sigorta ile cümle
sigorta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sigortayı yaktım.I lit the fuse.
Fadıl'ın bir hayat sigortası vardı.Fadil had a life insurance.
Fadıl, sigorta parası için Leyla'yı öldürdü.Fadil killed Layla for the insurance money.
Hikaye sigorta bürosunda başladı.The story began at the insurance office.
Tom bir sigortayı patlattı.Tom blew a fuse.
Hayat sigortasına mı ihtiyacınız var?Do you need life insurance?
Yeterince hayat sigortanız var mı?Do you have enough life insurance?
Sen sigortalı değil misin?Aren't you insured?
Leyla sigorta parasını çabucak yaktı.Layla quickly burned through her insurance money.
Sami bir milyon dolarlık bir hayat sigortası poliçesine sahipti.Sami had a million-dollar life-insurance policy.
Tom sağlık sigortası olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have health insurance.
Tom'un sağlık sigortası yokmuş, öyle söylüyor.Tom says he doesn't have health insurance.
Tom bana Mary'nin sigortasız olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was uninsured.
Ne kadar yangın sigortasına ihtiyacım olduğunu düşünüyorsun?How much fire insurance do you think I need?
Tom bir sigorta şirketi için çalışıyordu.Tom was working for an insurance company.
Tom sağlık sigortasının olmadığını söyledi.Tom said he didn't have health insurance.
Tom bana sigortasız olduğunu söylemişti.Tom told me he was uninsured.
Tom bana sigortalı olmadığını söyledi.Tom told me he was uninsured.
Tom, sel sigortası olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have flood insurance.
Tom sigortasızdır ama Mary sigortasız değildir.Tom is uninsured, but Mary isn't.
Sigorta patladı.The fuse blew.
Bir sigortayı patlattık.We've blown a fuse.
Sigorta olmadan bir doktoru göremezsiniz.Without insurance, you cannot see a doctor.
Neden seyahat sigortası aldın?Why did you buy travel insurance?
Tom seyahat sigortası aldı.Tom bought traveler's insurance.
Sigorta poliçesi yaptırdınız mı?Have you taken out an insurance policy?
Sami sigortalarımı attırıyordu.Sami was annoying the fuck out of me.
Onun sağlık sigortası poliçesi yok.He doesn't have a health insurance policy.
Televizyonu açar açmaz sigorta attı.No sooner had he turned on the TV than the fuse blew.
Televizyonu açmasıyla sigortanın atması bir oldu.No sooner had he turned on the TV than the fuse blew.
Sağlık sigortası yaptırmam lazım.I need to get health insurance.
Seyahat sigortanız var mı?Have you got travel insurance?
Sigorta nedeniyle bazı firmalar asgari ve/veya maksimum yaş sınırı getirmektedir.For insurance reasons, some companies stipulate a minimum and/or maximum rental age.
Binalar genellikle değerin üzerinde veya tam değerde sigortalanmıştı.Buildings were often insured above value or at full value.
Devlete ait şirketlerden sigorta satın alırlar.They buy insurance from state-owned companies.
Hindistan'daki 52 sigorta şirketinin 24'ü hayat sigortası işkolunda etkinlik göstermektedir.Of the 52 insurance companies in India, 24 are active in life-insurance business.
Michael Caine, Arthur Tressler, bir sigorta şirketi patronu ve dört süvarinin sponsoru.Michael Caine as Arthur Tressler, an insurance magnate and the Four Horsemen's sponsor.
Ülkedeki en büyük üçüncü sağlık sigortası olmuştur.It has been the third largest health insurance in the nation.
Alleanza Securitas Esperia olarak da bilinen Allsecures bir İtalyan sigorta şirketi idi.Alleanza Securitas Esperia, also known as Allsecures, was an Italian insurance company.
Şirket İsviçre'nin en büyük sigorta şirketidir.The company is Switzerland's largest insurer.
Tarım çalışanları için mecburi yaşlılık sigortasını getirdi.He introduced the agricultural employees' obligatory old-age insurance.
2014'te bir sigorta şirketi olan Link4'in sözcüsü oldu.In 2014, she became a spokesperson for Link4, an insurance company.
H. H. Holmes da sigorta parası ve işyerinin karı için öldürmüştür.H. H. Holmes killed for insurance and business profits.
Pieter Philip van Bosse Amsterdam'da bir sigorta komisyoncusu ve eşinin oğlu olarak doğru.Pieter Philip van Bosse was born in Amsterdam, to an insurance broker and his wife.
Japan Post Insurance, hayat sigortasından sorumlu.Japan Post Insurance, which provides life insurance.
Araç sigortasının özel şartları her bölgede yasal düzenlemeler ile değişebilmektedir.The specific terms of vehicle insurance vary with legal regulations in each region.
Gjensidige Forsikring ASA Norveçli sigorta şirketi.Gjensidige Forsikring ASA is a Norwegian insurance company.
Merkez Bankası, bankacılık sektörünü güçlendirmek için kampanyayla mevduat sigortası tanıttı.The National Bank has introduced deposit insurance in its campaign to strengthen the banking sector.
FEMA, günümüzde Millî Sel Sigorta Programı'nı yönetmektedir.FEMA manages the National Flood Insurance Program.
Babası Peter Nauert, sigorta sektöründe bir yönetici olarak çalışıyordu.Her father, Peter Nauert, was an executive in the insurance industry.
Sosyal sigorta ya da işsizlik yardımı gibi transfer ödemelerini içermez.It does not include any transfer payments, such as social security or unemployment benefits.
2013 yılında Rus sigorta piyasası işlemlerinde büyüme oldukça önemli oranda kendini göstermiştir.Russian insurance market in 2013 demonstrated quite significant rate of growth in operations.
Grable'in bacakları, ünlü stüdyolar tarafından 1 milyon dolara sigortalıydı.Grable's legs were famously insured by her studio for $1 million as a publicity stunt.
Sigorta risk paylaşımını içeren bir risk işlemi seçeneğidir.Insurance is a risk treatment option which involves risk sharing.
2011 yılında, Aon gelirlerine dayalı Dünyanın en büyük sigorta brokeri olarak zirvede yer aldı.In 2011, Aon was ranked as the largest insurance broker in the world based on revenue.
Uzun metrajlı filmler genellikle temel çekimlerin başladığı yerdeki zamana kadar sigortalıdırlar.Feature films usually have insurance in place by the time principal photography begins.
Sigortayla ilgili amaçlarla kullanıldığında, niteleyiciler tedavinin etkinliğini betimleyebilir.For insurance purposes, the qualifiers can describe the effectiveness of treatment.
Hint sigorta işi, geçmişte düşük seviyeli sigorta nüfuz etkisi ile gelişmiş seviyelerde kalmıştır.The Indian insurance business had been under-developed with low levels of insurance penetration.
Reasürörlerin kendi üstlerindeki riskleri sigortalaması durumudur.The restraints that secure riders are over the shoulder.
İşsizlik sigortası ve bir kamu istihdam bürosunun kurulması.Member insurance and an unemployment service.