Ana içeriğe geç
Sözlük

sigar ile cümle

sigar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Os fumadores têm um risco duas vezes superior de desenvolver a doença em relação a não-fumadores.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.A melhor maneira de prevenir a doença é não fumar.
Ayrıca, sigara markası olan Phillies'in reklamı da restoranın tabelasındadır.Um anúncio para os cigarros "Phillies" é destaque em cima do restaurante.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.De acordo com Searle, as frases: Sam fuma regularmente.
Günde iki paketin üzerinde sigara içiyor.Que fumavam cerca de seis maços por dia.
Bu günde, sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik edilmektedir.Para os experimentos, pediu-se aos fumantes que deixassem de fumar por dois dias.
Diğer birçok madde gibi sigara içine niçin eklenildiğine ilişkin bir bilgi yoktur.No entanto, ele não nega o uso de outras substâncias inteiramente, como o cigarro, por exemplo.
Parliament, Philip Morris tarafından pazarlanan bir sigara markasıdır.Ashford é uma marca de cigarros produzida pela Philip Morris.
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.Como ferramentas costuma utilizar whisky e charutos.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.O tabagismo é um fator de risco, embora o abuso de álcool não o seja.
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.Que Sam fume regularmente!
Sigarayı bırakmak, karar vermekle başlar.Ela decide parar de fumar e se conciliar.
Shaw, vejetaryen olmasının yanında ayrıca içki ve sigaradan da hayatı boyunca kaçınmıştır.Absteve‐se totalmente do álcool e do cigarro durante toda a vida.
Sigaranın zararlarını azaltır.O cigarro piora a dispepsia.
Bazı içiciler, sadece iradeyle uzun dönem sigarayı bırakabilirler.Alguns fumadores conseguem deixar de fumar exclusivamente com força de vontade.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Ainda assim, ele continuava a fumar e parou de perder peso.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.O radônio é a segunda maior causa de morte de câncer de pulmão nos Estados Unidos, atrás apenas do cigarro .
Pirotekniklerde, Oil Red O kırmızı renkli sigaranın bazı bilenlerinde kullanırılır.Em pirotécnica, é usado em algumas fumaças coloridas amarelas.
Sade bir yaşam sürdü, kendine ait bir arabası olmadı, hiç sigara içmedi ve alkol tüketmedi.Arturi Virtanen levava uma vida simples: não tinha carro, não fumava e não bebia bebidas alcoólicas.
Tedavisinde sigarayı bırakmak en önemli basamaktır.Parar de fumar é essencial nesse tratamento.
14. Japon, Parliament sigarası kullanır.No congresso nacional, existe a Frente Parlamentar de Combate ao Uso do Cigarro.
İlk ara verilince koca, sigara içmek için dışarı çıkınca Gurov, şaşkın ve ondan kaçan Anna'yı selamlar.Quando o marido da moça sai para fumar, Dmitriy cumprimenta Anna, que fica desnorteada e foge dele.
Sigara kullanımı ile yakın ilişkilidir.Associado ao tabagismo.
Ayrıca Han, küçük yaştan beri sigara tiryakisiydi.Uê sempre teve personalidade de criminoso, desde sua infância.
Sigara önemli bir kadmiyum kaynağıdır.Fumar é outra importante fonte de exposição ao cádmio.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Évelyne era fumante mas diz não fumar mais.
Sigara içer mi Peter?Cadê A Fumaça? 7.
Nasır ağır bir sigara içicisiydi.Era um fumante inveterado.
Sigara miktarı arttıkça risk katlanarak artmakta, ancak sigarayı bıraktıktan sonra risk giderek azalmaktadır.O risco aumenta de forma proporcional à quantidade fumada e a quanto mais cedo na vida se começou a fumar.
Punk; alkol, sigara, uyuşturucu kullanmaz.Ronaldo abstém-se de álcool, drogas e tabaco, ou seja, não fuma, não usa drogas nem consome álcool.
ABD'de önde gelen ölüm nedeni sigara idi.A sua execução foi a primeira por fuzilamento nos Estados Unidos, no período de 14 anos.
Düzenli olarak balığa çıkardı, yemek seçmez, sigara içmez yanında da içilmesine izin vermezdi.Nadava todas as manhãs e nem bebia alcool nem fumava.
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.Ela está sempre sorrindo cinicamente e fuma muito.
Karanfil alerjisi olan kişiler de bu sigaralardan kaçınmalıdır.O citral deve ser evitado por pessoas com alergia a perfumes.
Sigara içiyormuş fakat daha sonra bırakmıştır.Já fumou e agora bebe.
1 Nisan - ABD'de sigara reklamlarının televizyonda yayınlanması yasaklandı.A propaganda de cigarro é proibida na televisão da Inglaterra (1 de agosto).
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.Apesar de ter parado de beber, era um fumante inveterado.
Pall Mall R. J. Reynolds Tobacco Company tarafından üretilen sigaralardan birinin markasıdır.Camel é uma marca de cigarros criada em 1913 pela empresa norte-americana R. J. Reynolds Tobacco Company.
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.Havia lavouras de café, cereais e algodão.
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.Esta é uma lista de países por emissões totais de gases de efeito de estufa per capita por ano.
O sigara içmiyor.Ele não fuma.
O sigara içmiyor.Ela não fuma.
Doktor sigarayı bırakmamı söyledi.O doutor disse que eu deveria parar de fumar.
Burada sigara içmek yasaktır.É proibido fumar aqui.
Onlar sigarayı bıraktılar.Vocês pararam de fumar.
Yıllardır sigara içmedim.Eu não fumei durante anos.
Bir adet sigara 1–2 mg kadmiyum içerir.Eén sigaret bevat ongeveer 1-2 µg cadmium.
Saldırıdan sonra Hakikat bir sigara yaktı ve Morrison'un yüzünde duman yaktı.Na de aanviel stak R-Truth een sigaret op en blies rook tegen het aangezicht van Morrison.
En sonunda bir sigara yakar.Op het einde wil hij weer een sigaar.
1971 - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1971 – In de Verenigde Staten wordt reclame voor sigaretten op de televisie verboden.
Sigara içiyormuş fakat daha sonra bırakmıştır.Ze rookte vroeger maar daar was ze mee gestopt.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1 - In de Verenigde Staten wordt reclame voor sigaretten op de televisie verboden.
Nasır ağır bir sigara içicisiydi.Gemmell was een zware roker.
Parliament, Philip Morris tarafından pazarlanan bir sigara markasıdır.Philip Morris werd opgezet door een Londense tabakzaakhouder, Philip Morris.
Pall Mall R. J. Reynolds Tobacco Company tarafından üretilen sigaralardan birinin markasıdır.Pall Mall is een sigarettenmerk, geproduceerd door R. J. Reynolds Tobacco Company in Winston-Salem.
19 Mayıs - Türkiye'de Sigara İçme Yasağı resmen uygulanmaya başlamıştır.1 januari: een uitgebreid rookverbod wordt van kracht.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Zich achter de oren krabben.
Sigara dumanındaki radikallerin akciğerde bulunan alfa-1 antitripsini inaktive ettiğine dair bulgular vardır.Verder zijn radicalen in sigarettenrook ook betrokken bij de inactivatie van α-1-antitripsine in de longen.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.West-Australië: Sinds juli 2006 is roken verboden in alle gesloten publieke ruimten.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Op dat moment was ze zwanger van hun eerste kind.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod