi.Ezen pisztolyoknak saját számsorozatuk volt 1-től 5000-ig terjedő számozással.
Okulun girişinde okul muhafızları tarafından silahlarından tecrit edilirler.Tanulóidejük után a fegyveresek sorai közé kerültek.
Ateşli silahlar yitirilirse arabalar nasıl dayanır?Hogyan vitesse el délre az ágyúkat, mielőtt leesik az első hó?
Nükleer silahların gelişmesi için çalışmaya devam etti.Foglalkozott a harci fegyverek fejlesztésével.
Vukovar Savaşı sırasında ağır silahların en çok hedef aldığı nokta olmuştur.A vukovári csata alatt a lövészek egyik leggyakoribb célpontja volt.
Atı genelde damadın kardeşi veya yakın akrabası çeker silahlar atılır.A szalagos kalapot általában a fiú barátnője, vagy közelebbi lány rokona tette a legény fejére.
Yabancılar silahları arabadan çıkartır çıkartmaz da tutuklanacaklardır.Ekkor nem álcázott idegen elveszi a fegyverét és börtönbe vetik.
Silahlarını yanlarından ayırmıyorlardı.Fegyvereiket jelenlétünkben rakták le.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından nükleer silahlar azaltıldı.A Szovjetunió felbomlását követően a fegyver gyártása befejeződött.
İlgili Sayfalar