O, geçen yıl o şirket için çalışmaya başladı.He began to work for that company last year.
Ben iki şişe süt satın aldım.I bought two bottles of milk.
Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
Sığır, lütfen.Beef, please.
Ben sığır yetiştiriyorum.I raise cattle.
Sığırlar otla beslenirler.Cattle feed on grass.
Sığırlar kırsalda otlanıyorlar.Cattle were grazing in the field.
Kıstırılmış bir sıçan bir kediyi ısırır.A cornered rat will bite a cat.
Birdenbire, o güzel ve sıcak görünmeye başladı.Suddenly, it started to look almost nice and warm.
Hemen sınıfa gitmeliyim.I must hurry to class.
Elimden gelen her konuda size yardım edeceğim.I will help you all I can.
Dinlenme yerine, o her zamankinden çok daha sıkı çalıştı.Instead of taking a rest, he worked much harder than usual.
Mola sırasında biraz kahve içelim.Let's have some coffee during recess.
O, tatil sırasında canlı.He is lively during recess.
Tatil sırasında hiçbir şey yapmadım.I did nothing during the holidays.
Lütfen tatil sırasında bazen bizi görmeye gel.Please come and see us sometime during the vacation.
Tatil çok sıkıcı olmaya devam ediyor.The holiday continues to be very boring.
O sıkıntıyla karşılassa bile gülümsemeyi sürdürür.She carries on smiling even in the face of adversity.
Sıkıntıya rağmen, mimar dünya çapında üne ulaştı.Despite adversity, the architect achieved worldwide fame.
Sıkıntı en iyi okuldur.Adversity is the best school.
Ziyaretçiler, sıcak el sıkışma ile karşılandılar.The visitors were greeted with warm handshakes.
Ziyaretçi sınıfa girdiğinde onu selamlamak için ayağa kalktık.When the visitor entered the room, we stood to greet him.
Sigara içilen bölümde bir koltuk istedim.I asked for a seat in the smoking section.
Sigara içebileceğim bir yer var mı?Is there a place I can smoke?
Sigarayı bıraktım ve yeni bir insan gibi hissediyorum.I gave up smoking and I feel like a new man.
Doktor bana sigaradan vazgeçmemi söyledi.The doctor told me to give up smoking.
Lütfen sigara içmekten kaçının.Please refrain from smoking.
Sigara içmeyi bırakmalısın, sağlıksız olduğu için.You must give up smoking, as it is unhealthy.
Sigara içmek kesinlikle yasaktır.Smoking is strictly prohibited.
Sigara içmek intihardır.Smoking means suicide.
Sigara içmek intihar demektir.Smoking means suicide.
Sigara içmek artık tüm yerli uçak seferlerinde yasaklandı.Smoking is now banned on all domestic plane flights.
Sigara içmek sağlığa zararlıdır.Smoking is harmful to health.
Sigara içmek sağlığını etkiler.Smoking affects your health.
Sigara içmek sağlığımızı etkiler.Smoking affects our health.
Sigara içmek sağlığın için zararlıdır gerçeğini unutma.Don't forget the fact that smoking is bad for your health.
Sigara içmenin kanserle ilgisi olduğunu düşünmek aptalca.It's foolish to think that smoking has little to do with cancer.
Sigara içmek akciğerlerinize zarar verir.Smoking does damage your lungs.
Sigara içmek faydadan çok zarar verir.Smoking does you more harm than good.
Sigara içmek sizin için kötü.Smoking is bad for you.
Keşke sigara içme alışkanlığından vazgeçebilsem.I wish I could break the habit of smoking.
Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.Some people find it easier to grasp the short-term effects of smoking.
Sigara içmekle akciğer kanseri arasında bir bağlantı var mı?Is there a link between smoking and lung cancer?
Sigara içmenin zararlı olduğu gerçeğini inkar etmek yok.There is no denying the fact that smoking is harmful.
Sigara içmek ciğerlerine zarar verdi.Smoking has affected his lungs.
Sigara içmenin sağlık için bir tehlike olduğu bir gerçektir.It is a fact that smoking is a danger to health.
Sigara içmenin sağlığına zararlı olduğuna dair kesin kanıtımız var.We have absolute proof that smoking is bad for your health.
Mühendis sıkıntısı şirketimizin gelişimine büyük dar boğaz.The shortage of engineers is the greatest bottleneck to the development of our company.
Mühendis sofistike sistemi nasıl çalıştırılacağını gösterdi.The engineer demonstrated how to operate the sophisticated system.
Kıtlıktan dolayı sığır açlıktan öldü.Because of the famine, the cattle starved to death.
Sığır açlıktan dolayı öldü.Because of the famine, the cattle starved to death.
Kıtlıktan dolayı sığırlar açlıktan öldü.Because of the famine, the cattle starved to death.
Açlık insanlar arasında büyük sıkıntıya neden oldu.Famine caused great distress among the people.
Japonyanın savaş sırasında açlığa karşı sürekli bir mücadele verdiğini söyleyebiliriz.We can say that Japan was fighting a constant battle against hunger during the war.
Siz onun kızlarısınız.You are her daughters.
Siz öğretmensiniz.You are teachers.
Siz aktristlersiniz.You are actresses.
Siz doktorsunuz.You are doctors.
İşlerini sıraya koy.Put your affairs in order.
Ben sizinle karşılamaya can atıyorum.I've been anxious to meet you.