Ana içeriğe geç
Sözlük

sigar ile cümle

sigar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sigara içer mi Peter?Ричард много курит.
Sigara içenlerde serum beta karoten düzeyleri, içmeyenlerden düşük bulunmuştur.Эффективность бета-адреноблокаторов у курильщиков ниже, чем у некурящих.
ABD'de önde gelen ölüm nedeni sigara idi.Реализация сигарет осуществлялась преимущественно в США.
Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız.Отказ от кофеина, курения, наркотиков и употребления алкоголя.
Bu noktada sigara bir negatif dışsallık olur.В этом случае приставка носит уничижительный, негативный оттенок.
Bazen sigara içtiği görülür.Иногда курил трубку.
Burada sigara içmek yasaktır!Курить не воспрещается.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Кроме того, у Данте появилась привычка курить.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.Возможно, фактором риска является потребление алкоголя.
Sigara kullanmaktadır.Курит трубку.
Bu odalara genellikle sigara firmaları sponsor olur.Примечательно, что спонсорами турниров часто становились табачные компании.
"Türkiye'de toplumda sigara içme sıklığı nasıl değişiyor?".Работает ли на самом деле государственный запрет на курение? (рус.).
Ayrıca sigaranın içinde de bulunur.Также сюда прибывал табак.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Düzenli olarak balığa çıkardı, yemek seçmez, sigara içmez yanında da içilmesine izin vermezdi.Следил за собой, не позволял себе ни пить, ни курить.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Позади глаз расположены дыхальца.
Zayıflama, sigarayı bırakma gibi amaçlarda da kullanılmaktadır.Микротаблетки используются как для отказа от курения так и для сокращения количества выкуриваемых сигарет.
Oy kullanırım, sigara içerim.Мы сидели и курили.
Sürüş sırasında sigara yakmak sürücüleri rahatsız edebilir.Следует избегать курения трубки при вождении.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.يقلل الإقلاع عن التدخين من خطر الوفاة بنسبة 18%.
1965 - İngiliz televizyonunda sigara reklamları yasaklandı.1965 توقفت أعلانات السجائر التليفزيونيه في إنجلترا.
Bazen sigara içtiği görülür.في بعض الأحيان كانت تدخن سيجارة.
1979 yılında Yahudiliğin Ortodoks mezhebine geçmiş ve aynı yıl sigarayı bırakmıştır.تحول من الالحاد إلى اليهودية بعد أن اعتنق اليهودية الأرثوذكسية سنة 1979، وفي نفس العام ترك التدخين.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?هل يدخن سام عادة؟ سام يدخّن عادة!
Arnavutluk; sigara kullanımı kısıtlayan kanunu 2007'de kabul etmiş ancak uygulamada pek başarılı olamamıştır.سنت ألبانيا قوانين صارمة ضد التدخين سنة 2007، ولكنها لم تُنفذ بصرامة.
Sigarayı bırakmak, karar vermekle başlar.يبدأ الإقلاع عن التدخين باتخاذ القرار بالتوقف عن التدخين.
Bazı içiciler, sadece iradeyle uzun dönem sigarayı bırakabilirler.يمكن لبعض المدخنين تحقيق الإقلاع عن التدخين على مدى طويل بقوة الإرادة وحدها.
Kıbrıs'ta 16 yaşından küçüklerin bulunduğu araçlarda sigara içmek yasaktır.يمنع التدخين في السيارات للقاصرين تحت سن السادسة عشر في قبرص.
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.كان أحدهم عصبياً يدخن السيجارة تلو الأخرى.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.التأكد من سرطان الرئة في الأشخاص الغير مدخنين الذين يتعرضون للدخان.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.وفقا لسيرل، الجمل: يدخن سام عادة.
Bu mekanizma sayesinde sigarayı bırakmak isteyen kişilere yardımcı olabilir.يمكن أن يساعد الموز الأشخاص الذين يحاولون الإقلاع عن التدخين.
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21: لا تأكل ولا تشرب ولا تدخن عند استخدام هذه المادة.
Bazı mesleklerin sahip olduğu risk, yarım ila iki paket sigara tüketiminin verdiği riskle eşdeğer gösterilir.في بعض المهن، تم تقدير المخاطر بما يعادل تدخين من نصف علبة إلى علبتين من السجائر يومياً.
Avrupa ülkeleri arasında sadece Türkiye'de sigara tüketimi Arnavutluk'takinden fazladır.في أوروبا، تعد تركيا الدولة الوحيدة التي ينتشر فيها التدخين بين مواطنيها بمعدل أعلى مما هو عليه في ألبانيا.
Sigaranın zararları konusunda toplumun eğitilmeye çalışılması.تعميق الوعي بمخاطر التدخين.
Sigara içilmesi tüm kent çapında yasaktır.منع التدخين بالمنزل تماما .
Sigaralık tütünler şark tipi tütünlerden hazırlanır.الأوراق يمكن تدخينها سجائر على غرار أوراق التبغ.
Eti sigara yanıklarıyla kaplı.لحمه قد غُطّي بحروق أعقاب السجائر.
Toz ve sigaraya kalınan maruzun olumsuz etkileri aditif veya muhtemelen aditiften de fazladır.تتضح الآثار السلبية للتعرض للغبار ودخان السجائر كعبء مضاف أو ربما أكثر من عبء مضاف.
Filtreli ya da düşük katran içeren "light" sigaraları içenlerde kanser riski azalmamaktadır.التدخين لا يسمى السجائر "الخفيفة" لا يقلل من المخاطر.
Tütün içmek Pasif içicilik Sigarayı bırakmak Vareniklin ^ "Tüttürmek".و "الفوائد الصحية للامتناع عن التدخين مباشرة و كبيرة. ""
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.من السكان الذين يدخنون السجائر.
Sigara içilebilir çizimi.التصبغ عند المدخنين.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.الاتهاب الرئوي الإيزونوفيلي الحاد يرتبط بالتدخين.
Sam sigara içmeye alış.تدخين السجائر.
ABD'de önde gelen ölüm nedeni sigara idi.الصدمة الحادة هي السبب الرئيسي للوفاة من الصدمة في الولايات المتحدة.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.في عمر التاسعة، كانت مُدخنة و انكرت في السابق ان التدخين اثر بصوتها.
Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.لا تدخن أو تستخدم أعواد الثقاب.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.اعتبارا من أكتوبر 2010، تم حظر التدخين في الأماكن العامة في البلاد.
Tütün ve tütün mamülleri, sigara ve benzeri ürünler.التبغ ومواد المدخنين وأعواد الثقاب.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.يعد التبغ من أشهر المواد التي يتم تدخينها.
Sigara içmekten vazgeçtim.لقد أقلعت عن التدخين
RAF'ta yaptığı Ulusal Hizmet sırasında, sigara çaldığı için gözaltına alındı​​.Durante a sua Nacionais de Serviço na RAF, ele foi detido por roubar cigarros.
Diğer sigara karşıtı organizasyonlar 1912 yılında Hanover ve Dresden şehirlerinde kuruldu.Outras organizações de antitabagismo foram criadas em 1912 nas cidades de Hanôver e Dresden.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Parar de fumar diminui o risco de morte em 18%.
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.Estes grupos publicavam jornais que advogavam contra o uso do tabaco.
Rose ve Stradlin, bir bilimsel çalışma için UCLA'da saati 8 dolardan ücretle sigara içtiler.Axl e Stradlin já fumaram cigarros de um estudo científico na UCLA com uma remuneração de $8 por hora.
Huzursuzdu, sürekli sigara içiyordu ve iyi bir izlenim bırakmak için fazlasıya gayret gösteriyor gibiydi.Ele Estava inquieto, fumava sem parar e parecia estar tentando dar uma boa impressão.
Brian, şirketin bu yeni fikirlerinden rahatsızdır ve bunun üzerine sigarayı bırakır.Brian, irritado com as ideias da indústria, para de fumar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod