silâhlar ile cümle

silâhlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm silahları gümüştendir.أسلحتهن كلها مصنوعة من الذهب.
Köyün ileri gelenlerinden Hacı Salih Polat koruculara silahlarını bırakmaları emrini vermiştir.كإجراء احترازي طلب دالي من الحراس تسليم أسلحتهم.
Yivsiz silahlar genellikle öldürücü değildir.عدم تكون الجسم الثفني عادةً غير مميت.
Bu silahları nedeniyle Falanks düzeninde savaşırlardı.ولكن هربت الفيلة بسبب أسهم الرماة.
Kimya Harbi Sis Silâhları.انظر الضباب الدخاني الكيميائي الضوئي.
Saha birliklerinin askerleri iyi eğitimli ve üstün silahlara sahip seçkin askerlerdi.فاز الرجال الفقراء مع مهارات بندقية جيدة الثناء.
Muhrip gemilerde bulunan uçaksavar silahları güçlüdür.سلاحك الجديد قوي جدا على حاملة الجنود.
Silahlar çekilir.ألقوا بالأسلحة!
Silâhlarını kendileri yaparlardı.وأصبحوا يزاولون أعمالهم الخاصة ضمن قبائلهم المتواجدين فيها.
Bu uzay silahları ile dünyanın yörüngesine uydu yerleştirilebileceği farzedilmiştir.أنضمت مع سلاح فضائي والذي قادها إلى الجنون.
Ancak İngiliz silahlarının gücünü küçümsediler.قوة أسلحة الإنجليز.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^أو معاهدة حظر الانتشار النووي.
Silahlarını yanlarından ayırmıyorlardı.إنّهم لم يحاربوهم بالمسدّسات.
Barutun silahlarda kullanımı konusunda eski bilgiler MS.ذخائر المواريث في الدلالة على مواضع الحديث.
Silahlar insanları öldürmez. İnsanlar insanları öldürür.الأسلحة النارية ليست من يقتل البشر. البشر هم من يقتل البشر.
Genişleme, aynı zamanda tüm üyelerin Rus silahlarını Rusya ile aynı fiyattan satın almasına izin verecekti.A expansão também permitiria que todos os membros comprassem armas russas ao mesmo preço que a Rússia.
Gözetim uçakları genellikle silah taşımazlar veya yalnızca sınırlı savunma silahları taşırlar.As aeronaves de vigilância, normalmente, estão sem armamento ou apenas com armamento defensivo limitado.
Joe silahını Rick'e doğrulturken diğerleri de silahlarını Michonne'a doğrultmaktadır.Joe detém Rick com uma arma, e os outros apontam armas à Michonne.
Ulusal Ateşli Silahlar Derneği (National Rifle Association) üyesidir.Ele é membro da Associação Nacional de Rifles.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Homicídios, Armas, etc. não podem ocorrer).
Gereğinin ötesinde silahlar toplama ya da silahlarla çalışma.Não colecione ou pratique com armas para além do necessario.
1930'da ABD ve Japonya ile denizlerde kullanılan silahların sınırlandırılması için görüşmeler yaptı.Em abril de 1930, ele negociou um tratado limitando os armamentos navais com os Estados Unidos e o Japão.
Tüm Mısır'dan paralara, silahlara ve atlara toplanmaya başlandı.Dinheiro, cavalos e armas foram coletadas por todo o Egito.
Orta kalibreli ateşli silahlar için (örn: 7.62×39 mm, 5.56×45 mm) saldırı tüfekleri listesine bakınız.Para calibres intermediários, armas de fogo (por exemplo: 7.62×39mm, 5.56×45mm) ver Lista de fuzis de assalto.
Oyunda en sık kullanacağınız silahlardan biri.Um dos mais usados no jogo.
Yine 37 mm'lik tanksavar silahları da eski modeldi ve mühimmat yeterli değildi.De igual forma, as suas armas anti-tanque 37 mm PaK eram antiquadas e tinham poucas munições.
Fotoğraflar hala dünyadaki en güçlü silahlardır.Elas eram as armas mais avançadas do mundo.
Ekipman hafif zırhlı silahlar ve nakliye ve devriye araçları içerir.O equipamento inclui blindados leves e de transportes e veículos de patrulha.
Sabine Wren: Mandalorian ırkından olan Sabine, silahlar ve patlayıcılar üzerinde uzmandır.Tiya Sircar como Sabine: Uma Mandaloriana com conhecimento especializado em armas e explosivos.
Bu genişleme paketinde yeni silahlar, yeni araçlar ve yeni haritalar bulunmaktadır.Nela estão incluídos três novos mapas, novas armas e novos veículos.
Japonlar, Portekizlilerin elde tutulabilir silahlarıyla ilgilenmekteydiler.Os japoneses estavam interessados nas armas de fogo portuguesas.
Bu metotlar; topların kullanımı, küçük silahlar ve sabotajcıları içerir.Os métodos utilizados incluíram o uso de artilharia, de armas ligeiras e da sabotagem.
Bu silahlara 1 ile 5000 arasında özel seri numara verildi.Todos os conjuntos foram numerados de 1 a 5000.
Bu tür silahlar otomatik silah olarak da adlandırılır.Este tipo de arma é conhecido como arma de tipo implosivo.
Her iki orduda da ateşli silahlar kullanılmakta idi.Nas duas ocasiões, não foram usadas armas de fogo.
Özellikle tanksavar, top ve uçaksavar silahları yönünden yetersizlik içindeydiler.Em vez de armas, gasolina e aviões, mandavam-nos ordens.
Amarr gemileri genellikle yavaş, ağır zırhlıdır ve lazer silahlar kullanmaktadır.Naves Amarres são pesadas, densamente blindadas, e usam baterias de armas laser.
ABD gelişmiş silahlara ve önemli hareketli destek hizmetlerine sahip geniş bir orduya sahiptir.Os Estados Unidos tem um exército grande com armas sofisticadas e um complexo serviço de suporte móvel.
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.Em 10 de janeiro de 2003, a Coreia do Norte se retirou do Tratado de não proliferação de armas nucleares.
Sahnede silahları bırakma eğlentisi başlar.No interior, abre-se a praça de armas.
Sadece silahlarının süngüleri fark ediliyordu.Agora traziam somente seu fuzil.
Japon ordusu bu savaşta farklı kimyasal silahları birçok kez kullandı.Durante estes combates, o Japão utilizou diversas armas químicas e biológicas.
Nükleer savaş, nükleer silahların kullanıldığı savaşlara denir.Guerra nuclear, ou guerra atômica, é uma guerra na qual são usadas armas nucleares.
Ayrıca çok iyi nişancıdır ve tek bir eliyle çok ağır silahları taşıyabilir.E um soldado mais robusto pode dispará-la com apenas uma mão.
Halo'nun askeri teçhizatı bilim kurgu silahlarını içerir.O arsenal de Halo consiste de armas de ficção científica.
Silahlarını yok eder.Disparas contra coisas.
Hemingway, bu zor doğumu Silahlara Veda romanında anlattı.A sangrenta batalha foi descrita por Ernest Hemingway em seu romance A Farewell to Arms (Adeus às Armas).
Otomatik silahlar için bu tabir kullanılmaz.Armas totalmente automáticas são proibidas.
Duraksayan ve bitap düşenler silahlarla vuruldu.As pistolas erguidas e disparadas.
Bu Mihver ordularının, Sovyet zırhlılarını karşıması için gerek duyulan ağır silahları yoktu.Estas forças do Eixo não tinham o equipamento pesado necessário para fazerem frente aos blindados soviéticos.
Bu şekilde hangi silahların seçimi ya da kullanımı bir strateji gerektirir.O que significa que você tem que escolher a arma que você quer e fazer o pedido.
Seviye şartı silahlar için 3 düşer.Existem três para cada arma.
Şimdi silahlarımızı atalım ve barışı kucaklayalım.Vamos parar o abate, e deixar o povo deles e o nosso povo viverem em paz.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Armas de inimigos abatidos podem ser usadas em substituição àquelas no arsenal do jogador.
Ayrıca oyun içi araçlarda, silahlarda, dairelerde ve diğer öğelerde indirimler verdi.Também já fizeram shows em cozinhas, calçadas, e estacionamentos.
Sınırlı sayıda tanksavar silahları vardı.Poucos carregavam escopetas.
Silahlar, "son top mermileri ateşlendikten sonra" imha edilerek terk edildi.Em certas circunstâncias, eles "fingem de mortos" após levar um tiro.
1890'larda silahların geri tepmesiyle ilgili önemli bir gelişme oldu.Em 1860 foi feita uma reforma com novos douramentos.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.Ela despreza armas.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Detecção de testes nucleares proibidos.
İlgili Sayfalar