Bu sihirbazlıktaki hileyi fark ettim.I was aware of the trick in this magic.
Sihirbazlık, batıl itikadı paraya çevirme sanatıdır.Magic is the art of changing superstition into money.
Tom bana bir sihirbazlık numarası gösterdi.Tom showed me a magic trick.
Sihirbazlık gösterisi bugün harikaydı.The magic show was awesome today.
Gerçek bir canlı sihirbazlık gösterisi izlemek ister misin?Do you wanna see a real live magic show?
Sihirbazlık numaraları sadece yanılsamadır.Magic tricks are merely illusions.
Vikinglerle karşılaştıktan sonra Doktor onları etkilemek için yoyo ile "sihirbazlık" yapmıştır.After meeting the Vikings, the Doctor produces a yo-yo in an attempt to impress them with "magic".
Bu numara 1950'lerden beri tüm çocuk sihirbazlık kitaplarında bulunur.This is a trick that's been in every children's magic book since at least the 1950s.
Bunun tersi aslında---- biraz sihirbazlık gibi gelecek.Its inverse is actually-- and this is going to seem like voodoo.
Sihirbazlık son derece gizemli bir alan.So magic is a very introverted field.
Iste bu yuzden sihirbazlik ve benzeri gosterilere gidiyoruz.That's why we pay to go to magic shows and things like that.
Bu sihirbazlık numarası.It's magic.
(Gülüyor) Şöyle ki, bu bir sihirbazlık numarası değil.(Laughs) So, it's not magic.
"Sihirbazlık numaraları, gerçek büyü değil."'Conjuring tricks, not real magic.'
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.I like to describe it as the magic trick moves.
Mûsâ'nın mucizelerine inanmaz, onu yalancılıkla ve sihirbazlıkla suçlar.Moise non è tra questi: viene ucciso all’arrivo, senza essere immatricolato.
Blaine sihirbazlık gösterilerde seyircilerin tepkilerini odak noktası haline getirdi.Jones è comparso nei panni di ospite a sorpresa.
Onun sihirbazlık yeteneği çok nadiren ortaya çıkan bir seviyede" demiştir.Het grafmonument is in hoge mate gaaf en beschikt over een zeer hoge mate van typologische zeldzaamheid."
Cris Johnson Las Vegas'ta sihirbazlık gösterileri yapan kendi halinde bir adam görüntüsündedir.Cris Johnson (Nicolas Cage) on Las Vegasissa show’ta pyörittävä taikuri.
Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi.Det var umulig for Houdini å overbevise Doyle om at han kun benyttet seg av kjente tryllekunstner.
Mûsâ'nın mucizelerine inanmaz, onu yalancılıkla ve sihirbazlıkla suçlar.Nasihat-nasihat Musa tidak dipedulikannya, bahkan ia sering mengejek dan memfitnah Musa.
Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi.Houdini nije uspio uvjeriti Doylea da su to samo čarobni trikovi, što je dovelo do prekida prijateljstva.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Abychom si rozuměli, chci vám ukázat na začátek primitivní velmi jednoduchý kouzelnický trik.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Aby sme si navzájom rozumeli, chcem začať tým, že vám predvediem základný, veľmi jednoduchý trik.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Agar kita dapat saling mengerti saya ingin memulai dengan trik sulap yang sangat sederhana dan tidak sempurna.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Azért, hogy megértsük egymást, meg szeretnék mutatni egy elemi, nagyon egyszerű bűvésztrükköt.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Để chúng ta hiểu nhau rõ hơn, thì trước hết tôi muốn bắt đầu bằng một chiêu ảo thuật rất đơn giản và sơ đẳng.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.For at vi kan forstå hinanden, vil jeg begynde med at vise jer en elementær, meget simpel tryllekunst.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.이 사실에 대하여 서로 이해하기위해 저는 여러분께 아주 기본적인 것을 보여줌으로써 시작하려합니다, 아주 간단한 마술 속임수이죠.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Pentru a ne întelege vreau să încep prin a vă arăta un truc rudimentar, un truc foarte simplu.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Per capirci voglio mostrarvi un rudimentale trucco magico, molto semplice.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Pour qu'on se comprenne, je vais vous montrer quelque chose de rudimentaire, un tour de magie très simple.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Для того, чтобы мы с вами понимали друг друга, я хочу показать вам элементарный, простейший фокус.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.Щоб ми зрозуміли одне одного, хочу почати, показавши вам застарілий, дуже простий магічний трюк.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.במילים אחרות, לגלולות סוכר יש השפעה שניתנת למדידה, במחקרים מסוג מסויים, אפקט הפלצבו,
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.وحتى نتكلم بوضوح أود أن أبدأ بعرض خدعة سحرية, بسيطة وسهلة جداً.
Birbirimizi daha iyi anlamak için temel ve çok kolay bir sihirbazlık numarasını göstererek başlayacağım.基礎的でとても簡単なマジックを お見せしたいと思います これは1950年代から
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Aş vrea să-l descriu ca mişcările magice ale unui truc.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum. Bir şeye karşı ne yapabilrsiniz?Μου αρέσει να το περιγράφω ως κινήσεις του μαγικού κόλπου.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Ich nenne das gerne die magischen Züge.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Ik zie het als een goocheltruc.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.J'aime dire qu'il s'agit d'un tour de magie.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.전 이런것들을 속임수같은 마술의 움직임이라고 말하죠.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Me gusta describirlo como pases mágicos.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Mi piace descriverlo come mosse magiche.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Nazywam to magicznymi trikami.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Saya suka merincikan ini sebagai tipu muslihat.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Szeretem ezt úgy leírni, mint valami bűvészmutatványt.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Мне нравится называть это волшебным вращением.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Обичам да го описвам като магически трикови движения.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.Я би описав це як рухи у магічних трюках.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.אני אוהב לתאר את זה כתעלול קסמים
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.أحب وصف ذالك بخدعة الحركة.
Buna sihirbazlık numaraları demeyi uygun buluyorum.みなさんが目を閉じている間に
Bu numara 1950'lerden beri tüm çocuk sihirbazlık kitaplarında bulunur.적어도 1950년도 이래 죽 아이들의 마술 책에 있는 속임수이죠.
Bu numara 1950'lerden beri tüm çocuk sihirbazlık kitaplarında bulunur.Acesta este un truc pe care îl găseşti în fiecare carte de magie pentru copii încă din 1950.
Bu numara 1950'lerden beri tüm çocuk sihirbazlık kitaplarında bulunur.C'est un tour qui a été dans tous les livres de magie pour enfants depuis les années 50.
Bu numara 1950'lerden beri tüm çocuk sihirbazlık kitaplarında bulunur.Das ist ein Trick, der mindestens seit den 1950ern in jedem Zauberbuch für Kinder steht.
Bu numara 1950'lerden beri tüm çocuk sihirbazlık kitaplarında bulunur.Đây là 1 chiêu có trong mọi cuốn sách ảo thuật cho trẻ em, ít nhất là trong những năm 50.
Bu numara 1950'lerden beri tüm çocuk sihirbazlık kitaplarında bulunur.Dette er et trick der har været i hver enkelt trylle børnebog i hvert fald siden 1950'erne.