Ana içeriğe geç
Sözlük

sik ile cümle

sik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Şikayetlerinin herhangi birini duymak istemiyorum.I don't want to hear any of your complaints.
Tom Mary ile birlikte birkaç şeyi ince eleyip sık dokumak istedi.Tom wanted to go over a few things with Mary.
O genellikle sıkıca kapalı kapılar ardında çalışır.He usually operates behind tightly closed doors.
Elini sıkmak istiyorum.I want to shake your hand.
Başın sıkışınca bana gelebilirsin.I want to be someone you can turn to.
Senin hakkında başka şikayet duymak istemiyorum.I don't want to hear another complaint about you.
Hikayelerin sık sık mutlu sonları vardır.Stories often have happy endings.
Ben sık sık senin hakkında rüya görürüm.I often dream about you.
Tom sınıfta sık sık hayallere dalar.Tom often daydreams in class.
Beni yoğun programına sıkıştırabilir misin?Can you squeeze me into your busy schedule?
İnsanların söyledikleri canını sıkmasın.Don't bother about what people say.
Pencereleri sıkıca kapat lütfen.Please nail the windows shut.
Tom ve Mary sık sık bilardo oynarlar.Tom and Mary often play billiards.
Şikayetlerini dinlemekten yoruldum.I'm tired of listening to your complaints.
Senin şikayetlerini dinlemekten yoruldum.I'm tired of listening to your complaints.
En dikkatli şekilde yapılmış planlar bile sık sık başarısızlıkla sonuçlanır.Even the most carefully made plans frequently result in failure.
O bir şikayette bulundu.He filed a complaint.
Geçen hafta can sıkıcı bir şey oldu.Something embarrassing happened last week.
İstanbul'da yaşamakla ilgili en nefret ettiğim şey sürekli trafikte sıkışıp kalmaktır.What I hate most about living in Istanbul is always getting stuck in traffic.
Burada sıkıldın mı?Are you bored here?
O film gerçekten sıkıcıydı.That movie was really boring.
Burada sık sık yağmur yağar.It rains here often.
Buradaki herkesten daha sıkı çalışıyorsun.You work harder than anyone here.
Herkes çok sıkı çalıştı.Everyone worked very hard.
Biz sıkıldık.We're bored.
Tom sıkılıyor.Tom's bored.
Tom sıkı.Tom's strict.
Tom sıkıntılı.Tom's troubled.
Onlar sıkıcı.They're boring.
Ben iki şıklar arasında seçtim.I chose between two options.
O sıkışmış.It's stuck.
Bayram çok sıkıcıydı, neredeyse hemen kaçtım.The feast was so boring that I took flight almost immediately.
Durum zordu ama Liisa, Markku'nun sıkıntıdan kurtulmasına yardımcı oldu.The situation was difficult, but Liisa helped Markku out of a jam.
Sıkıcı bölümleri geç.Skip the boring chapters.
Bir şey kapıyı sıkıştırıyor.Something is making the door stick.
Sık sık müzikle çalışırım.I often study with music.
Ben sık sık akrabalarımı ziyaret ederim.I often visit my relatives.
Sıkı çalışıyoruz.We're working hard.
Şikayet etmeyi kes.Quit complaining.
Sen siktiğimin moronu!You're a fucking moron.
Tom sıkıcıdır.Tom is boring.
Sen sıkıcısın.You're boring.
Biz ağzı sıkıyız.We're discreet.
Sen ağzı sıkısın.You're discreet.
Tom ağzı sıkıdır.Tom is discreet.
Tom ağzı sıkı.Tom is reserved.
Ben ağzı sıkıyım.I'm reserved.
Tom'un ağzı sıkı.Tom is secretive.
Sen sıkıştın.You're stuck.
Tom sıkıştı.Tom is stuck.
Biz sıkıyız.We're tough.
Tom sıkıdır.Tom is tough.
Tom şikâyet edecek.Tom will complain.
Sen şık görünüyorsun.You're looking chipper.
Gerçekten sıkıcısın.You're really boring.
İnce eleyip sık dokuyorsun.You're splitting hairs.
Sen ince eleyip sık dokuyorsun.You're splitting hairs.
İnce eleyip sık dokuyorsunuz.You're splitting hairs.
Bugün son derece sıkıcı oldu.Today has been extremely lame.
Her şeyden şikayetçi olan insanlar var.There's people complaining of everything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod