silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Alevli silahlar belli bir süre ateş içinde bırakılabilir.Tijdens gevechten met vuurwapens kan er sprake zijn van een vuurpauze.
Kraliçe yaklaşık on dakika boyunca, üzerine silahlar doğrulmuş bir hâlde balkonda tek başına bekledi.De gijzelnemers legden hun wapens, op twee revolvers na, op het platform.
Ayrıca tüfeklerde ve toplardan çıkan duman silahların yerini belli ediyordu.Daarnaast verscheen het wapen op uithangborden en tabakszakjes.
Bazı silahlarda gez ve arpacık veya her ikisi de bir çemberin içinde bulunur.Sommige wapens zijn alleen in een van beide modes beschikbaar.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.De ene boskat is zwart en de andere wit.
Asıl saldırı silahları mıknatıslarıdır.Dit zijn de vergunningsplichtige wapens.
Savaş esnasında kimyasal silahlar her iki tarafça da yoğun bir şekilde kullanıldı.Chemische wapens werden al snel en op grote schaal ook door de geallieerden gebruikt.
Bu defa sanal gerçeklik dünyası genel olarak ateşli silahlar üzerine kurulmuştur.De wapens in het spel zijn deels fictief en deels gebaseerd op echte vuurwapens.
İlk gerçek ateşli silahlar 1100'lerin ilk yarısına tarihlenebilir.Het eerste stenen gebouw dateert wellicht van ongeveer 1150.
Burada Şiva'dan tanrısal silahlar aldı.Tussen de twee goden is het wapen van Abbekerk geplaatst.
Moldova, eski Sovyetler Birliği ile ilgili tüm silahların kontrolü yükümlülüklerini kabul etmiştir.Alle landen werden herinnert aan hun verplichtingen inzake het wapenembargo.
Havaya atılan kurşunlu silahlardan meydana gelir.Dit zijn de vlammen die uit wapens verschijnen.
Silahlar insanları öldürmez. İnsanlar insanları öldürür.Wapens doden geen mensen. Mensen doden mensen.
Makineli SilahlarMachinegeweren
4 Nisan - Ronald Reagan kimyasal silahlarda uluslararası bir yasaklamaya gidilmesi için çağrıda bulundu.4 kwietnia – prezydent Ronald Reagan wezwał do międzynarodowego zakazu broni chemicznej.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Jest członkiem Narodowego Stowarzyszenia Strzeleckiego Ameryki.
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü.Organizacja ds. Zakazu Broni Chemicznej. .
Japon ordusu bu savaşta farklı kimyasal silahları birçok kez kullandı.Podczas kampanii wojsko irackie wielokrotnie posłużyło się bronią chemiczną.
Ateşli silahların kullanıldığı, çok kısa fakat bir o kadar da kanlı bir çatışma gerçekleşti.Doszło tu do równie zaciętej, choć już nie tak krwawej bitwy.
Bu silahlar günümüzde Moskova'daki Merkez Silahlı Kuvvetler Müzesi'nde sergilenmektedir.Do dziś znajduje się w Centralnym Muzeum Sił Zbrojnych w Moskwie.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.Paulina miała trudny poród, co zostało później opisane w powieści Pożegnanie z bronią.
Silahlar çekilir.Broń zaczepna.
Nükleer silahların gelişmesi için çalışmaya devam etti.Jednak nadal trwały prace nad udoskonaleniem broni.
Naquadah jeneratörleri ve Naquadah kullanan silahlar bu şekli kullanır.Tylko osoby posiadające Naquadah we krwi mogą używać tego urządzenia.
Ayrıca süs eşyaları, silahlar ve mühürler de bulunmuştur.Oprócz tego występują tu narzędzia, broń (grociki).
Ayrıca erata çok sayıda PPD-40 ve PPŞ-41 hafif makineli silahları verilmiştir.Wojska były uzbrojone w dużą ilość pistoletów maszynowych PPD-40 i PPSz-41.
Bunlar yerine oyuna yeni silahlar eklenmiştir.W tej grze dodano jedynie nową broń.
Ayrıca ağır silahları da mevcuttu.Stracono także ciężkie uzbrojenie.
Bu savaşta ilk kez nükleer silahlar kullanılmıştır.Podczas tej bitwy wykorzystano po raz pierwszy w Afryce broń palną.
9. bölümde kazandığımız silahlardan biridir.W czasie drugiej szarży zdobył 9 armat.
Şimdiye kadar toplanan silahları kullanmanın vakti geliyor.Zastąpił on używane dotychczas pistolety sygnałowe wz.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.Lubił też strugać broń z drewna.
Herhangi bir askeri birlik standardı yoktu, ellerindeki kalan silahları kullanıyorlardı.Organizacja miała strukturę wojskową, a na jej wyposażeniu znajdowała się broń.
Bu tür silahlar otomatik silah olarak da adlandırılır.Takie ręczne karabiny maszynowe są określane jako Squad Automatic Weapon.
Direnişçiler Almanlara saldırdı ve silahlarını ele geçirdi.On to, rozbrajał Niemców i przyjmował zrzuty broni.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.Zastanawiał się, dlaczego jedna jest biała a druga czarna.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Daje ci broń do ręki.
Fakat 1430'dan sonra sadece en geniş silahları işaret etmeye geldi.1430, który obok innych zagadnień porządkowych wprowadzał ostre przepisy przeciwpożarowe.
Şok olan grup, silahlarını indirir.Dochodzi do sprzeczki, wszyscy wyjmują broń.
Kılıç benzeri tuttuğu diş silahlarıyla kendini diş savaşçısı olarak çağırır.Nazywany jest Zębowym Wojownikiem ze względu na przybory dentystyczne w jego mieczu.
Ayrıca bu silahların bazıları İtalya ve Türkiye tarafından da kullanılmıştır.Część samolotów tego typu wyeksportowano również do Portugalii i Brazylii.
Saha birliklerinin askerleri iyi eğitimli ve üstün silahlara sahip seçkin askerlerdi.Do kompanii woltyżerskich wybierano żołnierzy posiadających duże umiejętności strzeleckie.
Silahların kime gideceği çok da önemli değildir.Nie dla wszystkich starczało jednak broni.
Avcı Arjuna'nın bütün silahlarına el koyar.Zestawienie wszystkich karabinów Arisaka.
Bu silahlar, 13.500 m uzaklıktan hedefi vurabilirdi.Mógł atakować w ten sposób cele w promieniu 3500 km.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Podpisano Konwencję o broni biologicznej.
Worms Armageddon'da çeşit çeşit silahlar vardır.W sippalgido stosuje się różne rodzaje broni.
Konvansiyonel silahların onların üstünde az etkisi olduğu görünüyor.Broń konwencjonalna okazuje się wobec nich bezużyteczna.
Bir yandan da uçaklara karşı olarak uçaksavar silahlar geliştirilmiştir.Byli uzbrojeni m.in. broń przeciwlotniczą.
Pakistan, aşırıcılık, uyuşturucu ve silahların geri tepmeleriyle karşı karşıya kaldı." demekteydi.Przywitamy was bronią, krwią i samobójczymi zamachami!".
İlk oyuna göre yeni özel enfekteler, yakın dövüş silahları ve 5 yeni mücadele paketi içerir.Dodatek dodaje tryb rozgrywki Bitwa Powietrzna, pięć nowych broni, 10 misji oraz 4 nowe mapy.
Ateşli silahların bulunuşuna kadar yaygın olarak kullanılan diğer bir silah oktu.Stosowano aż do rozpowszechnienia broni palnej.
ABDliler 5 bayrakla ve daha ağır silahlarla başlarlar.Pręcików jest 5 płodnych i 5 płonnych.
Tüm ateşili silahlarda silah çaplarına kalibre (Cal.) denir.Ogólna nazwa artyleryjskiej broni palnej bez względu na kaliber.
Kimyasal savaş, kimyasal silahların kullanıldığı saldırılara verilen isimdir.Pojawiły się zarzuty o nielegalne wykorzystanie broni chemicznej.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Broń poległych wrogów można podnieść w celu zastąpienia nią arsenału gracza.
"Yiv", silahların sahip olduğu mermiyi döndürme yeteneğidir.Gdy uaktywnisz chip pojawia się „granat”, którym możesz rzucić.
Fakat yardımcı sınıfın silahlarını kullanma konusunda bir sınırlama yoktur.Klasa chińska nie ma ograniczeń co do używania rodzajów broni.
1 Temmuz 1968'de Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması imzaya açıldı.Układ o nierozprzestrzenianiu broni jądrowej został przedłożony do ratyfikacji 1 lipca 1968 roku.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Mord, vapen och dylikt får inte förekomma.)
İlgili Sayfalar